Fiilen dün bir blokaj başladı ama bu sabah itibarıyla ne herhangi bir geminin geri çevrildiğine ya da durdurulduğuna dair bir işaret, ne de trafik düzeninde gözle görülür bir değişiklik var.

Fiilen dün bir blokaj başladı ama bu sabah itibarıyla ne herhangi bir geminin geri çevrildiğine ya da durdurulduğuna dair bir işaret, ne de trafik düzeninde gözle görülür bir değişiklik var. Yani ilan edilen blokajın fiilen uygulandığına yönelik bir emare yok, nitekim blokaj başlamadan önceki zayıf gemi trafiği devam ediyor.

Diğer yandan ABD'nin ne yapmaya çalıştığı konusu da tartışmalı. Blokajın neyi kapsadığı hâlâ netleşmiş değil, yani uygulayan taraf bile bu konuda net mesajlar vermiyor. İran zaten Hürmüz’ü kapatmak ve kontrol altına almak istemişti, bu durumda ABD de bunu desteklemiş olmuyor mu? Diğer yandan bu tablonun tek kazananı şimdilik ABD petrolüdür, çünkü boş tankerler ABD kıyılarına yığılıyor ve kısa vadede ABD en büyük enerji ihracatçısı konumuna çıkacak gibi görünüyor.

Ancak büyük resme bakıldığında tablo daha kaygı verici. Petrol fiyatları yükselme eğilimini sürdürüyor. Körfez’de yakıt ve petrol yüklü 230 gemi hâlâ hareket edemiyor. Gübre, üre, helyum ve LNG gibi kritik ürünler Hürmüz geçişine bağımlı. Konteynerde navlun oranlarında sert bir yükseliş bekleniyor.

İran'ın Umman limanlarına saldırı tehdidi de tabloya yeni bir boyut kattı. Bu limanlar Körfez ülkelerinin can damarı konumuna gelmişti. Arka planda Babülmendep tehdidi de asılı duruyor, bu tehdit bir anlamda Husi krizinin yeni versiyonu, ama bu kez İran tehdidiyle güdüleniyor. İran'ın Babülmendepi kapatma tehdidini hayata geçirmesi halinde, dünya petrol ticaretinin iki kritik boğazı aynı anda devre dışı kalacak. Ümit Burnu üzerinden uzayan rotalar hem süreyi hem maliyeti katlar, bu durumda (Ton-Mil arttığı için) asıl sorun kapasite olur. Mevcut küresel tanker filosu bu yükü taşıyamaz ve kriz iyice derinleşir.

ABD’nin Venezuela müdahalesinde olduğu gibi bu kapatmadan kısa vadede en çok yine Çin etkileniyor. Çünkü Çin petrolünün yaklaşık yarısını Körfez’den alıyordu. Dolayısıyla bu tablonun bir ABD-İran geriliminin çok ötesinde olduğu açık. Ayrıca AB ülkeleri de çıkmaza girmek üzere, 3 hafta sonra uçakların yakıt bulamayacağı, enflasyonun ve gıda fiyatlarının artması bekleniyor. Bazı ülkelerin 1 haftalık stoğu kaldı.

Türkiye uluslararası geçişin engelsiz olması gerektiğini açıkça ifade ediyor, Pakistan ve Mısır ile birlikte müzakere sürecinin sürdürülmesi için sahada aktif rol oynuyor. Ancak ekonomik tarafta tablo biraz ağır görünüyor. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış cari açığa 4,5 milyar dolar ek yük getiriyor ve bu da enflasyonu 1-1,5 puan yukarı çekiyor. Petrol şu an savaş öncesine kıyasla 40-50 dolar yukarıda, artık cari açığı siz hesap edin.

Evet kâğıt üzerinde blokaj var ama fiiliyatta belirsizlik var. Piyasalar da trajikomik bir şekilde ikisi arasındaki farkı fiyatlamakla meşgul.

Yazıyla ilgili önemli kaynaklar:

--https://www.ekonomim.com/ekonomi/prof-dr-kamil-yilmazdan-ekonomi-yonetimine-kritik-cagri-merkez-bankasi-faiz-artirmali-haberi-885781
--https://www.sbs.com.au/news/article/strait-of-hormuz-blockade-fuel-prices-australia/5vixchp9v
--https://www.denizhaber.com/hurmuz-ablukasi-stratejik-hata-mi-buyuk-planin-parcasi-mi/126600
--https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7449658189194665984/
--https://www.ft.com/content/801e46c7-cfb7-43c3-99bd-6a5ca971ceff?syn-25a6b1a6=1