Karadeniz’de Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı güvenlik riskleri, deniz ticaretini ve bölgedeki lojistik faaliyetleri olumsuz etkiliyor. Gemilerin hedef alınma riskinin savaşan ülkelerin limanlarının dışına taşması, armatörleri seferlerini durdurmaya ve gemilerini bölgede bekletmeye zorluyor.
Dünya Gazetesi'nden Aysel Yücel'in haberine göre, DEİK Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Ziya Uzel, Boğaz’dan geçen gemi sayısının normal seviyesinin yüzde 15’ine kadar gerilediğini belirtti. Uzel, güvenlik tehdidinin yalnızca Rusya ve Ukrayna limanlarına giden gemileri değil, bölgedeki diğer limanlara uğrayan gemileri de kapsadığını söyledi.
Gemilerin Bekleme Maliyeti Ağırlaşıyor
Karadeniz’de sefer yapamayan gemilerin işletme giderleri armatörler üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle koster tipi gemilerin farklı bölgelerde çalışma imkânlarının sınırlı olması, bu gemilerin Karadeniz çevresinde beklemesine neden oluyor.
Uzel, daha önce günlük 400-600 dolar seviyesinde olan barınma ve yanaşma ücretlerinin artan talep nedeniyle 2 bin dolara yükseldiğini belirtti. Personel maaşları, elektrik, kumanya ve sigorta giderlerinin de devam ettiğini ifade eden Uzel, 3 bin tonluk bir geminin hiçbir gelir elde etmeden beklemesinin aylık maliyetinin 70-75 bin doları bulduğunu kaydetti.
Alternatif Güzergâhlar Ticaret Hacmini Karşılamıyor
Deniz taşımacılığındaki aksama, özellikle demir cevheri, kömür ve tahıl gibi yüksek hacimli yüklerin sevkiyatını zorlaştırıyor. Karayolu ve demiryolu taşımacılığının daha yüksek maliyetli ve sınırlı kapasiteye sahip olması, alternatif güzergâhları da yetersiz bırakıyor.
Tuna Nehri üzerinden Romanya limanlarına yapılan aktarmalar ile karayolu, demiryolu ve denizyolu bağlantıları kullanılırken Hazar Denizi güzergâhı da alternatifler arasında değerlendiriliyor. Ancak bu hatta navlunların 100-110 dolar seviyesine çıkarak dört-beş kat artması, taşımacılık maliyetlerini yükseltiyor.
Uzel, mevcut alternatiflerin Karadeniz’deki ticaret hacmini karşılayabilecek kalıcı çözümler sunmadığını belirtti.
İhracatçı ve İthalatçılara Finansman Desteği Çağrısı
Tedarik zincirindeki belirsizlikler, şirketleri daha yüksek stok tutmaya ve alternatif kaynaklara yönelmeye zorluyor. Uzayan teslimat süreleri ve geciken tahsilatlar işletmelerin finansman ihtiyacını artırırken Uzel, kamuya finansman ve teminatlara erişimin kolaylaştırılması çağrısında bulundu.
Türkiye’nin limanları, lojistik altyapısı ve coğrafi konumuyla alternatif taşımacılık güzergâhlarında önemli rol üstlenebileceğini belirten Uzel, ticaretin yeniden canlanması için güvenli limanların ve düzenli gemi seferlerinin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Buğday Fiyatlarında Yüzde 55’e Yakın Artış
Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl üretiminin yüzde 32'sini karşıladığını belirten Uzel, bölgede yaklaşık 60 milyon ton tahılın ihracat için beklediğini söyledi. Alternatif güzergâhların bu miktarı taşımakta yetersiz kaldığını kaydeden Uzel, Güney Amerika'dan tedarikin de küçük ve orta ölçekli işletmeler için finansman açısından güçlük yarattığını dile getirdi.
Uzel, Türkiye'de buğday fiyatının 200-220 dolar seviyesinden 310-315 dolara yükseldiğini belirterek, güvenlik sorunlarının devam etmesi halinde artan lojistik maliyetlerin gıda fiyatları üzerindeki baskıyı daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin Rolü Öne Çıkıyor
Ziya Uzel, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ile birlikte tahıl koridorunun oluşturulmasında üstlendiği rolün yeniden önem kazanabileceğini belirtti. Karadeniz ticaretinin sürdürülebilirliği için güvenliğin sağlanması ve savaşın taraflarının ortak bir çözüm zemininde buluşması gerektiğini vurguladı.




