V.Ships Türkiye Genel Müdürü Efe Sipahi, “V.Ships’in global platformda 35 ülkede, toplamda 62 ofis, 3 bin üzerinde kara çalışanı, 1000’in üzerinde çeşitli tipte hizmet verdiği ticari gemi filosu ve 44 bin faal gemi çalışanı bulunuyor. Türkiye ofisi olarak 2003’te faaliyetlerimize başladık ve bugüne kadar, yolcu gemileri, kargo, konteyner, tanker ve offshore gemilerini de kapsayan geniş bir yelpazede 100'e yakın varlık yönetimine başarılı bir şekilde servis sağladık” şeklinde konuştu.

 

Sipahi, “Türkiye operasyonumuzun ilk kuruluş dönemlerinde Türk zabitlerini global filolara entegre ederek lokal sektöre giriş yaptık. Bahsi geçen dönemde, Türk personelin diğer yabancı uyruklu gemi adamlarına nazaran arka planda bırakılması gibi birtakım handikaplarla karşı karşıya kaldığımız durumlar olabiliyordu. Bu süreçte hedefimiz özellikle Türk gemi adamlarını ön plana çıkarıp, global alandaki bir takım ön yargıları kırmak oldu. Şu an geldiğimiz noktada bu konuda büyük gelişme yaşandığını görmekteyiz. Türk zabitlerinin dünya filolarına katılmasında ve uluslararası arenada markalaşmalarında öncü şirketlerden biri olduk. Bu girişimde bizler gibi Türk gemi adamlarını destekleyen ve sektörde öne çıkarılmalarında emek veren diğer meslektaşlarımızın ve şirketlerin katkısı da yadsınamaz bir gerçektir’’ açıklamasını yaptı.

Personel yönetimi tarafında çok iyi bir noktadayız

 

Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasında köprü olması ve İstanbul’un kilit bir lokasyon olarak konumlanması sebebiyle stratejik bir pazar olduğunu belirten Sipahi, “Global platformda rakip pozisyonda olan firmaların da Türkiye’de özellikle son yıllarda aktif bir rol almaya başladığını görüyoruz. Bu Türkiye’deki pazarın hem ‘organik’ hem de ‘inorganik’ olarak büyüdüğünün çok net bir göstergesidir’’ dedi.

 

İngiltere menşeili global bir organizasyon yapısına sahip olmalarının kendilerine kurumsal yönetim anlamında çok büyük avantaj kattığını vurgulayan Sipahi, “Global platformda binin üzerinde gemi işletme tecrübemizin beraberinde getirdiği birçok denetim ve vaka çalışmaları denizcilik sektörü için birer somut örnek teşkil etmektedir. IMO, IMEC, ITF, IBF, MLC, Oil Major’lar gibi büyük kuruluşlar ve diğer tüm ulusal denizcilik otoriteleri ve alt dalları, V.Ships’in global operasyonlarından gelen geri bildirim  ve tavsiyeler doğrultusunda, uluslararası regülasyon ve eğitimleri şekillendirme aşamasında destek almaktadırlar. Güvenlik, emniyet, operasyon ve regülasyon alanlarındaki deneyimlerimizi ve karşılaştığımız güçlükleri adı geçen otoriteler ile şeffaf bir şekilde paylaşarak, sektörün gelişmesine ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunduğumuzu görmekten mutluluk duyuyoruz.

 

Sürekli yenilenen ve değişen sektör dinamiklerini, servis verdiğimiz iş ortaklarımızla paylaşıp, işletmelerinin en verimli şekilde yönetilmesine katkıda bulunuyoruz. Bunun güzel bir örneğini pandemi döneminde yaşadık. Global ölçekli bir firma olarak bir çok lokasyonda faal olmamızın verdiği avantaj ile, yaklaşık yirmi bine yakın gemi çalışanını, sokağa çıkma yasağı ve pandemi sürecinde, uluslararası havayolu şirketleri ile yaptığımız ‘çözüm odaklı’ girişimler sayesinde, ‘charter’ seferleri düzenleyerek personel değişim operasyonlarını gerçekleştirdik. V.Ships olarak bu girişimimiz ‘UK Chamber of Shipping’ tarafından da bir ödüle laik görüldü. Dünya ticaretinin 80’inin deniz taşımacılığı ile sağlandığını göz önünde bulundurduğumuzda, bu süreç bizim için global bazda ciddi bir başarı teşkil etmektedir. Pandemi sürecinde 24 saat hizmet veren, özel olarak kurulmuş V.Ships bünyesindeki Covid Personel Komuta Merkezi’nde (CCCC - Covid Crewing Command Center) canla başla mücadele ederek, kısa bir zaman zarfında yirmi bin kişinin seyahat etmesini, gemilere katılıp ayrılmasını sağlayan farklı ülke ve coğrafyalarda yerleşik tüm meslektaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim ” ifadesinde bulundu.

Bu yıl için gerçekleştirdikleri hedefler konusunda da görüşlerini aktaran Sipahi, “Türkiye operasyonu olarak, planladığımız hedeflere ulaşmada örnek bir başarıya ulaşmış bulunuyoruz. Öngördüğümüz ve hedeflediğimiz projelere, kaliteli servis anlayışı, başarılı insan ilişkileri yönetimi, şeffaflık ve dürüstlük ilkelerimiz sayesinde erişmiş olduk.

 

Her işletme gibi, gemi sahipleri de operasyonlarında, finansal anlamda hareket alanlarının genişlemesi ile daha konforlu hissederler. Bu gibi durumlarda, V.Ships gibi servis sağlayıcıların hizmet konseptleri daha cazip hale gelmektedir. Tam zamanlı ve kaliteli servisi dış kaynaklardan sağlamak, kendilerinin odak noktalarını daha çok ticari tarafa yöneltip, işletmelerinin performansını artırmayı hedeflemelerine olanak tanır. Bizim de aslında ‘katma değer’ dediğimiz kavram tam olarak buradan gelmektedir. Biz servis veren taraf olarak, istiyoruz ki müşterilerimiz işletmelerini nasıl geliştireceklerine odaklanabilsinler. Arka planda devam eden tüm operasyon süreçlerini biz onların adına en verimli ve en düşük maliyetle yönetelim. Bu işbirliği, nihayetinde kazan-kazan prensibinin getirileri ile sonuçlanacaktır. Dünya genelinde mevcut yüzlerce müşterimizle aynı bakış açısıyla ‘stratejik ittifak’ halindeyiz’’ ifadesini kullandı.

İki taraf içinde kazan kazan durumu söz konusu

 

Önümüzdeki dönem için hedeflerini de aktaran Sipahi, “Türkiye ofisi olarak hem büyüme hem de verdiğimiz hizmetlerin kapsamlarını daha ileriye taşımak ana hedeflerimizden bir tanesidir. V.Ships olarak, son yıllarda özellikle Offshore alanında kayda değer bir başarı elde ettik. Kargo, tanker ve konteyner alanlarında da pazar payımızı arttırma hedeflerimiz devam etmektedir. Bu alanlarda Türkiye'de navlun avantajlarından ötürü sektör kazanımları geçmiş yıllara göre yükselen bir seyir göstermektedir. Düşünce yapısı olarak da, ‘Yabancı bir şirketle dış kaynak kullanım anlaşmaları yerine, kendi ekibini kurma’ mantığının değiştiğini gözlemlemekteyiz. Artan liman denetimleri, daha sıkı yapılara kavuşan regülasyonlar ve bunun beraberinde gelen dokümantasyon ve ISM iş yüklerinin artışı, yeterli ekip ve dijital altyapı olmadan bu süreçlerin yönetiminde büyük riskleri beraberinde getirmektedir. Bu sebeple, gemi sahibi şirketlerin operasyonel ve finansal olarak bu süreçlerde zorluk çektiği birçok alanda gözlemlenmiştir. Bu noktada teknik, personel ve denizcilik hizmetleri yönetiminin işinin ehli profesyonel kuruluşlara verilmesi tercih edilmektedir. Böylelikle iki taraf içinde kazan-kazan durumu söz konusu olmaktadır. Geçmiş yıllara nazaran, dış kaynaklı bir şirketten destek alma konusundaki bakış açısının, günümüz piyasasında değişmiş olması, Türk denizciliğinde kalite odaklılık adına da olumlu gelişmeler olduğunun açık bir göstergesidir” dedi.

 

Çalışanlarımızın eğitimine çok önem veriyoruz

 

Çok genç ve umut vadeden bir ekipleri olduklarını söyleyen Sipahi, “Ekibimizi kendilerini geliştirmeleri konusunda sürekli desteklemeye çalışıyoruz. Şirketimizin ortak bir eğitim platformu bulunuyor. Burada haftalık olarak kurumsal hayata dair gelişmeleri, sektörle alakalı olan bütün yeni trendleri ve mevzuatları bir arada derleyip toparladığımız eğitim modüllerimiz mevcut. Bu eğitimleri iki haftalık periyotlar dahilinde tamamlıyoruz. Ayrıca, çalışanların kişisel gelişimlerine de olumlu katkı sağlayacak dış kaynaklı birçok eğitim vermekteyiz. İnsana yatırımın ne denli önemli olduğunun bilincindeyiz. Başarılı organizasyonların, başarılı insanlar sayesinde var olduğuna inanıyoruz çalışanlarımıza verdiğimiz değer ve desteğin, bize ne denli pozitif yansıdığını 20 yıldır yerleşik olduğumuz Türkiye marketinde çok net bir biçimde deneyimledik” açıklamasını yaptı.

Dürüstlük olmazsa olmaz

 

Afrika geleceğimiz… Afrika geleceğimiz…

Sektörde 21 yılı geride bıraktığını söyleyen Sipahi, “Büyüklerimden öğrendiğim önemli kazanımlardan biri ‘insanlarla iletişimimizin’ ne denli önem arz ettiği olmuştur. Bu konunun gerçekten esas olduğunu düşünüyorum. İş hayatının her bir noktasında karşı tarafı dinlemek, anlamak ve doğru yaklaşımla cevap vermek, ikili ilişkileri etkin kılan ana faktörlerden biridir” vurgusunu yaptı.

 

Türkiye artık emekleme döneminden yürüme dönemine geçti 

 

Türkiye’nin petrol ve gaz arama çalışmaları hakkında da görüşlerini aktaran Sipahi, “Petrol ve gaz sektörü yıllarca başta, İngiltere olmak üzere Kuzey Avrupa ülkeleri hegemonyasında yönetildi. Büyük çaplı petrol şirketleri dünyanın birçok noktasında her zaman ön planda oldular ve büyük projelere öncülük ettiler. Biz ülke olarak bu alanda, yakın geçmişte resmi adımlar atarak girişimlerde bulunduk. Geç de olsa ülke olarak kısa zamanda çok yol katettiğimize inanıyorum. Türkiye’nin bu konuda emekleme döneminden, yürüme dönemine geçtiğini düşünüyorum. Hepimizin bildiği gibi, Karadeniz’de doğal gaz rezervleri keşfettik. Bu muazzam gelişme, ülkenin kimliğini taşıyan ve bu topraklarda yaşayan insanlar olarak gurur duymamız gereken bir olaydır. Nihayetinde bu başarı ülke ekonomisine birçok alanda katkı sağlayacaktır” dedi.

 

“Ben” demekten vazgeçip “Biz” demeliyiz

 

Önümüzdeki yıl için iyi dileklerini ve öngörülerini de paylaşan Sipahi, “Sektörümüz için, ülkemiz için her zaman en iyisini diliyoruz. Ancak sektörün dinamikleri ve alışılagelmiş uygulamalarının da hâlâ devam ettiğini ve bazı yerlerde bizi engellediğinin de üzülerek hepimiz farkındayız. Sektörel dinamiklerin daha çok ele alınmasını, dijitalleşen dünyada daha çok girişkenliğimizin artmasını, kendimizden ziyade ülke denizciliğini nasıl geliştirebileceğimizi, çok uluslu global platformlarda nasıl konumlanacağımızı, sektör temsilcileri olarak bir araya gelerek açık oturumlar yapılmasının faydalı kanaatindeyim. Tüm bu girişimler uzun soluklu görünse de getirilerinin tüm paydaşlara yansıması pozitif yönde olacaktır” şeklinde konuştu.

KAYNAK: 7DENİZ DERGİSİ