Dünya ticaretinin önemli deniz yolları, devam eden savaşların etkisi altında. İran ile ABD arasındaki çatışmalar Hürmüz Boğazı ve çevresinde ticari gemileri hedef haline getirirken Rusya-Ukrayna savaşı Karadeniz'deki deniz taşımacılığını tehdit ediyor. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda da ticari gemilere yönelik saldırılar sürüyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 6 Kasım'da yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki çatışmaların başlamasından bu yana Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi'nde ticari gemilere yönelik en az 130 saldırının doğrulandığını bildirdi. Aynı dönemde 25 denizcinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Bu veriler, savaş bölgelerinde ticari gemilerin ve mürettebatlarının giderek artan güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
Körfez geçişlerinde güvenlik riski derinleşiyor
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz trafiği ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.
IMO'nun verilerine göre Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi'nde ticari gemilere yönelik en az 130 saldırı doğrulandı. Saldırılarda hayatını kaybeden denizci sayısı ise 25'e yükseldi.
Bölgedeki son saldırılardan biri, 5 Kasım'da Hürmüz Boğazı'nda M/T VELOS SAPPHIRE adlı gemiye yönelik gerçekleştirildi. Saldırıda bir denizci daha hayatını kaybetti. Böylece Ortadoğu'daki çatışmaların başlamasından bu yana doğrulanan denizci kayıpları 25'e ulaştı.
Saldırılarla birlikte gemilerin limanlardan ayrılamaması ve geçişlerin güvenlik gerekçesiyle kısıtlanması da deniz taşımacılığını etkiliyor. Basra Körfezi'nden ayrılamayan gemilerde bulunanlar da dahil olmak üzere binlerce denizcinin risk altında olduğu belirtiliyor.
Karadeniz rotasında gemiler için risk büyüyor
Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz'deki ticari taşımacılık üzerinde giderek ağırlaşan bir baskı oluşturuyor. Özellikle ekim ayında Romanya ve Bulgaristan kıyıları yakınlarında ticari gemilere yönelik insansız hava aracı ve deniz dronu saldırıları yoğunlaştı.
Ekim ayının başından itibaren bölgede en az 12 ticari geminin hedef alındığı bildirildi. Saldırılarda bazı gemiler battı, bazıları hasar gördü. Son saldırı dalgasında en az 30 denizci hayatını kaybetti veya kayboldu.
Saldırılardan biri, 28 Ekim'de Bulgaristan açıklarında hedef alınan Liberya bayraklı Contship Jet adlı konteyner gemisine yönelikti. Deniz dronlarıyla vurulan gemi daha sonra battı. Gemideki 18 kişilik mürettebatın tamamı kurtarıldı.
Saldırıların Romanya ve Bulgaristan kıyılarına yaklaşması, NATO üyesi ülkelerin güvenlik endişelerini de artırdı. Fransa, ticari gemilere yönelik saldırıların ardından Romanya'da görevlendirdiği deniz karakol uçağının görev süresini uzattı.
Kızıldeniz'de ticari hatlar yeniden tehdit altında
Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda da ticari gemilere yönelik tehdit yeniden yükseldi. Husilerin temmuz ayında Suudi Arabistan bağlantılı gemilere yönelik abluka ilan etmesinin ardından bölgedeki saldırılar arttı.
Africa Center for Strategic Studies tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre, Temmuz 2026'dan bu yana güney Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik 12 saldırı veya saldırı girişimi kaydedildi.
11 Ağustos'ta Babülmendep Boğazı'nda Tihamah adlı yük gemisinin hedef alınması, bölgedeki saldırıların ağır sonuçlarını ortaya koydu. Olayda dört denizci ve kurtarma operasyonunda görev alan iki Yemenli hayatını kaybetti.
IMO'dan denizcilerin korunması çağrısı
IMO Konseyi, 2-6 Kasım tarihlerinde Londra'da düzenlenen 138'inci oturumunda Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz'deki güvenlik gelişmelerini ele aldı. Konsey, deniz yollarının açık, güvenli ve emniyetli tutulması gerektiğini vurgulayarak denizcilerin milliyetleri ve bulundukları bölge fark etmeksizin korunması çağrısında bulundu.
IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, devam eden jeopolitik çatışmalar nedeniyle denizcilerin hayatını kaybettiğini, ağır yaralandığını ve gemilerde terk edilme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Dominguez, bazı denizcilerin ülkelerine geri gönderilme hakkından mahrum bırakıldığını, su, gıda ve tıbbi bakım gibi temel ihtiyaçlara erişimde de sorun yaşadığını ifade etti.
Konsey, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda ticari gemilere ve mürettebatlarına yönelik saldırıları şiddetle kınadı. Rusya'nın ticari gemileri, denizcileri, liman altyapısını ve arama kurtarma unsurlarını hedef alan saldırılarına da tepki göstererek Karadeniz'de seyrüsefer özgürlüğüne bağlılığını yineledi.
Toplantıda Batı Hint Okyanusu ve Aden Körfezi'ndeki korsanlık faaliyetleri de gündeme geldi. IMO, yıl başından bu yana söz konusu bölgede 17 korsanlık ve denizde silahlı soygun girişimi kaydedildiğini açıkladı.
Konsey, üye devletlere denizcilerin ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini tehlikeye atabilecek yasa dışı önlemlerden kaçınma çağrısı yaptı. IMO yönetimi ise yeni can kayıplarını önlemek ve krizin insani etkilerini azaltmak amacıyla ek önlemler üzerinde çalışacağını bildirdi.




