İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası’nın (DTO) temmuz ayı Meclis toplantısı gerçekleşti.
Meclis Başkanı Başaran Bayrak başkanlığında yapılan toplantıda İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran ekonomik ve sektörel konularda değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasının başında Türkiye'nin farklı noktalarında yaşanan orman yangınlarına dikkat çeken Tamer Kıran, yangın haberlerini büyük bir endişe ve üzüntüyle takip ettiklerini ifade etti. Yangınların en kısa sürede söndürülmesini temenni eden Kıran, yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Temmuz ayında küresel denizcilik piyasalarının gündemini Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve küresel ticarete yönelik belirsizliklerin belirlediğini kaydeden Tamer Kıran, Hürmüz Boğazı'nda devam eden güvenlik sorunları ile Kızıldeniz'de yeniden tırmanan gemi saldırılarının, enerji taşımacılığı ve ticaret rotaları üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürdüğünü dile getirdi.
Mevcut tahminlerin, 2026 yılında küresel denizyolu taşımacılığının ton bazında yüzde 0,1 oranında sınırlı daralacağına, ton-mil bazında ise yüzde 1,3 büyüyeceğine işaret ettiğini belirten Tamer Kıran, önümüzdeki dönemde Orta Doğu’daki gelişmelerin yanı sıra ABD’nin ticaret ortaklarına yönelik gümrük tarifeleri ve küresel ticarette artan korumacı eğilimlerin, denizcilik piyasalarının seyrinde belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi.
“Karadeniz’de faaliyet gösteren armatörler risk değerlendirmelerini çok iyi yapmalı”
Temmuz ayında denizcilik sektörünü en yakından ilgilendiren konunun Karadeniz’de ticari gemilere yönelik artan saldırılar olduğunu kaydeden Tamer Kıran, son olarak saldırıya uğrayan Türk bayraklı Reyhan Sarı adlı dökme yük gemisinde bir denizcinin hayatını kaybetmesinin herkesi derinden üzdüğünü söyledi. Saldırıda hayatını kaybeden denizciye Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve şirketine baş sağlığı, yaralanan denizcilere acil şifalar dileyen Kıran, hayatını kaybeden tüm denizcileri de saygıyla andı.
Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün de bölgeyi en yüksek güvenlik riskini ifaden eden seviye 3 kategorisine çıkardığına dikkat çeken Tamer Kıran şöyle konuştu:
“Biz de Deniz Ticaret Odası olarak bazı mesnetsiz söylemlerin aksine bu konudaki takip ve girişimlerimizi Dışişleri ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklarımız ile istişare ederek sürdürüyoruz. Son olarak Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçiliklerine birer mektup göndererek, Türk denizcilik sektörünü temsil eden çatı kuruluş olarak Karadeniz ve Azak Denizi’nde ticari gemileri ve sivil denizcileri hedef alan saldırılardan duyduğumuz derin endişeyi ilettik, yaşanan can kayıpları ve yaralanmalar karşısındaki tepkimizi açık şekilde ifade ettik. Diğer taraftan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği vasıtasıyla Ukrayna’daki muhatabımıza, saldırılar karşısında duyduğumuz tepkiyi yazılı ve sözlü olarak ilettik. Bundan sonra da temaslarımızı bu bakanlıklarımız ile temas ve istişare yoluyla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Mevcut gelişmelerin, bölgedeki savaş ortamının kısa sürede sona ereceğine dair güçlü bir işaret vermediğine dikkat çeken Tamer Kıran, bu nedenle Karadeniz’de faaliyet gösteren armatörlerin, gemi işletmecilerinin risk değerlendirmelerini çok iyi yapmalarını, ilgili devlet kurumlarının uyarı ve tavsiyelerini yakından takip etmelerini, seyir planlamalarında azami dikkat ve tedbiri göstermelerini tavsiye etti.
“Deniz Ticaret Odası seçim sürecine alet ve istismar edilmeye çalışılmaktadır”
2018 yılında Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine talip olurken, kurumsal ve şeffaf bir Oda yapısı oluşturmayı, katılımcı anlayışı hakim kılmayı taahhüt ettiğini hatırlatan Tamer Kıran, 8 yıllık dönemde bu anlayıştan hiçbir zaman taviz vermediklerini, Oda’yı ilgilendiren önemli konuları meclis üyeleri ve meslek komiteleri ile istişare ettiklerini, yürütülen çalışmaları, yapılan girişimleri ve gelişmeleri açık şekilde paylaştıklarını söyledi.
Geçen ay yapılan Meclis toplantısında da 14 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Gemi Acenteleri Yönetmeliği hakkında sektörde sıkıntı yaratan bazı düzenlemelere ilişkin bakanlık düzeyinde girişimlerin en üst düzeyde devam ettiğini belirttiğini hatırlatan Tamer Kıran, şunları söyledi:
“Ancak üzülerek görüyorum ki eksik ve yanıltıcı bilgilerle Deniz Ticaret Odamız bu konu üzerinden seçim sürecine alet ve istismar edilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle, sürecin nasıl yürütüldüğünü bir kez daha kayıt altına almak ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Oda’mız, Gemi Acenteleri Yönetmeliği hazırlanırken, sektör ile Denizcilik Genel Müdürlüğü arasındaki koordinasyonu sağlayan temel kurum olarak üyelerimizin ve sektör paydaşlarımızın görüşlerinin alınması, ortak sektör görüşünün oluşturulması ve Denizcilik Genel Müdürlüğüne eksiksiz şekilde aktarılması konusunda etkin bir sorumluluk üstlenmiştir. Altını özellikle çizmek isterim ki, sürecin her aşamasında üyelerimizden gelen tüm görüşler herhangi bir ayrım yapılmaksızın İdaremize iletilmiştir.”
Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından ilk kez 26 Şubat 2025 tarihinde Oda’ya iletilen Yönetmelik Taslağı’nın, ertesi gün yayımlanan 157 sayılı sirküler ile tüm üyelerin ve ilgili sektör paydaşlarının değerlendirmesine sunulduğunu belirten Tamer Kıran, Oda’ya ulaşan bütün görüş ve önerilerin herhangi bir ayrım yapılmaksızın bir araya getirilerek 21 Mart 2025 tarihli ve 758 sayılı yazıyla Denizcilik Genel Müdürlüğü’ne iletildiğini kaydetti.
Tamer Kıran, ilk taslağa ilişkin sektör görüşünde, mali yeterlilik kriterlerinin yeniden değerlendirilmesi, kazanılmış hakların korunması, mevcut acentelerin yeni düzenlemelerden muaf tutulması, acente personelinin tecrübeye dayalı müktesep haklarının korunması ve gemi acentesi sorumlusu veya personeli olabilmek için denizcilikle ilgili programlardan mezun olma şartının aranmaması yönündeki taleplerin ayrıntılı şekilde bakanlığa sunulduğunu kaydetti.
Bakanlık tarafından revize edilen taslağın 1 Ağustos 2025 tarihinde yeniden Oda’ya gönderildiğini, aynı gün yayımlanan 579 sayılı Sirküler ile ikinci kez üyeler ve sektör paydaşlarının görüşüne açıldığını anlatan Tamer Kıran, ulaşan tüm görüş ve önerilerin de eksiksiz şekilde değerlendirilerek sektörün ortak görüşü olarak 29 Ağustos 2025 tarihli ve 1871 sayılı yazı ile Denizcilik Genel Müdürlüğüne iletildiğini söyledi.
Tamer Kıran sözlerine şöyle devam etti:
“İkinci taslağa ilişkin görüşümüzde de üyelerimizden gelen bütün değerlendirmeler istisnasız şekilde Bakanlığımıza aktarılmış, özellikle kazanılmış hakların korunması gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır. Bunun yanında, acente personeli istihdamına ilişkin düzenlemenin B ve C sınıfı acentelere ilave mali yük getireceğini belirterek, bu acentelerin mevcut yapılarının korunmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını, denizcilik mezunu personel istihdamı şartının yalnızca A sınıfı acenteler için uygulanmasının daha uygun olacağını ifade ettik. Neticede, acente sahip ve ortaklarının ilave bir şart aranmaksızın acente sorumlusu olarak yetkilendirilebilmesi yönündeki talebimiz yayımlanan Yönetmelikte yer almıştır. Aynı şekilde, belge ücretlerinde öngörülen yüksek rakamlar daha makul seviyelere indirilmiş ve bu talebimiz de karşılık bulmuştur.”
Sürecin her aşamasında Oda’ya ulaşan hiçbir talebin göz ardı edilmediğini, üyelerin ve sektör paydaşlarının görüşlerinin ilgili İdare’ye aktarıldığını kaydeden Tamer Kıran, iletilen görüşlerin büyük bir bölümünün Yönetmeliğe yansıtıldığını, karşılık bulmayan hususlara ilişkin girişimlerin ise Yönetmeliğin yayımlanmasının ardından da devam ettiğini söyledi.
Bu kapsamda, Yönetmeliğin yayımlanmasından sonra üyelerden gelen talep ve eleştirilerin de Denizcilik Genel Müdürlüğüne kapsamlı bir yazı ile iletildiğini kaydeden Tamer Kıran, şunları söyledi:
“Söz konusu yazımızda, B ve C sınıfı acenteler bakımından YÖK Atlasında yer alan denizcilik bölümlerinden mezun personel istihdamı şartının doğuracağı sonuçların yeniden değerlendirilmesini ve bu şartın kaldırılmasını talep ettik. Aynı yazımızda, bazı Liman Başkanlıklarınca acente botu işletenlerden de acente yetki belgesi istenmesine yönelik uygulamanın önüne geçilmesini, ayrıca Yönetmelikle aynı ofiste birden fazla acentenin faaliyet göstermesine izin verilmemesinin sektörde yaratacağı olumsuz sonuçları ortaya koyarak ilgili maddenin iptalini istedik.
Yönetmelikte yer alan personel istihdamına ilişkin hükümlerin uygulanması kapsamında, Denizcilik Genel Müdürlüğünün yayımladığı program listesini YÖK Atlas verileri doğrultusunda yeniden inceleyerek mevcut listeye 22 bölümün daha eklenmesi gerektiğini yazılı olarak ilettik. Nitekim ısrarlı girişimlerimiz neticesinde daha önce yayımlanan denizcilikle ilgili bölümlere ek olarak 14 bölüm daha ilave edilerek liste güncellendi.”
Tamer Kıran, taslak yönetmeliğin ilk defa gönderildiği 26 Şubat 2025 tarihinden bugüne kadar yapılan bunca çalışmaya rağmen Oda’nın, Yönetmeliğin hazırlık sürecine gerektiği şekilde müdahil olmadığı veya üyelerin görüş ve beklentilerini ilgili mercilere yeterince aktarmadığı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılmasını, Oda’nın bu süreçte ortaya koyduğu çabaların yok sayılmasını doğru bulmadığını söyledi.
Hurda teşviki açıklaması
Tamer Kıran, temmuz ayında sektörü yakından ilgilendiren mevzuat çalışmalarından birisinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 16 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlanan, “Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” olduğunu belirtti.
Yapılan değişikliklerle, hurda teşvikinden yararlanmak için geminin Türk bayrağında bulunması gereken süre iki yıldan üç aya indirildiğini, ayrıca hurdaya ayrılan geminin 12 bin GT ve üzerinde olması halinde yerine inşa edilecek yeni geminin en az yarısı, 12 bin GT’nin altında olması halinde ise en az üçte biri büyüklüğünde olması şartının getirildiğini hatırlattı.
Tamer Kıran, “Yapılan bu düzenlemenin gemi yenileme projelerine katkı sağlamasını umut etmekle birlikte, asıl ihtiyaç duyduğumuz yenilemenin istenilen ölçekte gerçekleştirilebilmesi için mevcut şartların ve sektörümüzün güncel gerçekleri dikkate alınarak daha da geliştirilmesi gerektiğine inanıyor, bunu ilgili mercilerle paylaşıyoruz” dedi.
Bir diğer önemli gelişmenin de Gümrük Yönetmeliği’nin 482’nci maddesinin uygulanmasıyla ilgili ciddi sıkıntılara yol açan bir konunun çözüme kavuşturulmasının olduğunu belirten Tamer Kıran, sektör açısından önemli bir belirsizliği ve ciddi bir sorunu ortadan kaldıran yaklaşımı dolayısıyla Ticaret Bakanlığına ve Gümrükler Genel Müdürlüğüne teşekkür etti.
“Seçimler gelir geçer, baki olan dostluklar ve yapılanlardır”
Mevcut yönetim kurulu olarak görev sürelerinin son anına kadar sektörü ilgilendiren her konuda üyelerin hak ve menfaatlerini gözeten yapıcı girişimleri kararlılıkla sürdüreceklerini, ilgili kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içerisinde gelişmeleri yakından takip ederek çalışmalarına aynı kararlılıkla devam edeceklerini belirten Tamer Kıran, “Bu konuda bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da herkesin müsterih olmasını, girmiş bulunduğumuz seçim ortamı nedeniyle uyum ve ahengimizi bozacak her türlü söylem ve eylemden kaçınılmasını özellikle rica ediyorum. Unutulmamalıdır ki seçimler gelir geçer. Baki olan dostluklar, yaşanmışlıklar ve yapılanlardır” diye konuştu.

Toplantıya gazeteci Metehan Demir de katıldı. Demir, “Bölgedeki Bitmeyen Savaşların, Bitmeyen Risklerine Karşı Taktik Planlama ve Gelecek Analizi” konulu sunum yaptı.
Meclis toplantısı meclis üyelerinin görüşlerini dile getirmesinin ardından sona erdi.



7DENİZ




