Petrol fiyatlarının yükselişi enerji piyasalarının en görünür sonucu olurken, çok daha büyük hareket petrolün taşınma maliyetinde yaşanıyor. Tanker bulmanın zorlaşması ve kritik deniz yollarındaki risk primi, navlun fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı.

Bu yükselişin finansal piyasalardaki en çarpıcı sonucu ise Breakwave Tanker Shipping ETF'de görüldü. Kaldıraç kullanmadan petrol tanker navlun vadeli işlemlerine yatırım yapan fon, yılın başından bu yana birkaç bin yüzdelik yükselişle ABD piyasalarının en dikkat çekici yatırım araçlarından biri haline geldi.

19 dolardan 700 doların üzerine çıktı

Fon 2025'in son işlem gününde yaklaşık 19 dolar seviyesinde bulunuyordu. 11 Eylül kapanışında ise fiyat 726,92 dolara ulaştı.

Böylece yıl sonu kapanışına göre yükseliş yüzde 3.600'ün üzerine çıktı. Sadece 8-11 Eylül arasındaki dört işlem gününde fiyat 550 dolar civarından 726 doların üzerine yükseldi.

Son işlem günündeki artış da yüzde 11,8'i buldu. Fonun gün içinde 743 doların üzerine çıkması, tanker navlunlarındaki sert hareketin finansal piyasalara ne ölçüde taşındığını gösterdi.

Bu fon tanker şirketlerine yatırım yapmıyor

Fonun yükselişini sıra dışı kılan ayrıntılardan biri de yapısı. Breakwave Tanker Shipping ETF doğrudan tanker şirketlerinin hisselerini satın alan klasik bir ulaştırma fonu değil.

Fon, ham petrolün tankerlerle taşınma maliyetini izleyen navlun vadeli işlemlerine yatırım yapıyor. Portföyün yaklaşık yüzde 90'ı çok büyük ham petrol tankerlerinin Orta Doğu ile Asya arasındaki taşıma fiyatlarına, kalan kısmı ise daha küçük Suezmax tanker güzergâhlarına bağlı.

Bu nedenle tanker kiralama ücretleri yükseldiğinde fon doğrudan bundan faydalanabiliyor. Navlun fiyatlarının düşmesi ise aynı mekanizma nedeniyle fonda çok sert kayıplara yol açabiliyor.

Tanker kiralamanın günlük maliyeti 1 milyon dolara yaklaştı

Navlun piyasasındaki hareket fon fiyatındaki yükselişi açıklayacak kadar güçlü. Orta Doğu'dan Çin'e ham petrol taşıyan çok büyük tankerlerin günlük kazançlarının bazı güzergâhlarda 1 milyon dolara yaklaşması, sektörü daha önce görülmeyen seviyelere taşıdı.

Umman-Çin hattında tanker gelirleri bir ay içinde birkaç kat artarken, Batı Afrika-Asya ve ABD Körfezi-Asya güzergâhlarında da tarihi seviyeler görüldü.

Sorunun temelinde gemi sayısının fiziksel olarak azalmasından çok, tankerlerin riskli bölgelerde çalışmak istememesi bulunuyor. Güvenlik tehdidi arttıkça mevcut tankerlerin bir kısmı bölgeden uzaklaşıyor, kalan gemiler için ise çok daha yüksek ücret talep ediliyor.

Türk konteyner şirketi Rusya seferlerini askıya aldı
Türk konteyner şirketi Rusya seferlerini askıya aldı
İçeriği Görüntüle

Hürmüz krizi navlun fiyatını yeniden yazdı

Hürmüz Boğazı dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Bölgede saldırı riskinin yükselmesi, sigorta maliyetlerinden mürettebat primlerine kadar tanker işletmesinin hemen her kalemini pahalılaştırıyor.

Gemilerin alternatif rotalara yönelmesi de yolculuk süresini uzatarak tanker arzını fiilen daraltıyor. Bir tanker daha uzun süre aynı yükle meşgul kaldığında piyasada yeni yükler için kullanılabilecek gemi sayısı azalıyor.

Bu nedenle petrolün varil fiyatı sabit kalsa bile, üretici ile alıcı arasındaki taşıma maliyeti hızla yükselebiliyor. Son haftalarda yaşanan gelişmeler, savaşın enerji fiyatlarına yalnızca petrol üzerinden değil lojistik üzerinden de baskı oluşturduğunu gösteriyor.

Bir varil petrolün üzerine navlun faturası ekleniyor

Tanker piyasasındaki yükseliş yalnızca gemi sahipleri veya yatırım fonları açısından önem taşımıyor. Taşıma maliyetlerindeki artış, ithal edilen petrolün nihai maliyetine ekleniyor.

Özellikle Orta Doğu'dan uzun mesafeli petrol alan ülkelerde navlun maliyetinin kalıcı biçimde yüksek seyretmesi, rafineri maliyetlerinden akaryakıt fiyatlarına kadar geniş bir zinciri etkileyebilir.

Türkiye açısından da konu yalnızca petrolün uluslararası fiyatıyla sınırlı değil. Ham petrolün taşınması, sigortalanması ve güvenli rotalardan geçirilmesi için ödenen ek maliyetlerin büyümesi enerji ithalat faturasındaki baskıyı artırabilir.

Yüzde 3.600'lük yükseliş neden riskli

Fonun performansı dikkat çekici olsa da aynı yapı ters yönde çok yüksek oynaklık yaratabiliyor. Navlun vadeli işlemlerinin kısa sürede sert hareket etmesi, fon fiyatında çift haneli günlük yükselişlerin yanı sıra büyük düşüşlere de yol açabiliyor.

Nitekim fon ağustos ayında tek bir işlem gününde yüzde 20'nin üzerinde değer kaybetti. Bu nedenle yıl içindeki olağanüstü yükseliş, aynı zamanda yatırım aracının ne kadar yüksek risk taşıdığını da ortaya koyuyor.

Önümüzdeki dönemde fonun yönünü belirleyecek temel unsur petrol fiyatından çok tanker taşımacılığındaki sıkışıklığın ne kadar süreceği olacak. Hürmüz ve Bab el Mendeb çevresindeki güvenlik riski azalırsa navlun fiyatlarında hızlı geri çekilme görülebilir; gerilimin sürmesi halinde ise tanker kıtlığı ve yüksek taşıma ücretleri gündemde kalabilir.

Kaynak: Dünya