İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Adayı, Denizde Yeni Rota Hareketi Lideri ve TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şadan Kaptanoğlu, CNBC-e'de yayınlanan Yeşil Ufuk programına konuk oldu.
Dünya Taşlardan'ın sorularını yanıtlayan Kaptanoğlu; yeşil dönüşümden deniz ticaretinin güvenliğine, dijitalleşmeden Türkiye'nin küresel rekabet gücüne, dönüşümün finansmanından kadınların ve gençlerin sektördeki yerine kadar denizciliğin geleceğini ilgilendiren başlıkları değerlendirdi.
Küresel denizciliğin yelkenden buharlı makinelere geçişten sonraki en büyük dönüşüm sürecine girdiğini ifade eden Kaptanoğlu, bu değişimin yalnızca alternatif yakıtlardan ibaret olmadığını vurguladı.
Karbonsuzlaşma, dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon ve insan kaynağının yeniden geliştirilmesinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Kaptanoğlu, şöyle konuştu:
"2050'ye kadar uzanan büyük bir dönüşümün içindeyiz. Henüz hangi alternatif yakıtın, nerede ve ne ölçüde kullanılacağı bütünüyle netleşmiş değil. Bildiğimiz bir şey var: Tek bir çözüm olmayacak. Birden fazla yakıt, teknoloji ve yaklaşım birlikte gelişecek. Bu dönüşüm er ya da geç gerçekleşecek; en hızlı ve doğru uyum sağlayanlar rekabette öne çıkacak."
"Gemi insanlarımız asker değil; güvenlikleri her şeyden önemli"
Bölgesel çatışmaların ve kritik deniz geçişlerinde yaşanan gerilimlerin ticari denizciliğe etkisine de değinen Kaptanoğlu, Karadeniz başta olmak üzere çatışma bölgelerinde görev yapan gemi insanlarının hayatlarının tehlikeye atılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
"Ticaret gemilerimiz askerî gemiler değildir, gemi insanlarımız da asker değildir. Gemiler, ihtiyaç duyulan bir malı dünyanın bir noktasından diğerine taşıyan ticari araçlardır. Bu nedenle ticaret gemilerinin dokunulmazlığı ve gemi insanlarının güvenliği korunmalıdır. Korsanlıkla mücadelede uluslararası iş birliğinin sonuç verdiğini gördük. Benzer iş birliği modellerini diğer güvenlik tehditleri karşısında da geliştirmeliyiz."
Kaptanoğlu, deniz taşımacılığının dünya tedarik zincirinin temelini oluşturduğunu belirterek denizcilik olmadan küresel ekonomik ve sosyal hayatın sürdürülemeyeceğine dikkat çekti.
"Türkiye, güçlü bir denizcilik merkezi olabilecek bütün unsurlara sahip"
Türkiye'nin Karadeniz, Ege ve Akdeniz'deki stratejik konumunun önemli bir rekabet avantajı sunduğunu ifade eden Kaptanoğlu; Türk deniz ticaret filosunun, tersanelerin, limanların ve denizcilik hizmet sektörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaptanoğlu şöyle konuştu:
"Filomuz dünyada ilk 12 içerisinde. Tersanelerimiz bakım-onarımda ve nitelikli gemi inşasında küresel ölçekte markalaştı. Limanlarımız dünyaya açılan kapımız. Ancak bir denizcilik merkezi yalnızca gemilerden, tersanelerden ve limanlardan oluşmaz. Acentelerimiz, brokerlerimiz, tedarikçilerimiz, yan sanayimiz, lojistik şirketlerimiz ve yetişmiş insan kaynağımız bu ekosistemin ayrılmaz parçalarıdır."
Türkiye'nin bölgesel bir lojistik üs ve güçlü bir denizcilik merkezi olma hedefinin, bütün ekosistemi kapsayan proje temelli bir yaklaşımla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kaptanoğlu, iyi uluslararası örneklerin Türkiye'nin şartlarına uyarlanmasının önemine işaret etti.

Yeşil dönüşüm için yeni finansman modeli çağrısı
Denizcilik sektörünün çevresel dönüşümünün önemli bir yatırım ihtiyacı doğurduğunu kaydeden Kaptanoğlu, Türkiye'ye özgü ve sektörün farklı ölçeklerdeki aktörlerinin erişebileceği bir finansman modelinin oluşturulması gerektiğini söyledi.
Kaptanoğlu, "Avrupa'da karbon vergileriyle oluşturulan kaynakların dönüşüm teşviklerine yönlendirildiğini görüyoruz. Türkiye'nin de kamu ve sektörün birlikte çalışacağı; karbon ticareti, vergilendirme, teşvik ve proje finansmanı araçlarını bir araya getiren bir model geliştirmesi gerekiyor. Dönüşümü yalnızca bir yükümlülük olarak değil, rekabet gücümüzü artıracak bir yatırım alanı olarak ele almalıyız" dedi.
Yapay zekâ ve dijitalleşmenin yakıt tüketiminin azaltılmasından rota optimizasyonuna, liman operasyonlarından filo yönetimine kadar geniş bir alanda belirleyici olacağını dile getiren Kaptanoğlu, mevcut denizcilik insan kaynağının yeni teknolojilere uygun biçimde yeniden eğitilmesini de öncelikli başlıklar arasında gösterdi.
"Denizlerimiz mavi kalbimiz; korumak hepimizin sorumluluğu"
Denizlerin korunmasının yeşil dönüşümün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Kaptanoğlu, TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı olarak şu ifadeleri kullandı:
"Aldığımız iki nefesten birini denizlerimiz sağlıyor. Denizlerimizi mavi kalbimiz olarak düşünmeliyiz."
Deniz kirliliğinin yalnızca denizcilik sektörünün değil, kamunun, özel sektörün ve her bireyin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Kaptanoğlu; TURMEPA'nın Sıfır Atık Mavi yaklaşımı doğrultusunda yürüttüğü çalışmaların önemine dikkat çekerek atığın kaynağında azaltılması, denizlere ulaşmasının önlenmesi ve toplumda kalıcı çevre bilinci oluşturulması gerektiğini söyledi.
Şadan Kaptanoğlu, "Benim yaptığım neyi değiştirir dememeliyiz; bireysel tercihlerimiz çok şey değiştirir. Mavi dönüşüm ve mavi ekonomi ancak hepimiz sorumluluk aldığımızda mümkün olabilir" diye konuştu.
"Uluslararası masalarda Türkiye'nin sesi daha güçlü çıkmalı"
Dünya Armatörler Birliği BIMCO'nun ilk Türk ve ilk kadın başkanı olarak edindiği tecrübeye değinen Kaptanoğlu, uluslararası temsilin yalnızca toplantılara katılmaktan ibaret olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:
"Dünyanın en büyük armatörlerinin ve kamu otoritelerinin bulunduğu masalarda nasıl söz alınacağını, bilgiye nasıl ulaşılacağını ve bir Türk'ün sesinin nasıl güçlü biçimde çıkarılacağını yaşayarak öğrendim. Bu birikimin Türkiye denizciliğine daha fazla yansıması gerektiğine inanıyorum. Uluslararası düzenlemeleri geriden takip eden değil, oluşum aşamasında söz söyleyen bir sektör olmalıyız."
Kadınların ve gençlerin denizcilikte daha görünür olması gerektiğini de belirten Kaptanoğlu, tecrübe ile genç enerjinin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kadınlara ve gençlere sorumluluk verilmesinin sektördeki dönüşümü hızlandıracağını ifade eden Kaptanoğlu, "İyi örnekler oluşturarak, yol açarak ve karar mekanizmalarında gerçek sorumluluk vererek ilerleyebiliriz" dedi.
Denizde yeni rota: Temsilden sonuç üretmeye
Kaptanoğlu'nun canlı yayında ortaya koyduğu yaklaşımın, Denizde Yeni Rota Hareketi'nin İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerine yönelik geliştirdiği vizyonun temelini oluşturduğu belirtildi. Buna göre hareketin; uluslararası temsilin güçlendirilmesi, komiteler aracılığıyla çözüm üretilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün finansmanının desteklenmesi, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve denizcilik ekosisteminin tüm paydaşlarının karar alma süreçlerine dahil edilmesini hedeflediği ifade edildi.
Açıklamada, Deniz Ticaret Odası'nın yalnızca sektör sorunlarının dile getirildiği bir yapı olmasının ötesinde; ihtiyaçların verilerle tespit edildiği, projelerin geliştirildiği, kamu nezdindeki girişimlerin takip edildiği ve üyelere somut çıktılar sunan daha etkin bir çalışma modelinin amaçlandığı kaydedildi.
Kaptanoğlu, programın sonunda Deniz Ticaret Odası'nın önümüzdeki dönemde üstlenmesi gereken rolü şu sözlerle özetledi:
"Deniz Ticaret Odası bizim çatı örgütümüz. Artık 21. yüzyılın sorunlarını 20. yüzyılın yöntemleriyle çözmeye çalışmamalıyız. Denizcilikte yeni rotalara ihtiyacımız var. Yeni bir çalışma biçimiyle, yepyeni ufuklara birlikte yelken açmalıyız. Türkiye bunu yapabilecek güce ve birikime sahip."
7DENİZ




