Neredeyse her ilde bir ticaret odası, bir sanayi odası olsa da toplumun geneli bu odaların işlevini ya bilmez ya da kısıtlı bir bilgiye sahiptir...

Neredeyse her ilde bir ticaret odası, bir sanayi odası olsa da toplumun geneli bu odaların işlevini ya bilmez ya da kısıtlı bir bilgiye sahiptir. Hal böyle olunca ülkemizde sadece iki tane olan deniz ticaret odalarının varlığı bile sektörle sınırlı bir kesim tarafından bilinir. Aslında bu bilinmezliğin en önemli nedeni bu odaların çıktılarının, bir belediyenin yaptığı yol ya da köprü kadar somut olmamasındandır. Verdikleri hizmetin çoğu arka planda, mevzuat maddelerinde, tarifelerde, tasdik işlemlerinde, kapalı kapılar ardındaki müzakerelerde geçer.

Peki deniz ticaret odaları gerekli mi?

Evet gerekli. Denizcilik kendine özgü teknik dili, mevzuat yoğunluğu ve yüksek güven ihtiyacı nedeniyle genel ticaret odalarının uzmanlaşamayacağı özel bir alandır. Bireysel olarak çözülemeyen temsil, standardizasyon ve devlet-sektör arayüzü ihtiyacı ancak kurumsal bir çatıda yönetilebilir. Odalar dağınık çıkarları ortak bir sese dönüştürürken, gemi verimliliğinden eğitime kadar sektörel sorunları kolektif bir ölçekte ele alır. Kanun da bu ihtiyacı tanıyarak odalara kamu kurumu niteliği kazandırmıştır.

Ülkemizdeki iki deniz ticaret odası, İMEAK DTO ve Mersin DTO (MDTO), önümüzdeki ekim ayında seçime gidiyor. Sektörün tamamını etkileyecek bu sürecin önemini kavramak için odaların yapısını ve yasal dayanaklarını anlamak şart. Bu yazıda sadeleştirilmiş bir değerlendirme yaparak sistemin ve mevcut durumun anlaşılmasını hedefledim.

Turk Bayragi Ticaret LimanMEVZUAT İNCELEMESİ

Odalar üyelerinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip “kamu kurumu niteliğinde” meslek kuruluşlarıdır. “Odalar yarı kamu gibidir” ifadesi de aslında bu tanıma dayanır. 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu diğer ticaret ve sanayi odalarıyla birlikte deniz ticaret odalarının da hukuki çerçevesini belirler.

Kimler deniz ticaret odası kurabilir?

Kanun, bir ilde oda kurulabilmesi için en az 1000 deniz ticaretiyle iştigal edenlerin TOBB’a yazılı başvurusunu şart koşar. Kanun, deniz ticaret odası özelinde kimlerin başvuru yapabileceğini çok net bir şekilde listeler. Listede gemi sahipleri, donatanlar ve donatma iştirakleri, gemi işletenler, gemi acenteleri, brokerlar, limanlar, marinalar, forvarderler, stevedorlar, gemi klas, sigorta, ekspertiz ve sörveyörleri, kumanyacılar, akaryakıt ikmalcileri, balıkçılar, gemi inşacılar, yat ve deniz turizmcileri, deniz sporları ile uğraşan firmalar gibi denizcilik işletmeleri yer alır. Ancak başvuru sahiplerinin en az yüzde onunun gemi sahibi (armatör) olması gerekir. Bu koşul, odanın “denizcilik” kimliğini garanti eden bir denge mekanizmasıdır.

Kayıt zorunluluğu

Deniz taciri sıfatını taşıyanlar bulundukları ildeki deniz ticaret odasına kaydolmak zorundadır. Bu kayıt, diğer odalara (ticaret/sanayi odası) kaydolma yükümlülüğünü otomatik olarak karşılar, yani bir gemi acentesi hem deniz ticaret odasına hem de ayrıca ticaret odasına kaydolmak zorunda değildir.

Çalışma alanı, şubeler ve temsilcilikler

Odaların çalışma alanı bulundukları iller ile sınırlıdır. Bu yüzden 1989’da kurulan MDTO Mersin il sınırlarında faaliyet gösterir. Diğer yandan İMEAK "coğrafi bölge odası" statüsüyle faaliyet göstermektedir. 1982'de İstanbul Deniz Ticaret Odası olarak kurulan odanın faaliyet alanı zamanla Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerini kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Organlar ve denetim

Her oda dört organdan oluşur: (1) meslek komiteleri, (2) meclis, (3) yönetim kurulu ve (4) disiplin kurulu. Denetim tarafında ise odalar, Ticaret Bakanlığı’nın denetimine tabidir.

Gelir kalemleri

Odalar gelirlerini (1) kayıt ücreti ve yıllık aidat, (2) munzam aidat (binde 5 oranında kâra endeksli), (3) gemilerden alınan liman/oda hizmet ücreti ve (4) navlun hasılatı oda payından (navlun gelirinin binde 5’i) elde eder. Bazı ücretlerin üst sınırları kanunda ayrıca tanımlanmıştır.

Hizmet/Gider kalemleri: Zorunlu ve isteğe bağlı görevler

Kanunda tüm odaların ortak görevlerinin (sicil, temsil, istatistik, hakemlik, meslek disiplini vb.) yanında, deniz ticaret odalarına özgü maddeler vardır. Bu maddeler dört ana başlıkta toplanabilir: (1) deniz ticaretini ulusal politikayla uyumlu geliştirmek, (2) piyasa bilgisini (navlun, acente ücreti, liman masrafı, istatistik) toplayıp hem yerli hem yabancı kuruluşlarla paylaşmak, (3) sektöre özgü ticari örf ve standart formları (navlun anlaşması, konişmento vb.) belirlemek ve (4) deniz ticaretinde uluslararası temsil ile hakemlik/tarife onayı gibi düzenleyici işlevleri üstlenmek.

Odalar ayrıca isteğe bağlı olarak meslekî kurslar açmak, tahkim kurulları oluşturmak, sanayi sitesi/organize sanayi bölgesi/teknopark kurmak ve yönetmek, serbest bölge kurucu veya işleticisi olmak, antrepo işletmek, fuar ve kongre merkezleri kurmak gibi daha büyük ölçekli girişimler de yapabiliyor.

Tüm bu görevlerin ifası için Kanunun 11. maddesi odalara çok güçlü bir tüzel kişilik ve mali yetki alanı da tanır. Bu maddeye göre odalar; taşınır ve taşınmaz mal alıp satabilir, kamulaştırma yapabilir, okul inşa edip burs verebilir, bağış yapabilir ve gerektiğinde şirket veya vakıf kurarak kurulu şirketlere ortak olabilirler.

Diğer yandan bir oda ister istemez kurumsal bir yapı kurmak zorundadır ve bu teşkilatlanmanın bir maliyeti vardır. Kanun, bu maliyetler için bir üst sınır koymuştur. Buna göre oda bütçesinde de personel harcamaları payı yüzde kırkı, temsil-seyahat-huzur hakkı gibi giderler ise yüzde yirmiyi geçemez.

Seçim sistemi: Organların oluşum zinciri

Oda organlarının seçimleri kanunen ekim ayında başlar, kasım ayı içinde tamamlanır. Her odanın dört organdan oluştuğunu daha önce belirtmiştim: meslek komiteleri, meclis, yönetim kurulu ve disiplin kurulu. Kanun, bu dört organı birbirine kademeli bir seçim zinciriyle bağlar. Bu zincir üç aşamada işler:

1. Aşama- Meslek komitesi seçimi: Önce üyeler, faaliyet alanlarına göre gruplandırılan meslek grupları üzerinden kendi meslek komitelerini seçim günü doğrudan seçer. Her meslek komitesi 5 veya 7 kişiden oluşur, üye sayısı 10.000'i aşan büyük odalarda (İMEAK gibi) bu sayı 9 veya 11'e çıkabilir. Meslek komiteleri kendi içinden bir başkan ile bir başkan yardımcısı seçer.

2. Aşama- Meclis üyelerinin seçimi: Aynı seçim günü, meslek grupları kendi meclis üyelerini de belirler. Komite büyüklüğüne göre kademelenen bir oranla (örneğin 5 kişilik komitelerden 2, 7 kişiliklerden 3 meclis üyesi gibi) belirlenen meclis üyeleri kendi içinden bir başkan ve bir ya da iki başkan yardımcısı seçer. Meclis üyeleri aynı zamanda disiplin kurulu üyelerini ve TOBB Genel Kurulu'na gidecek delegeleri de belirler.

3. Aşama- Yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin seçimi: Son olarak, yeni seçilen meclis, kendi üyeleri arasından yönetim kurulu başkanı ve üyelerini seçer. Yönetim kurulu üyelerinin sayısı meclis üye sayısıyla belirlenir. Buna göre meclisi 20'den az olan odalarda 5, 20-29 arasında olanlarda 7, 30-39 arasında olanlarda 9, 40 ve üzerinde olanlarda 11 kişilik yönetim kurulu olur.

İki Odada bu formülün pratikte nasıl sonuçlandığını (kaç kişilik meclis, kaç kişilik yönetim kurulu) birazdan, "Teşkilat Yapılarındaki Farklılıklar" bölümünde göreceğiz.

TÜRKİYE'DEKİ DENİZ TİCARET ODALARI

İMEAK Deniz Ticaret Odası

Kökeni 1970’lere kadar uzanır. O dönemde denizcilik camiası İstanbul Ticaret Odası bünyesindeki bir meslek komitesiyle temsil ediliyordu. Oda 1982’de “İstanbul Deniz Ticaret Odası” adıyla, 744 üyeyle resmen faaliyete geçmiştir.

Dönemin Ticaret Bakanı Kemal Cantürk’e elden teslim edilen kuruluş dilekçesinde imzası bulunan kurucu üyeler Ziya Kalkavan, Ferit Özdemir, Hacı İsmail Kaptanoğlu, Fuat Miras, Gündüz Kaptanoğlu, Eşref Cerrahoğlu, Asaf Güneri, Pekin Baran, Selahattin Beyazıt, E. Oramiral Celal Eyiceoğlu, Cengiz Kaptanoğlu, Mehmet Şekerci, Şadan Kalkavan, Hüsnü Şişman Yazıcıoğlu, Semih Sohtorik ve Deniz Nakliyat Genel Müdürü Rıza Akoğlu’dur.

Zamanla faaliyet alanı Marmara Denizi Bölgesi, Ege ve Akdeniz kıyıları ve nihayet 1989’da Karadeniz kıyısını kapsayacak şekilde genişletilir. Bu yüzden adı “İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası” (kısaca İMEAK) olarak belirlenir. İMEAK DTO bugün yaklaşık 11.000 üyesiyle Türkiye’nin en büyük deniz ticaret odası konumundadır.

Mersin Dto-1Mersin Deniz Ticaret Odası

Mersin’de deniz ticaretinde önde gelen isimlerin çabaları ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın onayları ile 1989 yılında Mersin Deniz Ticaret Odası kurulmuştur. Bu isimler arasında Abdulkadir Hadra, Albert Botros, Ali Ay, M. Cihat Lokmanoğlu, Haldun Kancalı, Hanri Atat, İlyas Soysal, İrfan Solmazer, Jan Taşçı, Remon Kumdereli ve Semir Tınaz yer alır. İMEAK DTO’dan sonra ikinci bir bağımsız deniz ticaret odasının kurulması ülkemiz ve Mersin için oldukça önemli bir kazanımdır.

Soner Esmer Tablo

Şube ve temsilcilikler

İMEAK DTO’nun İzmir, Bodrum, Marmaris, Antalya, İskenderun, Fethiye, Karadeniz Ereğli, Kocaeli ve Aliağa olmak üzere dokuz şubesi, Ankara’da bir irtibat bürosu ve Türkiye’nin pek çok kıyı il ve ilçelerindeki temsilcilikleri bulunmaktadır. Oda, şube düzeyinde de ayrı meclis üyesi seçimi yapılan çok katmanlı bir yapıya sahip. MDTO ise Mersin ili sınırları içinde yetkili, tek merkezli bir organizasyon olarak faaliyet gösteriyor.

Teşkilat Yapılarındaki Farklılıklar

Meslek Komiteleri: MDTO’da 10, İMEAK’ta ise 48 meslek komitesi var. Bunun nedeni sektörün büyüklüğünden çok, temsilin ne kadar ayrıştırıldığı ile ilgilidir. MDTO 10 komitesini geniş kategoriler halinde kurgularken, İMEAK aynı geniş faaliyet alanlarını çok daha ince dilimlere ayırmıştır. Örneğin tek bir “gemi taşımacılığı” yerine kabotaj hattı kuruyük, yakın yol kuruyük, yakın yol dökme yük, deniz aşırı kuruyük, konteyner taşımacılığı, RO-RO taşımacılığı gibi ayrı gruplar vardır. Keza gemi acenteleri de konteyner, düzenli sefer, düzensiz sefer ve kıyı gemi acenteleri diye dörde bölünmüş. Ayrıca MDTO’da karşılığı olmayan; balık üretme çiftlikleri, gemi/yat inşa yan sanayi, dalış turizmi, kılavuzluk-römorkörcülük, su üstü aktiviteleri gibi bütünüyle ayrı komiteler de var.

Meclis: MDTO’nun meclisi 21 üyeden oluşuyor (Meclis Başkanı, iki Başkan Yardımcısı/Katip Üye ve 18 meclis üyesi); İMEAK’ın meclisi ise 48 meslek grubunun her birinden seçilen temsilcilerle yaklaşık 119 üyeye ulaşıyor, bu da onu Türkiye’deki en kalabalık oda meclislerinden biri yapıyor.

Yönetim Kurulu ve Başkan: MDTO’nun 21 kişilik meclisi 7 kişilik bir yönetim kuruluna (Başkan, Başkan Yardımcısı, Sayman Üye ve 4 üye) karşılık gelirken, İMEAK’ın kalabalık meclisi kanunun öngördüğü en üst dilimi tetikliyor ve bu sayede oda 11 kişilik bir yönetim kurulu (Başkan, 2 Başkan Yardımcısı, Sayman Üye ve 7 üye) ile yönetiliyor.

MDTO’daki Genel Sekreterlik Fenomeni

İki odanın yapısal farkı, bahsedilen sayılardan ibaret değil. Kendi gözlemime göre, İMEAK DTO’dan farklı olarak, MDTO’da genel sekreterlik makamı çok daha aktif bir rol üstlenmiştir. Normalde odalar başkanları ile anılır ve başkanlar ön planda olurken MDTO’da genel sekreterler öne çıkmıştır. Bu noktada özellikle iki isim ön plana çıkmaktadır. Geçmişte Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürü olan ve 2008 yılında atandığı genel sekreterlik makamında Oda’nın kurumsallaşmasında çok önemli katkıları olan Sayın Korer Özbenli ve hemen akabinde yine geçmişte Denizcilik Müsteşarlığı Mersin ve Samsun Bölge Müdürlüğü ile Müsteşarlık Müşavirliği görevlerini yapan, 2011 yılında önce genel sekreter yardımcısı ve sonrasında Korer Özbenli’den sonra genel sekreter olan Sayın Kaptan Mesut Öztürk genel sekreterlik makamında kurumun yüzleri haline gelmiştir. Denizcilik sektöründe üst düzey bürokratik kadrolarda yer alan bu isimler MDTO’nun bugünkü kurumsal yapısının oluşumunda çok önemli katkılar sunmuştur.

Bütçe ve eğitime yatırım

Odaların bütçesi, o kurumun ne kadar etkili çalışabileceğinin göstergesidir. İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın bütçesi 2026 yılı itibarıyla 1 milyar 700 milyon TL’ye ulaşmıştır. Bu ölçekteki bir bütçe, TOBB’a bağlı oda ve borsalar arasında da İMEAK DTO’yu üst sıralara taşıyor. Nitekim İMEAK DTO’nun mevcut Başkanı Sayın Tamer Kıran, aynı zamanda TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor, bu da odanın Türkiye’nin genel ticaret ve sanayi camiasındaki ağırlığını gösteriyor.

MDTO’nun bütçesi hakkında her ne kadar resmi bir açıklama bulamasam da Mersin’in il sınırları içindeki deniz ticaret hacminden hareketle İMEAK bütçesinin yaklaşık %10-15’i kadar bir bütçeye sahip olduğu tahmin edilebilir.

Bu büyüklükteki bütçeler kanunun izin verdiği çerçevede eğitim yatırımlarından üye hizmetlerine, hukuki danışmanlıktan uluslararası temsile, istatistik ve araştırma altyapısından sosyal sorumluluk projelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılabilir. Bu noktada oda seçimlerini organların seçim süreci olarak düşünmekle birlikte üyelerden toplanan kaynağın nasıl ve kimin önceliklerine göre harcanacağının da belirlendiği bir süreç olarak da değerlendirmek gerekir. Şu ana kadarki uygulamalara bakıldığında sektörün ve odanın kurumsallaşmasına ve eğitime harcanan payların en yüksek kalemler olduğu söylenebilir.

Nitekim iki oda da bu konuda ciddi izler bırakmış durumda. İMEAK, Türk Deniz Eğitim Vakfı (TÜDEV) aracılığıyla 2008 yılında Piri Reis Üniversitesi’ni kurmuştur. Türkiye’nin denizcilik temalı ilk ve tek üniversitesinin mütevelli heyeti ağırlıklı olarak İMEAK meclis üyelerinden oluşuyor. Piri Reis Üniversitesi bugün ülkemizin saygın üniversiteleri arasına yer alıyor.

MDTO’nun da eğitime çok önemli katkıları olmuştur. Odanın 2008 yılında yeni binasının temelini attığı Mersin Deniz Ticaret Odası Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2009 yılında faaliyete geçmiştir. Mersin Üniversitesi’nde Denizcilik Meslek Yüksekokuluna destek veren Odanın en önemli desteği ise Denizcilik Fakültesine olmuştur. Oda, Denizcilik Fakültesi’nin kurulması için idari ve mali destek sağlamıştır. Bugün bu fakülte ülkemizdeki en modern denizcilik eğitim alt yapısına sahip fakülteler arasında yer almaktadır.

Bunlar genel olarak bilinenler, ancak eğitime verilen destekler görünenin çok ötesindedir. Denizcilik eğitimi IMO kuralları ve Bakanlık denetimleri gereği oldukça ağır bir altyapı gerektirmekte, eğitim kurumları bu masrafları genellikle karşılayamamaktadır. Bu noktada deniz ticaret odaları eğitim kurumlarına verdikleri destekle ülkemizdeki denizcilik eğitiminin sürdürülmesinde çok ciddi katkılar sunmaktadır.Imeak Dto Binası

2026 SEÇİMLERİ: KİMLER ADAY OLDU?

İMEAK Deniz Ticaret Odası: Değişim mi? Viya böyle mi?

Mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, 2018’den bu yana (iki dönem) görevde iken Haziran 2026 Meclis Toplantısı’nda üçüncü döneme aday olmayacağını açıkladı. Konuşmasında sekiz yıllık dönemde odanın mali ve kurumsal kapasitesini büyük ölçüde güçlendirdiklerini, aynı dönemde Piri Reis Üniversitesi’nin 60 milyon doları bulan finansal yükümlülükleri sona erdirdiklerini vurguladı. Sayın Kıran, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Vapur Donatanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olan ve seçimlerde adaylığını açıklayan Recep Düzgit’e duyduğu güveni dile getirdi ve kendisinin de farklı bir görevle Oda çatısı altında hizmete devam etmek istediğini belirtti.

Diğer yandan Şadan Kaptanoğlu adaylığını ilk açıklayan isimdi. Kendisi mevcut meclis üyesi olmasının yanında TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanıdır. Daha önce BİMCO başkanlığı yapmıştır.

Sayın Kaptanoğlu “Değişim” vurgusu yaparken Sayın Düzgit “Viya Böyle” diyerek aynı rotada devam etme mesajını vermektedir.

Mersin Deniz Ticaret Odası: 37 yıllık zincir kırılıyor mu?

M. Cihat Lokmanoğlu 37 yıldır yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürmektedir ve ağustos başı itibariyle henüz adaylığını açıklamamıştır.

Diğer yandan Oda’nın kuruluşundan bu yana ilk kez, mevcut yönetime karşı örgütlü bir aday grubu ortaya çıktı. Sektörden değişime yönelik beklentilerin artması üzerine mevcut meclis üyesi ve Mersin Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Sayın Murat Uçar öncülüğünde kurulan “Değişim Hareketi”, şeffaflık ve katılımcı yönetim vurgusuyla başkanlığa aday olduğunu duyurdu.

MDTO'daki genel sekreterlik makamının olağandışı ağırlığına daha önce değinmiştim. Kaptan Mesut Öztürk, bu makamdan ayrılarak Sayın Murat Uçar ile birlikte hareket ediyor. Değişim Hareketi söylemlerinde Odanın vizyonunu sadece Mersin üzerine değil Ülkemizin ulusal çıkarları üzerine kurguluyor.

SON SÖZ: NEDEN OY KULLANMAK GEREKİR?

Bu yazının ortaya koyduğu tabloyu bir araya getirdiğimizde, “sadece bir meslek örgütü seçimi” görünümünün altında aslında çok daha ağırlıklı bir tablo çıkıyor. Üyelerin oy kullanması neden önemli, kısaca özetleyelim:

Milyonlarca, hatta milyarlarca liralık bir bütçenin nasıl harcanacağına karar veriliyor. Seçilen yönetim; okul yaptırmaktan üniversite kurmaya, burs vermekten şirkete ortak olmaya kadar geniş bir yelpazede harcama yetkisine sahip. Bu yetkinin kimin elinde olacağını, oy kullanan üye belirliyor.

Kanunun tanıdığı geniş görev yelpazesinin ne kadarının fiilen kullanılacağını seçilen yönetim belirliyor. Aynı yasal çerçeve içinde bir Oda pasif bir kayıt dairesi gibi de çalışabilir, üyesinin uluslararası rekabet gücünü artıran aktif bir kurum da olabilir. Bu fark sandıkta belirleniyor.

Üyelik zorunlu, ama temsil gönüllü. Deniz taciri sıfatını taşıyan herkes odaya kaydolmak zorunda ve aidat ödüyor. Ama bu zorunlu üyeliğin karşılığında söz sahibi olmak, yani kimin yöneteceğine karar vermek, üyenin kendi iradesine bağlı bir hak. Oy kullanmamak, zorunlu ödenen aidatın nasıl harcanacağına dair sesi kullanmamak anlamına geliyor.

Katılım oranı düşükse, kararlar dar bir çevrenin tercihiyle şekilleniyor. Zaten sınırlı olan seçmen kitlesine ilave olarak katılım da düşerse, kararı veren ve sonucu belirleyen pay daha da daralıyor.

Kanun güvencesi. Kanun seçimi yargı gözetimi, gizli oy, siyasi partilerin karışamaması, itiraz mekanizmaları gibi güvencelerle donatmıştır. Bu güvenceler, oy kullanan üyenin iradesinin gerçekten sonuca yansımasını sağlamak için var. Kullanılmayan bir oy, bu güvencelerin de anlamını geçersiz kılıyor.

Kısaca oda seçimleri sadece “kim başkan olacak” sorusunu yanıtlamıyor, aynı zamanda “Bu kurumun elindeki kaynak, yetki ve temsil gücü önümüzdeki dört yıl nasıl kullanılacak?” sorusunun cevabını da veriyor. Üyelerin bu tabloyu bilerek sandığa gitmesi hem kendi çıkarları hem de kurumun geleceği açısından önem taşıyor.

Her iki odamızda da seçilecek başkanlarımıza ve yönetim kurullarına şimdiden başarılar dilerim.

Sayın Tamer Kıran için kişisel bir not:

Sayın Tamer Kıran'ın aday olmaması ile sekiz yıllık bir dönem kapanıyor. Sektördeki yaygın kanı, bu dönemin İMEAK'ı hem mali hem kurumsal açıdan belirgin biçimde güçlendirdiği yönünde. Şahsi fikrime göre Sayın Tamer Kıran, bir sektörün ve kurumun nasıl yüceltileceği konusunda adeta bir liderlik dersi vererek oldukça başarılı iki dönem geçirdi, çıtayı oldukça yüksek bir noktaya çıkardı. Birleştirici gücü, samimiyeti, mütevaziliği ve ulaşılabilirliği ile unutulmayacak başkanlar arasında yerini şimdiden aldı. Bu notu geçmişe dair kişisel bir gözlem olarak okumanızı dilerim.

Kaynaklar:

-https://www.denizticaretodasi.org.tr/tr/slider/imeak-dto-haziran-ayi-meclis-toplantisi-yapildi-5950

-https://mdto.org.tr/

-https://www.denizticaretodasi.org.tr/

-İMEAK DTO Deniz Ticareti Dergisi – Ağustos 2020 sayısı

-https://mersingazetesi.com/2026/07/28/mersin-icin-tarihi-kararlar-ozdemir-ve-lokmanoglu-aday-olmayacak

-5174 Sayılı Kanun