İran, ABD yaptırımları yüzünden özel pansuman malzemelerine ulaşamayan bülloz epidermoliz, yani halk arasındaki adıyla “kelebek hastalığı” hastaları için ABD’den ilk kez tazminat tahsil ettiğini duyurdu.

İran’da kelebek hastası çocuklara destek veren EB House adlı sivil toplum kuruluşunun Genel Müdürü Seyid Hamid Haşimi Golpayegani, Azad News Agency’ye yaptığı açıklamada, İslam Cumhuriyeti’nin 48 yıllık tarihinde ilk kez bu tür bir yargı sürecinde ABD’den mali tazminat aldıklarını belirtti.

Denizci refahı denizcilik sektöründe risk yönetiminin parçası oluyor
Denizci refahı denizcilik sektöründe risk yönetiminin parçası oluyor
İçeriği Görüntüle

Golpayegani, elde edilen sonucun yaptırımların sonuçlarına karşı hukuki ve adli adımlarla vatandaşların haklarının korunabileceğini gösterdiğini dile getirerek “Bu yol devam etmeli” dedi.

Dava İsveçli şirketin teslimatı durdurmasıyla açıldı

Süreç, kelebek hastalarının özel pansuman malzemelerini temin etmekte güçlük çekmesi üzerine 2018 yılında başlatılan davaya dayanıyor.

Golpayegani’nin verdiği bilgilere göre İsveçli üretici, yaptırım kısıtlamalarını gerekçe göstererek malzemeleri İran’a göndermeyi reddetti. İranlı yetkililer ve hasta yakınları malzemeleri Türkiye dahil çevre ülkeler üzerinden getirmeyi denese de bu kanallarda da engellerle karşılaştı.

El konulan petrol satılarak hastalara dağıtıldı

İran mahkemesinin kararını uygulamak için Tahran yönetimi, Tahran Eyaleti Yüksek Mahkemesi Başkanı Nasır Atabati’nin aktarımına göre ABD’ye ait olan bir petrol yüküne el koydu.

Söz konusu petrolün satılmasının ardından elde edilen gelir hastalara tazminat olarak aktarılmak üzere ayrıldı. Golpayegani, paranın mağdurlara dağıtılmak üzere başka bir bankaya aktarılmadan önce yaklaşık 22 gün boyunca İran Merkez Bankası hesabında tutulduğunu açıkladı.

Washington yönetimi ise Tahran’ın politikalarını değiştirmek ve kısıtlamaların etrafından dolaşılmasını önlemek amacıyla petrol ihracatını, finansal işlemleri ve uluslararası ticareti kapsayan yaptırımlarını uzun süredir sertleştiriyor.

Donald Trump yönetimi Kasım 2018’de yaptırımları yeniden devreye sokmuş, dönemin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo kısıtlamaların 600’den fazla kişi ve kurumu hedef aldığını ve İran yönetiminin “tavrını değiştirmeyi” amaçladığını savunmuştu.

Tahran’ın uluslararası topluma Washington’ın eylemlerine yanıt verme çağrısına rağmen ABD Hazine Bakanlığı kısa süre içinde kısıtlamaları deldiği gerekçesiyle listeye dokuz kişi ve ondan fazla şirketi daha ekledi.

Gerilim Temmuz 2026’da iki ülke arasındaki savaşın başlamasıyla yeni bir aşamaya ulaştı; Washington yaptırım listesine 50 kişi ile onlarca şirket ve gemiyi dahil etti.

Ağustos ayında ise Trump İran’a karşı “en yıkıcı ekonomik operasyonu” başlattığını ilan ederek Tahran’a yardım eden ülkelere karşı ağır ekonomik yaptırım tehdidinde bulundu.

İran yönetimi de yaptırımların ve savaşın ekonomide yarattığı tahribatı gizlemiyor. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ablukası ve kısıtlamaları yüzünden ülkenin dış ticaretinin üçte bir oranında daraldığını dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Washington’ın adımlarını “defalarca izlenmiş bir filme” benzeterek, askeri harekat yerine yeniden yaptırımlara sarılmanın Beyaz Saray’ın çaresizliğini gösterdiğini savundu.

Kaynak: Harici