Maersk ve Hapag-Lloyd, Gemini Cooperation kapsamında hizmet veren ME11 servisini Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yeniden işletme kararı aldı. Böylece gemiler, daha uzun olan Ümit Burnu rotasını kullanmayı bırakacak. Bu karar, Asya ile Avrupa arasındaki geleneksel deniz ticaret rotalarının yeniden devreye alınmasında yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.
ME11, iki ortağın güvenlik koşullarındaki iyileşmenin ardından kademeli olarak Süveyş Kanalı'na geri döndürdüğü diğer servislere katılıyor. Ancak süreç henüz tamamlanmış değil. Gemini ağının büyük bölümü ihtiyatlı bir yaklaşımla işletilmeye devam ederken, bölgede gerilimin yeniden tırmanması durumunda rotaların tekrar değiştirilebileceği belirtiliyor.
Süveyş Kanalı üzerinden geçiş, Afrika çevresindeki Ümit Burnu rotasına kıyasla seyir süresini, yakıt tüketimini ve operasyonel maliyetleri azaltıyor. Bu durum, yük sahiplerine daha hızlı bağlantılar sunarken, gemilerin daha kısa rotalara dönmesiyle seferlerin uzaması nedeniyle kullanılan kapasitenin de yeniden serbest kalmasını sağlıyor. Kararı navlun piyasası açısından önemli kılan da bu etki. Süveyş Kanalı'na dönüş daha fazla servisi kapsarsa, yeni gemi teslimatlarına ihtiyaç duyulmadan piyasadaki kullanılabilir gemi kapasitesi artacak. Bu durumun, Asya-Avrupa navlunları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Gemini, Kızıldeniz'e dönüş sürecini böylece servis bazında ve seçici bir yaklaşımla yürütüyor. ME11'in yeniden Süveyş Kanalı'na yönlendirilmesi henüz tam anlamıyla normalleşmeye işaret etmese de Maersk ve Hapag-Lloyd'un ağlarının giderek daha büyük bir bölümünde bu koridoru yeniden kullanılabilir gördüğünü ortaya koyuyor.

