PGE Tugs, 2008 yılında gemi elektrik otomasyonu ve uygulamaları alanında faaliyet göstermek üzerine denizcilik sektörüne adım attı. Kuruluşundan itibaren Tuzla Gemi, Gemak ve Kuzey Star gibi sektörün öncü tersanelerinde hayata geçirilen büyük ölçekli projelerin elektrik donatım ve otomasyon işlerini başarıyla üstlenen firma, mühendislik alanındaki güçlü referanslarıyla kısa sürede dikkat çekti. Bugün Yalova Altınova bölgesindeki projeler de dahil olmak üzere sektörün büyük oyuncularıyla rekabet edebilecek bir konuma ulaşan PGE Tugs, teknik birikimini stratejik yatırımlarla destekledi. Mühendislikten elde ettiği kazancı yine denizcilik sektörüne yönlendiren firma, bu yaklaşımı sayesinde armatörlük alanında da önemli bir ivme yakalayarak faaliyet alanını başarıyla genişletti. PGE Tugs Kiralama Müdürü Serhat Baysal, 2008 yılında bir mühendislik girişimi olarak başlayan ve bugün Türk denizcilik sektörünün en dinamik römorkör filolarından birine dönüşen PGE’nin başarı hikâyesini, karşılaşılan yapısal zorlukları ve şirketin yeni dönem stratejilerini anlattı.
Kuruluştan itibaren mühendislikten gelen teknik disiplin
“PGE Tugs’ın denizcilik serüveni, 2008 yılı itibarıyla gemi elektrik, otomasyon ve uygulama alanlarında uzmanlaşmış bir mühendislik firması olarak başladı” diyen PGE Tugs Kiralama Müdürü Serhat Baysal, “Sektöre adım attığımız ilk günden itibaren kendi öz kaynaklarımız ve teknik yetkinliğimizle fark yaratan bir firma olduk. Kısa sürede piyasada saygın projelere imza atarak adımızı duyurduk. Özellikle büyük ölçekli gemi inşa süreçlerinde üstlendiğimiz kritik rollerle tanındık. Mühendislik disiplinini operasyonel süreçlerin merkezine yerleştirdik. Bugün gelinen noktada şirketimiz; Tuzla Gemi, Gemak ve Kuzey Star gibi Türk gemi inşa sanayiinin dev tersanelerine gelen büyük ölçekli projelerin elektrik donatım ve otomasyon işlerini başarıyla yürütmekteyiz” şeklinde konuştu.
Yalova Altınova bölgesindeki Gemak Tersanesi de dahil olmak üzere, bölgedeki stratejik tersanelerle süregelen iş birlikleri, PGE’nin teknik kapasitesinin en somut göstergesi olduğunu söyleyen Serhat Baysal, firmanın geldiği nokta konusunda, "Bugün artık elektrik ve otomasyon alanında devleşmiş küresel firmalarla rekabet edebilecek bir olgunluğa eriştik. Büyük projelerin ihale süreçlerine ve teklif aşamalarına davet edilen, mühendislik çözümleriyle öncelikli olarak tercih edilen bir kurum haline geldik" ifadelerini kullandı.
Yatırım stratejilerinde rotasyon: Kuru yükten römorkör filosuna
Baysal, “Mühendislik kanadında elde edilen finansal başarı ve sektörel güven, PGE’nin armatörlük alanına adım atması için gerekli zemini hazırladı. Şirket, kazancını yine kendi uzmanlık alanı olan denizciliğe yatırma kararı alarak ilk etapta kuru yük gemisi taşımacılığına yöneldi. Filosundaki kuru yük gemisi sayısını üçe kadar çıkaran firma, bir süre sonra küresel navlun piyasalarındaki dalgalanmaları ve düşüş trendini yakından analiz ederek stratejik bir karar aldı” açıklamasını yaparak şöyle devam ediyor:
Piyasadaki arz-talep dengesini inceleyen PGE yönetimi, römorkör hizmetleri alanındaki profesyonel oyuncu eksikliğini ve bu segmentteki yatırım ihtiyacını fark etti. Bu öngörü doğrultusunda kuru yük gemilerini elden çıkaran şirket, tüm enerjisini ve yatırım bütçesini römorkör filosunu oluşturmaya harcadı. Günümüzde PGE, bu stratejik dönüşümün meyvesi olarak piyasadaki önemli bir boşluğu dolduran, modern ekipmanlarla donatılmış altı adet römorköre sahip güçlü bir yapıya ulaştı.
Operasyonel yayılım ve aktif görev alanları
Baysal, “PGE Tugs filosunda yer alan altı adet römorkör, Türkiye’nin farklı stratejik noktalarında ve açık denizlerde yoğun bir tempo ile hizmet vermeye devam ediyor. Filodaki her bir birim, teknik özelliklerine ve bölge ihtiyaçlarına göre konumlandırılmış durumda. İnebolu Limanı ve Eti Bakır Operasyonları: Filoda yer alan römorkörlerden biri, Türkiye’nin madencilik devlerinden Eti Bakır firması bünyesinde, İnebolu Limanı’ndaki operasyonları yönetiyor. Liman içi manevra ve operasyonel destek hizmetlerinde sergilenen yüksek performans neticesinde, mevcut bir yıllık sözleşmenin ardından beş yıllık yeni bir uzun vadeli sözleşme süreci başlatıldı. Batı Karadeniz ve İhale Süreçleri: Bir diğer römorkör için Bartın Belediyesi tarafından açılan resmi ihalede teklif sunulmuş olup, sonuçların açıklanmasıyla birlikte bölgedeki liman hizmetlerinin üstlenilmesi hedeflenmektedir. Açık Deniz ve Proje Taşımacılığı: Kalan dört römorkör ise açık deniz operasyonlarında, yedekleme (towage) ve proje bazlı çalışmalarda piyasanın taleplerine en hızlı şekilde yanıt verecek pozisyonda tutulmakta. Özellikle filonun amiral gemisi niteliğindeki Türk Loydu klaslı römorkör hem kabotaj sınırları içerisinde hem de uluslararası sularda (yurt dışı) çalışma kabiliyetine sahip olmasıyla şirkete çok yönlü bir operasyonel esneklik sağlamakta” şeklinde konuştu.
Denizcilikte "Genç ve Dinamik" bir hizmet anlayışı
PGE’nin rakiplerinden ayrışan en temel özelliği, sektörün mutfağından gelen genç ve yenilikçi bir yönetim kadrosuna sahip olmasıdır diyen Baysal, “Denizcilik kültürü içerisinde doğup büyümenin verdiği avantajla, sektörün eksiklerini birer fırsata dönüştürdük. İletişim teknolojilerini, sosyal medyayı ve modern raporlama yöntemlerini (e-posta ve anlık bildirimler gibi) operasyonun her aşamasına entegre ettik. Geleneksel denizcilik anlayışını modern yönetim vizyonuyla harmanlıyoruz. Son beş yılda yaşanan ivmelenme, sadece bir büyüme grafiği değil, aynı zamanda profesyonel hizmet kalitesinin bir yansıması olarak görülüyor. Müşteri geri bildirimlerinin pozitif olması, PGE’nin ‘yeni nesil römorkörcülük’ vizyonunu daha da ileriye taşıması için motivasyon kaynağı oluşturuyor. Nihai hedefimiz, Türk bayraklı, daha büyük ve teknolojik donanımı yüksek yeni nesil römorkörlerle piyasada lider konumuna yükselmektir” dedi.
Sektörel sorunlar ve barınma krizi
PGE olarak operasyonel başarının yanında sektörün genelini ilgilendiren yapısal sorunlarla da mücadele ettiklerini söyleyen Baysal, “Bu sorunların başında, özellikle Marmara Bölgesi’nde römorkörlerin güvenli bir şekilde barınabileceği uygun alanların eksikliği geliyor. Personel maliyetlerinin ve işletme giderlerinin zirve yaptığı bir dönemde, milyon dolarlık yatırımların açıkta bırakılması büyük bir risk teşkil ediyor. Sert hava koşullarında açık denizde beklemek zorunda kalan römorkörler hem yakıt sarfiyatı hem de ekip güvenliği açısından zorlayıcı bir tablo oluşturuyor. Şu an için Maltepe Küçükyalı Barınağı’nda geçici bir yer edindik. Daha korunaklı, mendirek yapısı güçlü ve kontrol mekanizmaları olan bir bağlama alanı arayışımızı sürdürüyoruz. Römorkörcülüğün doğası gereği ‘hızlı reaksiyon’ göstermek zorundayız. Deniz kazalarının minimize edilmesi ve acil durumlara müdahale edilmesi için stratejik liman noktalarında yer tahsisinin hayati önem taşıdığını vurgulamak isterim” dedi.
Türkiye kıyılarına stratejik konumlanma hedefi
PGE’nin stratejik vizyonunun sadece Marmara Bölgesi ile sınırlı olmadığını vurgulayan Baysal, şirketin Türkiye’nin tüm kıyı şeridini kapsayacak bir ‘Hızlı Müdahale Ağı’ kurmayı hedeflediğini belirtiyor. Baysal, bu kapsamda yürütülen çalışmaları şöyle aktarıyor:
Akdeniz ve Çanakkale Bölgesi: Boğaz geçişleri ve yoğun trafik hattında acil müdahale kapasitesi. Karadeniz Hattı: Poyrazköy ve İnebolu gibi kritik noktalarda stratejik bekleme alanları. Bu bölgelerde konumlanacak römorkörler sayesinde, denizden gelecek yardım çağrılarına dakikalar içerisinde yanıt verilmesi amaçlanıyor. 6 römorkörün tamamını Marmara’da tutmak yerine, Türkiye’nin 4-5 farklı stratejik bölgesine dağıtarak "stratejik konumlanma" modelini hayata geçirmek için barınma hizmeti veren limanlarla görüşmeler aralıksız sürdürülüyor.
Proje kargo ve kurtarma operasyonlarındaki uzmanlık
Baysal, PGE Tugs’ın sadece bir römorkör kiralama firması değil, aynı zamanda kompleks mühendislik çözümleri gerektiren proje kargo ve deniz kurtarma (salvage) operasyonlarının da merkezinde yer aldığını vurguluyor ve şöyle devam ediyor: Ağır Yük Taşımacılığı: 2024 yılının son çeyreğinde Hareket Vinç ile gerçekleştirilen operasyon, firmanın kapasitesini kanıtlar nitelikte. Ambarlı ve Tekirdağ limanları arasında, dev vinçlerin barç ve duba üzerinde taşınması operasyonu yaklaşık bir ay boyunca titizlikle yönetilmiştir. Kefken Kurtarma Operasyonu: Yakın zamanda Kefken açıklarında alçı yüklü bir geminin karaya oturması üzerine başlatılan operasyon, PGE’nin kriz yönetimi becerisini sergilemiştir. Üçlü bir konsorsiyum çatısı altında 45 günlük bir takvim belirlenmiş; bu süreçte geminin yüzdürülmesi, yükün tahliyesi, yakıt ve yağ bertarafı yapılarak olası bir deniz kirliliğinin önüne geçilmiştir. Profesyonel kurtarma ekipleriyle gemi güvenli bir noktaya çekilerek başarıyla teslim edilmiş.
Konkordato süreci: Stratejik bir "Yeniden Yapılanma" hamlesi
Şirket tarihinin en kritik dönemlerinden birinin 2025 yılının Şubat ayında alınan konkordato kararı olduğunu sözlerine ekleyen Baysal, bu kararın tamamen bilinçli ve şirketin geleceğini koruma amaçlı bir "stratejik hamle" olduğunu belirtiyor ve piyasadaki yanlış algıları birebir müşteri ziyaretleriyle kırdıklarını ifade ediyor.
Baysal, konkordatonun bir iflas değil, devlet güvencesi altında bir koruma ve yapılandırma sistemi olduğunun altını çiziyor. Şaşırtıcı bir veri olarak; konkordato sürecine girildikten sonra firmanın iş hacmi %100 oranında artarak iki katına çıkmıştır. "Piyasa iş bitiriciliği sever" diyen Baysal, grup şirketlerinden birinin bu süreçten başarıyla çıkarıldığını, ikincisinin ise içinde bulunulan ay itibarıyla çıkarılacağını, hedeflerinin ise iki ay içinde tüm gruptan bu süreci tamamen temizlemek olduğunu müjdeliyor.
Geçmişin mirası, geleceğin teknolojisi
PGE’nin sahadaki hırsının mühendislik kökenlerinden beslendiğini vurgulayan Baysal sözlerini şöyle bitiriyor: Gemak Tersanesi’nde MSC konteyner gemisinin scrubber sisteminin 45 günde tamamlanması gibi –ki bu normalde 90 günlük bir iştir– dünya standartlarında rekorlara imza atan ekip, aynı tutkuyu bugün operasyon tarafında da sergiliyor.
Gelecek planları arasında sadece mevcut filoyu yönetmek değil, aynı zamanda batık çıkarma ve deniz inşaat işlerinde kullanılacak vinçli duba yatırımları ile profesyonel dalgıç ekipmanları tedariki de bulunuyor. Ar-Ge çalışmalarına kesintisiz devam eden PGE, "deniz cesareti sever" ilkesiyle, Türk denizcilik sektöründe mühendislik aklını operasyonel cesaretle birleştirmeye devam edecek.




