Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru'nda yüklerin transit süresinin yaklaşık 35 günden 15-20 güne indirilmesi hedefleniyor. Güzergâh ülkeleri, fiziksel altyapının yanı sıra gümrük işlemleri, dijital sistemler ve sınır geçişlerindeki koordinasyonu geliştirmeye odaklanıyor.

Özbekistan'dan Avrupa'ya uzanan güzergâh, Kazakistan üzerinden Hazar Denizi'ne ulaşıyor. Buradan deniz yoluyla Azerbaycan'a geçen yükler, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına taşınıyor. Demiryolu, karayolu, liman ve deniz taşımacılığının aynı zincir içinde çalışması, koridorun kapasitesinin artırılması açısından önem taşıyor.

Taşkent'te düzenlenen Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru Ulusal Konferansı'nda yatırımların yanı sıra lojistik süreçlerin hızlandırılması, dijitalleşme ve sınır işlemlerinin kolaylaştırılması ele alındı. Güzergâh üzerindeki ülkelerle birlikte yürütülen çalışmaların merkezinde, yüklerin farklı ulaşım sistemleri arasında daha hızlı aktarılması bulunuyor.

Dijitalleşme ve gümrük işlemleri öne çıkıyor

Koridorun geliştirilmesinde yalnızca yeni demiryolu hatları veya liman kapasitesinin artırılması yeterli görülmüyor. Gümrük süreçlerinin uyumlaştırılması, belgelerin elektronik ortamda işlenmesi ve sınır geçişlerinin hızlandırılması öncelikler arasında yer alıyor.

Karadeniz’de savaş riski kapsamı genişledi, sigorta primleri katlandı
Karadeniz’de savaş riski kapsamı genişledi, sigorta primleri katlandı
İçeriği Görüntüle

Taşımacılık şirketleri açısından ise transit süresinin kısalmasının yanında, yüklerin güzergâh boyunca ne zaman ve hangi aşamalardan geçeceğinin öngörülebilir olması önem taşıyor. Ortak prosedürler ve elektronik sistemlerin bu belirsizliği azaltması hedefleniyor.

Türkiye bağlantısı kritik

Koridorun batı bölümünde Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye arasındaki demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi, Orta Asya'dan Avrupa'ya uzanan taşıma zincirinin sürekliliği açısından önem taşıyor.

Hazar Denizi'ndeki deniz geçişi de koridorun temel halkalarından biri. Bu nedenle liman kapasitesi, feribot bağlantıları ve yüklerin denizden demiryoluna veya karayoluna aktarılma süreçlerindeki verimlilik, toplam transit süresini doğrudan etkiliyor.

Karadeniz'deki güvenlik sorunları ise koridorun batı bağlantıları açısından ek bir risk oluşturuyor. Ticari gemilere ve liman altyapısına yönelik saldırılar, bölgedeki deniz taşımacılığının sürekliliği ve öngörülebilirliği açısından yakından takip ediliyor.

Kaynak:euronews