Pakistan açıklarında haftalardır sürüklenir halde bulunan, Bahamalar bayraklı ve Birleşik Arap Emirlikleri mülkiyetindeki 314 metre uzunluğundaki bir LNG gemisi, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri nedeniyle geçiş yapamıyor. Gemide görevli 34 kişilik mürettebat, gemi sahiplerinin talebine rağmen boğazdan geçerek saldırı riskiyle karşı karşıya kalmak istemiyor.
Mürettebatın geçişe onay vermemesi, denizcilik sektöründe savaş bölgelerine yönelik seferlerde yaşanan güvenlik ve çalışma koşulları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Denizciler, savaş riski bulunan bölgelere gitmeyi reddetme hakkına sahipken, bazı şirketler geçişi kabul eden personele yüksek ek ödemeler sunuyor.
Hürmüz Geçişi İçin Yüksek Risk Primleri
Hürmüz Boğazı’ndan geçmeyi kabul eden gemilerde kaptanlara aylık 100 bin dolara kadar ödeme ve 50 bin dolara ulaşan risk primleri teklif edildiği bildiriliyor. Diğer mürettebat üyelerinin ücretlerinin ise normal seviyelerin dört ila altı katına çıktığı belirtiliyor.
Bazı gemilerde personele 10 bin dolara varan ek ödemeler sunulurken, ödemelerin görev tanımına ve temel maaşa göre değiştiği aktarılıyor. Bu durum, aynı tehlikeye maruz kalan mürettebat üyeleri arasında ücret eşitsizliği tartışmalarına da yol açıyor.
Boğazdaki Gemi Trafiği Yüzde 90’dan Fazla Geriledi
Dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği, bölgede başlayan savaşın ardından sert düşüş gösterdi. Savaş öncesinde günde 125’ten fazla geminin geçtiği boğazdaki trafik, günde 10 ila 12 geminin altına geriledi.
İnsansız hava aracı saldırıları, deniz mayınları ve kaynağı belirsiz mühimmatlarla gerçekleştirilen saldırılar, ticari gemiler için riskleri artırıyor. Tankerlerde ve LNG gemilerinde yangın, batma ve elektrik kesintileriyle sonuçlanan olaylar da güvenlik endişelerini derinleştiriyor.
Bazı gemilerin geçiş sırasında tespit edilmemek amacıyla Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) cihazlarını kapattığı, geceleri seyir fenerlerini söndürdüğü ve telsiz ekipmanlarını devre dışı bıraktığı belirtiliyor.
Bölgede artan saldırı riski, denizcilerin güvenliğini ve gemi işletmecilerinin sefer kararlarını doğrudan etkiliyor. Yüksek risk primleri geçişleri teşvik etmeye yönelik bir araç olarak öne çıksa da mürettebatın güvenlik endişeleri, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının önündeki önemli engellerden biri olmayı sürdürüyor.



