Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un kontrolündeki FESCO’ya ait Yanina adlı konteyner gemisi, Karadeniz’de uğradığı İHA saldırısının ardından battı. Gemide bulunan 17 kişilik mürettebatın tamamının kurtarıldığı bildirildi.
Yaklaşık 142 metre uzunluğundaki gemi, Novorossiysk’in yaklaşık 130 deniz mili açığında seyir halindeyken iki insansız hava aracı tarafından hedef alındı. Saldırının ardından su almaya başlayan gemide mürettebat tahliye edildi.
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, geminin donmuş gıda, inşaat ve dekorasyon malzemeleri gibi sivil yükler taşıdığını açıkladı. Rusya tarafı saldırıyı deniz haydutluğu olarak nitelendirirken, Ukrayna yönetimi ise saldırıyı doğruladı ve geminin Rusya’nın savaş faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savundu.
17 mürettebatın tamamı kurtarıldı
Saldırı sonrasında gemideki 17 mürettebatın tamamı güvenli şekilde tahliye edildi. Mürettebatın 16’sı bölgede bulunan Delphinus adlı ticari gemi tarafından kurtarılırken, bir mürettebat Rus deniz havacılığı ekipleri tarafından kıyıya ulaştırıldı.
Olayda mürettebattan herhangi bir kişinin hayatını kaybetmediği belirtildi.
962 TEU kapasiteye sahipti
FESCO filosunda 2021 yılından bu yana hizmet veren Yanina, Güney Kore’de inşa edildi. Yaklaşık 142 metre uzunluğundaki gemi, 22 metre genişliğe ve 13 bin 7 ton deadweight kapasitesine sahipti. Geminin konteyner taşıma kapasitesi ise 962 TEU olarak kayıtlara geçti.
Yanina, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya’nın Novorossiysk Limanı arasındaki deniz taşımacılığında kullanılıyordu.
Karadeniz’de ticari gemiler için risk yeniden gündemde
Konteyner gemisinin saldırı sonrasında batması, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu güvenlik risklerini yeniden gündeme getirdi.
Tarafların son dönemde enerji tesisleri, lojistik altyapılar ve deniz taşımacılığıyla bağlantılı hedeflere yönelik saldırıları artırması, Karadeniz’de seyreden ticari gemilerin güvenliği konusunda endişeleri artırıyor.
Yanina’ya yönelik saldırı, savaşın ticari deniz taşımacılığı üzerindeki etkisinin yanı sıra Karadeniz’deki deniz güvenliği risklerinin de yeniden tartışılmasına neden oldu.