NATO üyesi Romanya ve Bulgaristan yakınlarında ticari gemilere yönelik saldırıların artması üzerine ittifak, Karadeniz’deki doğu kanadını güçlendirmek için deniz karakol uçakları, radar sistemleri ve insansız hava araçları konuşlandıracağını açıkladı.

Ancak açıklamadan yalnızca üç gün sonra Romanya kara sularının hemen dışında bir başka gemi saldırıya uğradı. Bir Yunan konteyner gemisi ise Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde deniz insansız hava araçlarıyla batırıldı.

Saldırılar, Rusya ile Ukrayna arasındaki deniz savaşının Karadeniz’de NATO açısından giderek büyüyen bir güvenlik sorununa dönüştüğünü ortaya koyuyor. Özellikle Romanya ve Bulgaristan, ticari deniz trafiğinin ve kritik altyapının korunması konusunda artan risklerle karşı karşıya.

Askerî analistler, saldırıların arkasında Rusya'nın bulunduğuna yönelik güçlü şüpheler olduğunu belirtiyor. Son saldırıya ilişkin görüntülerdeki deniz insansız hava aracının Rusya tarafından kullanılan bir modele benzediği değerlendiriliyor. Birleşik Krallık merkezli bir savunma düşünce kuruluşunun kıdemli araştırmacısı da gelişmeleri açık bir tırmanış olarak nitelendiriyor.

Moskova ise Ukrayna'nın komşularını insansız hava araçlarıyla hedef aldığı iddialarını reddediyor ve Avrupa ülkelerinin Kiev'e askerî destek sağlayarak savaşı tırmandırdığını savunuyor.

Rusya’nın NATO’nun Tepki Sınırlarını Sınadığı Değerlendiriliyor

Saldırıya uğrayan gemilerin önemli bir bölümü, Ukrayna'nın ihracatında kullandığı kritik bir Romanya kanalının yakınında bulunuyordu. Gemilerden biri Romanya kara sularında, diğer sekizi ise Romanya veya Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgelerinde saldırıya uğradı.

Bölgedeki uzmanlar, Rusya'nın Batılı ülkelerin gerilimi daha fazla tırmandırmaktan kaçınmasını hesaba kattığını düşünüyor. Bu yaklaşım, NATO hava sahasında yaşanan insansız hava aracı ihlalleriyle benzerlik taşıyor.

NATO yetkilileri, ittifak üyelerini Ukrayna'ya destek vermekten caydırmayı amaçlayan Rusya kaynaklı eylemlerin ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirtiyor. İttifakın tüm üyelerini savunma taahhüdünün kesin olduğu vurgulanırken, düşük maliyetli insansız hava aracı savunma sistemlerine duyulan ihtiyaç da artıyor. NATO'nun bu alana beş yıl içinde 40 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı taahhüt ettiği belirtiliyor.

Karadeniz Kritik Bir Ticaret ve Enerji Güzergâhı

Karadeniz, Romanya'nın ticaret faaliyetleri açısından stratejik önem taşımasının yanı sıra, ülkenin Avrupa Birliği'nin en büyük doğal gaz üreticisi olmasını sağlayacak açık deniz enerji projesine de ev sahipliği yapıyor. Söz konusu projeye bir deniz insansız hava aracının yaklaştığı bildirilmişti.

Romanya, sivil gemilere yönelik saldırıların sistematik olduğunu savunsa da adli inceleme ve kanıt gerekliliği nedeniyle münferit olaylardan doğrudan Rusya'yı sorumlu tutmaktan kaçınıyor. Bulgaristan ise bazı saldırıların Moskova'nın çıkarlarına hizmet ettiğini belirtiyor.

Gelişmeler, ABD'nin Çin'e odaklanırken Avrupa'daki askerî varlığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde yaşanıyor. Washington yönetimi, Romanya'dan yaklaşık bin askerini çekmişti.

Romanyalı yetkililer, Avrupa Birliği ve NATO'nun dikkatinin kuzey ve Baltık ülkelerine yönelmesinin Karadeniz'in güvenliğini ikinci plana ittiğini düşünüyor. NATO, Baltık ülkeleri ve Polonya'daki ileri askerî varlığını güçlendirmiş olsa da Romanya'nın taleplerine rağmen Karadeniz'de benzer bir adım atmış değil. Bükreş yönetimi özellikle hava savunma önleme sistemleri ve radar altyapısının güçlendirilmesini istiyor.

Öte yandan düşük maliyetli önleme sistemlerinin sınırlı sayıda bulunması ve İran'daki savaşın tedarik üzerindeki etkisi, Batılı ülkelerin savunma kapasitesini artırmasını zorlaştırıyor.

Karadeniz ve Azak Denizi'nde 317 Gemi Saldırılardan Etkilendi

Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ve petrol ihracatı açısından kritik öneme sahip Karadeniz ve Azak Denizi'nde saldırıların kapsamı genişliyor. İlgili altı aylık dönemde toplam 317 ticari ve diğer türde gemi saldırılardan etkilendi. Önceki altı aylık dönemde kaydedilen 74 gemiyle karşılaştırıldığında bu sayı dört kattan fazla artışa işaret ediyor.

Üçüncü çeyrekte Ukrayna'nın gemilere yönelik 137 saldırısına karşılık Rusya 92 saldırı gerçekleştirdi. Ekim ayında ise Rusya'nın saldırı sayısı 38'e ulaşırken Ukrayna'nın gerçekleştirdiği saldırı sayısı beşte kaldı.

Tahıl İhracatındaki Düşüş Gıda Krizi Endişesini Artırıyor

Limanların hedef alınması, Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatını önemli ölçüde düşürürken iki ülkeyi alternatif sevkiyat güzergâhlarına yöneltti.

Rusya'nın Karadeniz ve Azak Denizi üzerinden gerçekleştirdiği tahıl ihracatı 300 bin tona geriledi. Önceki yılın aynı döneminde bu miktar 4,74 milyon tondu.

Ukrayna ise Rus saldırıları nedeniyle Karadeniz limanlarındaki faaliyetlerini durdurarak ihracat yüklerini Tuna Nehri üzerindeki limanlara kaydırdı. Sevkiyatlar, Romanya'nın Sulina Kanalı üzerinden ve ülkenin Karadeniz kıyısı boyunca güneye taşınmaya başladı.

Alternatif güzergâhlara rağmen Ukrayna'nın tahıl ihracatı 810 bin tona düştü. Önceki yılın aynı döneminde bu miktar 2,1 milyon ton seviyesindeydi.

Ukraynalı bir denizcilik uzmanı, Rusya'nın temel hedefinin Ukrayna'nın ihracat kapasitesini daha da azaltmak olduğunu, NATO'nun tepkilerini sınamanın ise bu stratejinin ikincil hedeflerinden biri olarak değerlendirildiğini belirtiyor.

Rusya, Odessa'da limanları ve iki kuru yük gemisini vurdu
Rusya, Odessa'da limanları ve iki kuru yük gemisini vurdu
İçeriği Görüntüle

Saldırılardan biri, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye'nin savunma bakanları ile askerî yetkililerinin Sofya'da bölgesel güvenliği görüşmek üzere bir araya geldiği sırada gerçekleşti. Toplantıda Türkiye, Rusya ve Ukrayna'ya ticari gemilere yönelik saldırıları durdurma çağrısında bulundu. Ankara'nın iki ülkeden sınırlı kapsamlı bir deniz ateşkesi önerisine yanıt beklediği belirtildi.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında savaş gemilerinin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçişini kontrol eden Türkiye'nin yanı sıra Mısır ve Hindistan da deniz taşımacılığındaki aksamaların küresel yakıt ve tahıl fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla ateşkes önerilerini gündeme getirdi.

ABD Dışişleri Bakanı, sınırlı kapsamlı bir ateşkese yönelik uluslararası ilginin arttığını belirtirken Rusya, böyle bir anlaşmanın Kiev'e zaman kazandıracağını savunarak öneriyi reddetti.

Ukrayna Devlet Başkanı ise saldırıların sürmesi halinde tahıl krizinin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Ülkelerin şu anda dizel yakıt sorununa odaklandığını belirten Ukrayna lideri, tarımsal krizin de kısa süre içinde uluslararası gündemin merkezine yerleşebileceğini ifade etti.