Artık yokuşu tırmanmaya başladık

İtalya’nın demir cevheri ithalatındaki azalma ve Türkiye’nin ithalatındaki artış sonucunda aradaki fark yaklaşık 1 milyon tona indi. Türkiye, Brezilya başta olmak üzere Rusya, İsveç, Ukrayna ve Kanada’dan demir cevheri ithal ediyor. Platts verilerine göre Türkiye 2014’ün ilk üç çeyreğinde 5.88 milyon ton demir cevheri ithal etti. Geçen seneyle kıyasladığımızda 8,8’lik bir artı ş görüyoruz.

 

Artık küresel ekonomi ve ticaret kaynaklı tehditlerin nispeten aşıldığını varsayarak genel bir değerlendirme yapacak olursak, büyüme kaynaklı talep artışlarının, türev talep olarak değerlendirdiğimiz navlun piyasalarına yansıması ve bunun yanında arz fazlasının kademeli olarak azalması ile artık yokuşu tırmanmaya başladık gibi duruyor”.

 

Avrupa Merkez Bankası, 2014 yılı büyüme tahminini 0,8’e, 2015 yılı tahminini 1’e ve 2016 yılı tahminini ise 1,5’e revize etti. Bunların yanında FED’in 2014 için GSYİH tahmini 2-2,2 seviyesinde.

 

MALİYET ARTIŞI VE TALEPTEKİ AZALMA ÇİN’E OLUMSUZ YANSIDI

Çin’in üretim faaliyeti Kasım ayında da düşüş kaydetti. Sebep olarak maliyetlerin artışı ve talepteki azalma gösterilmekte. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisindeki büyümenin üçüncü çeyrekte 7,3’e düştüğü gözlendi. Verilere bakıldığında Çin’in 7,5 büyüme hedefini yakalayamama riski mevcut gözükmekte. 2015 tahmini ise 7,1 olarak kayıtlara geçti.

 

GÖZLER HİNDİSTAN’DA

 

Çin’in tam tersine, Hindistan’ın önümüzdeki sene hızlı bir büyüme kaydetmesi bekleniyor. Bu hareketliliğin kuru yük piyasasında kayda değer etkiler yaratacağını düşünüyorum. OECD tahminleri ise 2030 yılında Çin’in GSYH’sının 28 ile ABD’yi geçmesi ve ilk sıraya yükselmesi yönünde. Hindistan’da ciddi bir atak ile önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Bu durumların deniz ticaretinde köklü değişiklikler yaratması kaçınılmaz.

 

ABD’DEN BEKLENTİ GÜÇLÜ BÜYÜME

 

Küresel büyümeyi tehdit eden önemli unsurlar arasında Ukrayna ve Ortadoğu’daki gerilim mevcut. Güncel tahminlere göre 2014-2015’te gelişmiş ülkelerde büyüme beklentisi mevcut, fakat toparlanma hızı bölgesel farklılıklar gösteriyor. En güçlü canlanma ABD’de beklenirken, Euro Bölgesindeki büyümenin nispeten yavaş olacağı tahmin ediliyor. Euro Bölgesi için revize oranlar; 2014 için ortalama 0,8 ve 2015 için 1,3 seviyesinde. Küresel GSYİH tahminleri 2014 için 3,4 ve 2015 için 4 olmakla birlikte, gelişmiş ülkeler 2015 tahmini 2,4 ve gelişmekte olan ülkelerin 2015 tahmini 5,2 seviyelerinde. Dünya ticareti ve dolayısıyla yükleri ele aldığımızda, tahıl ürünlerinin Akdeniz ülkelerince ithalatının son 10 yılda iki misli arttığını görüyoruz. Hepimizin bildiği üzere bazı ticaret rotalarında köklü değişiklikler oldu. Akdeniz ülkelerinin Kuzey Amerika ve Güney Amerika’dan ithalatı son 10 yıl içerisinde ciddi oranda Karadeniz’e kaydı. Bulgaristan, Romanya, Rusya ve Ukrayna’nın toplam tahıl ihracatı 2013 yılında 63 milyon tona ulaşarak rekor kırdı. Bu hacmin büyük bir bölümünü buğday oluşturmakta ve önümüzdeki sene de ihracatın artacağı öngörülmekte. İtalya’nın demir cevheri ithalatındaki azalma ve Türkiye’nin ithalatındaki artış sonucunda aradaki fark yaklaşık 1 milyon tona indi. Türkiye, Brezilya başta olmak üzere Rusya, İsveç, Ukrayna ve Kanada’dan demir cevheri ithal ediyor. Platts verilerine göre Türkiye 2014’ün ilk üç çeyreğinde 5.88 milyon ton demir cevheri ithal etti. Geçen seneyle kıyasladığımızda 8,8’lik bir artış görüyoruz.

 

TONAJ FAZLASI HALEN İÇ TEHDİT DURUMUNDA

 

Tonaj fazlasını halen iç tehdit olarak nitelendirebiliyoruz ve bu trendi destekleyen unsurlar arasında uygun maliyetler, finansman kaynakları ve modern ekonomik gemilere yatırım yapma isteği bulunuyor. 2014’ün ilk yarısında 600’e yakın yeni inşa rapor edildi. 2013’ün ilk yarısı ile kıyasladığımızda 70’e yakın bir artış görüyoruz. Ultramax segmentindeki ciddi artış ise benzer tonajdaki dinamikleri değiştirecek gibi duruyor. Artık küresel ekonomi ve ticaret kaynaklı tehditlerin nispeten aşıldığını varsayarak genel bir değerlendirme yapacak olursak, büyüme kaynaklı talep artışlarının, türev talep olarak değerlendirdiğimiz navlun piyasalarına yansıması ve bunun yanında arz fazlasının kademeli olarak azalması ile artık yokuşu tırmanmaya başladık gibi duruyor.

 

YAKIT FİYATLARI

 

OPEC’in Kasım ayında yapılan toplantısında üretime devam edilmesi yönünde alınan karar, arz fazlasının 2015’te de devam edeceğini gösteriyor. En güçlü ihracatçı konumundaki Suudi Arabistan, diğer bazı üyelerin üretimi azaltma baskısına kayıtsız kaldı ki bu stratejik kararın 2015’e etkileri tartışma konusu. Kuveyt, tarihi bir düşüş yaşayan ham petrolün önümüzdeki 6-7 ay boyunca 65 USD seviyelerinde seyredeceğini öngörüyor. Morgan Stanley ise 2015 tahminini 70 dolara, 2016 tahminini ise 88 dolara çekmiş bulunuyor. Yakıt fiyatlarının navlunlara yansıması ise çok merak edilen bir konu. Gemi işletmecisinin tek maliyeti yakıt olmadığından dolayı ve gemilerin zaten düşük karlılık oranları ile çalışmalarından ötürü, işletmecilerin yakıt fiyatlarındaki düşüşleri navlunlara birebir yansıtmaları zor görünüyor.

 

GEMİYE YATIRIM YAPMAK İÇİN DOĞRU ZAMAN MI?

 

“Gemiye yatırım yapmak için doğru zaman mı?” diye soracak olursanız, buna net bir cevap vermek hala zor çünkü birçok faktörü bir arada değerlendirmek gerektiği düşüncesindeyim. Hem değişen dinamikler, hem de güçlü olduğunuz piyasayı iyi analiz ederek “doğru” tonaja yatırım yapılması taraftarıyım. Bunun yanında, filonuzu gemi tipi açısından veya yaş/dwt ile çeşitlendirmeniz riskleri azaltmanıza yardımcı olacaktır.