Olimpiyatlarda Türkiye’yi kürek branşında temsil eden milli sporcu ve kaşif Ali Rıza Bilal, takım arkadaşı Bahadır İşseven ile birlikte 2027 yılında Atlantik Okyanusu’nu kürekle geçmeye hazırlanıyor. Türkiye’nin bu yarışa ilk kez katılacağı organizasyonda ikili, yaklaşık 4 bin 800 kilometrelik Atlantik parkurunu Piri Reis isimli okyanus kürek teknesiyle tamamlayacak.

Kanarya Adaları’ndaki La Gomera’dan başlayacak yarış, Karayipler’deki Antigua ve Barbuda’da sona erecek. İki kişilik teknelerin 35-45 gün arasında tamamladığı parkurda Bilal ve İşseven, iki saatlik vardiyalar halinde kürek çekecek. Hedef ise Piri Reis’in 24 saat boyunca kesintisiz ilerlemesi.

Ali Rıza Bilal

Tuğberk İmamoğlu'nun kaptanının cansız bedenine ulaşıldı
Tuğberk İmamoğlu'nun kaptanının cansız bedenine ulaşıldı
İçeriği Görüntüle

Piri Reis için federasyon ve AVS desteği

Atlantik geçişinin bir yarış olması nedeniyle Türkiye Kürek Federasyonu ile görüşen Bilal, Federasyon Başkanı Erhan Ertürk’ün projeye destek vermesiyle hazırlıkların hız kazandığını belirtti. Projenin Spor Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından da onaylandığını ifade eden Bilal, kendisi ve Bahadır İşseven’in Türkiye’nin ilk okyanus milli takım kürekçileri olarak yarışta yer alacağını söyledi.

Okyanus kürek teknelerinin özel üretim olduğunu ve yarış tekneleri için üç firmanın akreditasyonu bulunduğunu belirten Bilal, Atlantik Okyanusu’nu üç kez kürekle geçen Mark Slats’ın ürettiği tekneyi tercih ettiklerini aktardı.

Federasyon, teknenin maliyetinin yarısından fazlasını mevcut bütçesinden karşıladı. Ancak milli takım kampları ve sporcuların yurt dışındaki yarışlara götürülmesi gibi farklı giderlerin de bulunması nedeniyle kalan bölüm için sponsor desteğine ihtiyaç duyuldu.

Üstelik projenin maliyeti yalnızca teknenin satın alınmasıyla sınırlı değil. Piri Reis’in Kanarya Adaları’na taşınması, yarış sonrasında Karayipler’den geri getirilmesi, yarış kayıt ücreti, sigorta, organizasyonun zorunlu tuttuğu sertifikasyon programları ile yarış boyunca kullanılacak özel gıda ve beslenme ürünleri de bütçenin önemli kalemleri arasında yer alıyor.

Bu süreçte sponsor arayışına giren Bilal, AVS Global’in sahibi Abdülvahit Şimşek ile görüştü. Şimşek, kalan miktarın büyük bölümünü karşılamayı teklif ederken, daha küçük miktarı da federasyon tamamladı. Böylece Piri Reis’in başka bir ülkeye veya sporcuya satılmasının önüne geçildi.

“Sponsorun maddi gücü, benim tecrübemle birleştiğinde bu iş olabilir”

Bilal’e göre sponsor desteği, bu ölçekteki projelerin hayata geçirilmesinde belirleyici unsurlardan biri.

Antarktika projesinin ardından kendisine çok sayıda kişinin ulaşarak kendi hayallerini anlattığını belirten Bilal, bazı sporculara yardımcı olduğunu ve sponsor bulmalarını sağladığını söyledi. Her projenin bir federasyon tarafından desteklenmesinin mümkün olmadığını ifade eden Bilal, özellikle federasyonu bulunmayan veya geleneksel branşların dışında kalan projelerde özel sektör desteğinin önemine dikkat çekti.

Türkiye’de sponsorlukların daha çok futbol ve voleybol gibi geniş kitlelere ulaşan branşlarda yoğunlaştığını belirten Bilal, daha niş projelere verilen desteğin de önemli olduğunu dile getirdi.

Atlantik projesinin birkaç yüz bin euro maliyetinde olduğunu belirten Bilal, şöyle konuştu: “Benim böyle bir param yok ama hayalim ve başaracak gücüm var. Sponsorun maddi gücü, benim bilgim, tecrübem ve hedef odaklılığım ile bu iş olabilir.”

Piri Reis’in teknik özellikleri

Yaklaşık 4-5 ayda tamamlanan Piri Reis, karbon malzemeden üretildi. Bilal, karbon yapının tekneyi daha hafif ve rijit hale getirdiğini, dalgalı deniz koşullarında teknenin eğilip bükülmesini azaltarak daha sağlam bir yapı sunduğunu belirtti.

7 metre uzunluğunda ve 1,7 metre genişliğindeki teknenin boş ağırlığı yaklaşık 220 kilogram. Teknenin su draftı ise 0,7 metre.

The Ocean Rowing Company tarafından geliştirilen yeni D12 model Piri Reis, hem solo hem de iki kişilik okyanus geçişlerinde kullanılabiliyor. Teknenin ön kısmındaki yunus burnunu andıran tasarım, dalgaların içerisinden daha rahat ilerlemesine yardımcı oluyor.

Sporcuların dinleneceği arka kamara 2 metre 15 santimetre uzunluğunda. Kamara ve güverte bölümlerinde güneş panelleri bulunuyor. Teknenin altında ise GPS, otopilot, telsiz ve su arıtma cihazının çalıştırılması için iki büyük lityum akü yer alıyor.

Canlı iletişim için Starlink uydu sistemi kullanılacak. Kürek çekilen bölümün altındaki ambarlarda yiyecek ve ekipmanlar saklanırken, ön kamarada elektronik sistemler, yiyecekler ve kişisel eşyalar için alan bulunuyor.

Hollanda’da iki günlük eğitim

Bilal ve İşseven, Piri Reis’i teslim almak üzere 22 Eylül’de Hollanda’ya gidecek. Teslim öncesinde iki günlük eğitimden geçecek sporculara, teknenin üreticisi ve Atlantik’i üç kez geçmiş olan Mark Slats eğitim verecek.

Eğitimde elektronik sistemlerin kullanımı, su arıtma cihazının çalıştırılması, olası arızalarda hangi parçaların değiştirileceği ve yedek parçaların kullanımı gibi konular ele alınacak.

Tekne suya indirildikten sonra Bilal ve İşseven’in ilk kullanım deneyimi de gerçekleştirilecek. Piri Reis’in güvenlik özelliklerinden biri olan yeniden doğrulabilme sistemi de test edilecek.

Bilal’in aktardığına göre tekne, kamara kapıları kapalı olduğu sürece ters dönmesi halinde yeniden dik konuma gelebiliyor. Sporcular, Atlantik öncesinde bu sistemi de denemiş olacak.

4 bin 800 kilometrelik yarış

2027’deki yarış, Kanarya Adaları’ndaki La Gomera’dan başlayacak. Sporcular yaklaşık 4 bin 800 kilometrelik Atlantik geçişinin ardından Karayipler’deki Antigua ve Barbuda’ya ulaşacak.

İki kişilik teknelerin parkuru 35-45 gün arasında tamamlaması bekleniyor. Bilal ve İşseven ise iki saatlik vardiyalarla kürek çekecek. Bir sporcu kürek çekerken diğeri dinlenecek, yemek yiyecek ve teknenin bakımını yapacak. İki saatin sonunda vardiya değişecek. Bu sistemle Piri Reis’in gece ve gündüz durmadan ilerlemesi hedefleniyor.

Bilal, daha önce arkadaşı Erden Eruç’un Atlantik ve Pasifik Okyanusu’nu kürekle geçtiğini ancak bunun bir yarış olmadığını hatırlattı. Kendilerinin ise Atlantik’te bir yarışın parçası olacağını belirten Bilal, amaçlarının Türkiye adına mücadele ederek podyumda Türk bayrağını dalgalandırmak olduğunu söyledi.

Yarış sırasında rakip bir iki kişilik teknenin kendilerine yaklaşması veya önlerine geçmesi halinde yarışın durumuna göre iki sporcu olarak birlikte kürek çekebileceklerini belirten Bilal, böylece rakiplerinden ayrılmaya çalışacaklarını ifade etti.

Yarış boyunca tekneden uydu aracılığıyla canlı yayınlar yapılması da planlanıyor.

Atlantik geçişi üçüncü kitabına konu olacak

Atlantik projesinin yalnızca bir yarış olarak kalmasını istemeyen Bilal, geçişi üçüncü kitabına konu etmeyi düşündüğünü söyledi.

Antarktika ve Grönland projelerinde olduğu gibi Atlantik geçişinin de görüntülenerek bir belgesel haline getirilmesi planlanıyor. Böylece okyanustaki günlük yaşam, yarış süreci ve iki sporcunun mücadelesi kayıt altına alınacak.

Piri Reis’in artık kendilerine ait olmasıyla yeni hedeflerin de gündeme geldiğini belirten Bilal, Atlantik’in ardından Pasifik yarışına katılmayı da hedeflediğini ifade etti.

“Sponsorlar olmasa bu işleri yapamayız”

Bilal, son olarak Türkiye’de sponsor bulmanın zorluğuna dikkat çekerek sporculara destek veren şirketlerin medya görünürlüğünün de önemsenmesi gerektiğini söyledi.

Röportajlarda ve televizyon haberlerinde sponsorların adının geçirilmesinden çekinilmesini anlamadığını belirten Bilal, sponsor desteğinin bu projelerin gerçekleşmesi için gerekli olduğunu vurguladı.

“Tabii ki reklam olmalı. O sponsorlar olmasa biz bu işleri yapamayız, medyaya da anlatacak konu çıkmaz” diyen Bilal, devletin de bu süreçte hem sporculara hem de onları destekleyen sponsorlara yardımcı olması gerektiğini ifade etti.

Olimpiyatlardan Güney Kutbu’na

Atlantik projesinin arkasındaki isim olan Ali Rıza Bilal’in spor ve keşif kariyeri uzun yıllara dayanıyor.

Spora 5,5 yaşında jimnastikle başlayan Bilal, bir dönem Efes Pilsen’de basketbol oynadıktan sonra kürek sporuna yöneldi. Dünya Şampiyonası’nda madalya kazanan Bilal, 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Türkiye’yi kürek branşında temsil etti. Bilal ayrıca olimpiyat meşalesini taşıdı.

Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde macera yarışları ve dayanıklılık sporlarına yönelen Bilal, takım arkadaşlarıyla katıldığı macera yarışlarında dünya üçüncülüğü elde etti. Çöllerden dağlara, daha önce gidilmemiş coğrafyalara uzanan yarışların yanı sıra 35’in üzerinde yarı Ironman, 5 Ironman ve 5 Extreme Ironman tamamladı.

Bilal’in son yıllardaki projeleri ise kutuplara uzandı. 2024 Kasım-2025 Ocak döneminde Antarktika’da 51 gün boyunca 933 kilometre yürüyerek, arkasında 100 kilogramlık kızakla Güney Kutbu’na ulaştı.

Bilal, kullandığı rota üzerinden Güney Kutbu’na ulaşan tarihteki dokuz kişiden biri ve Türkiye’den Güney Kutbu’na ulaşan ilk Türk kaşif olduğunu belirtti.

Antarktika projesinden yaklaşık 5,5 ay sonra bu kez Grönland’ı doğudan batıya 700 kilometre geçen Bilal, bu rotayı tamamlayan ilk Türk olduğunu ifade etti.

Şimdi ise bu deneyimlerini okyanusa taşıyarak Piri Reis ile Atlantik’i geçmeye hazırlanıyor.

Özlem Çoban/7DENİZ