Somali Ship Register Limited CEO’su Çağdaş Oykun Saltaş 35 yıl aradan sonra yeniden kurulan ulusal gemi sicilinin, ülkenin denizcilik egemenliğini, mavi ekonomi vizyonu ve küresel deniz ticaretindeki hedefleri açısından taşıdığı önemi anlattı. SSRL olarak bu sürecin uygulama ortağı olarak görevlendirildiklerini belirten Saltaş, “Amacımız yalnızca gemi kaydı yapmak değildir. Hedefimiz uluslararası mevzuata tam uyumlu, şeffaf, güvenilir ve dijital bir bayrak devleti idaresi oluşturarak Somali'nin uluslararası denizcilik camiasında saygın ve güvenilir bir konuma ulaşmasına katkı sağlamaktır” dedi.
Somali yaklaşık 35 yıl aradan sonra yeniden ulusal gemi sicil sistemini kurma kararı aldı. Bu girişimin Somali’ye olası katkılarını nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz?
Somali'nin ulusal gemi sicilini yeniden hayata geçirme kararı, ülkenin denizcilik alanındaki egemenlik haklarını yeniden etkin şekilde kullanma iradesinin bir sonucudur. SSRL olarak biz, bu sürecin uygulama ortağı olarak görevlendirildik. Amacımız yalnızca gemi tescili yapmak değil; uluslararası standartlara uygun, şeffaf, güvenilir ve sürdürülebilir bir gemi sicil sistemi oluşturmaktır. Bu girişimin Somali'nin uluslararası denizcilik camiasındaki yerini güçlendireceğine inanıyoruz.
Bildiğiniz üzere, Somali'nin Münhasır Ekonomik Bölgesi, uzun yıllar boyunca yabancı balıkçı gemilerinin yasa dışı avcılık faaliyetlerine maruz kalmıştır. Bu durum, ülkenin deniz kaynaklarının kontrolsüz şekilde kullanılmasına yol açarken, deniz güvenliğinin zayıflamasına ve bölgede korsanlık gibi olumsuz gelişmelerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan unsurlardan biri olmuştur. Somali Devleti, deniz yetki alanları üzerindeki egemenlik haklarını daha etkin şekilde kullanmak ve denizcilik sektörünü yeniden yapılandırmak amacıyla yaklaşık 35 yıl aradan sonra ulusal gemi sicil sistemini yeniden kurma kararı almıştır. Bu kararın temel amaçlarından biri, Somali tarafından ruhsatlandırılan ve karasular ile Münhasır Ekonomik Bölgede faaliyet gösteren balıkçı gemilerinin Somali bayrağı altında faaliyet göstermesini teşvik ederek etkin denetim ve kontrol sağlamaktır. Bununla birlikte, yalnızca balıkçılık filosuna odaklanan bir yapı yerine uluslararası denizcilik standartlarına uygun, rekabetçi bir açık gemi sicili (Open Registry) modeli benimsenmiştir. Böylece dünya ticaret filosunda faaliyet gösteren ticari gemilerin de Somali bayrağını tercih etmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşım hem Somali'nin denizcilik gelirlerini artıracak hem de ülkenin uluslararası denizcilik camiasındaki görünürlüğünü ve itibarını güçlendirecektir.
Somali Ship Register Limited (SSRL), Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanlığı ile imzalanan Mutabakat Zaptı ve Yetkilendirme Anlaşması kapsamında gemi sicili hizmetlerini yürütmek üzere yetkilendirilmiş bağımsız bir kuruluştur. Ancak burada özellikle vurgulamak isterim ki, gemi siciline ilişkin nihai egemenlik ve düzenleyici otorite tamamen Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanlığı'na aittir. Bakanlık, bayrak devleti adına hareket eden tek sovereign authority olup, SSRL ise bu yetkinin uygulanmasına yönelik teknik ve idari hizmetleri sağlayan yetkilendirilmiş operatördür.
Bu kapsamda gemi tescil işlemlerinin yürütülmesi, teknik ve idari incelemelerin yapılması, yaptırım ve uygunluk kontrollerinin gerçekleştirilmesi, dijital gemi sicil altyapısının işletilmesi ve uluslararası kuruluşlarla teknik koordinasyon görevlerini üstleniyoruz. Bunun yanında, IMO'nun son yayımladığı yasa dışı gemicilik faaliyetleri ve bayrak devletlerinin sorumluluklarına ilişkin rehber ve sirkülerler doğrultusunda, Somali bayrağının uluslararası eksiksiz yerine getirebilmesi için gerekli idari ve teknik altyapıyı oluşturuyoruz. Bu kapsamda Recognized Organization, Deputy Registrar,Flag State Inspector atamalarını gerçekleştiriyor, bu kuruluşların faaliyetlerini denetliyor ve Bakanlığa uluslararası sözleşmeler, IMO kuralları ve en iyi uygulamalar çerçevesinde teknik tavsiyelerde bulunuyoruz. Hedefimiz; uluslararası mevzuata tam uyumlu, şeffaf, güvenilir ve dijital bir bayrak devleti idaresi oluşturarak Somali'nin uluslararası denizcilik camiasında saygın ve güvenilir bir konuma ulaşmasına katkı sağlamaktır.
Somali bayrağının uluslararası arenada saygın bir konuma ulaşması adına nasıl bir yol haritası izleyeceksiniz?
Günümüzde güvenilir bir gemi sicili yalnızca gemi tescil eden ve belge düzenleyen bir yapı değildir. Güçlü bir bayrak devleti idaresi; uluslararası sözleşmelere uyum sağlayan, etkin denetim mekanizmaları kuran ve dijital altyapısını sürekli geliştiren bir sistem olmak zorundadır. Bizim önceliğimiz, IMO sözleşmeleri ve uluslararası denizcilik standartlarına tam uyumlu bir bayrak devleti yönetimi oluşturmaktır. Bu kapsamda GISIS üzerindeki tüm kayıt ve bildirimlerin eksiksiz tutulması, LRIT sisteminin IMSO gözetiminde etkin şekilde işletilmesi ve IMSAS kapsamında beklenen idari ve teknik altyapının oluşturulması temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır.
İlk yıllarda kontrollü ancak ticari açıdan rekabetçi bir büyüme stratejisi izleyeceğiz. Filomuzu nitelikli ve sürdürülebilir şekilde büyütmeyi hedeflerken, sistemimiz olgunlaştıkça kabul kriterlerimizi ve teknik gerekliliklerimizi daha da sıkılaştıracağız. Nihai hedefimiz; sadece gemi sayısıyla öne çıkan bir sicil olmak değil, uluslararası denizcilik camiasında güvenilirliği, şeffaflığı ve IMO standartlarına uyumuyla örnek gösterilen bir bayrak devleti haline gelmektir.
Modern bir gemi sicili yalnızca kayıt ücreti elde eden bir yapı değildir. Doğru kurgulandığında, bir ülkenin denizcilik ekosisteminin gelişimini destekleyen stratejik bir altyapıdır. Bizim hedefimiz; güçlü KYC ve due diligence süreçleriyle desteklenen, uluslararası yaptırım kontrollerini etkin şekilde uygulayan, tamamen dijital altyapıya sahip, şeffaf yönetim anlayışıyla çalışan, yetkilendirilmiş klas kuruluşları ile yakın iş birliği içinde olan ve etkin bir bayrak devleti denetim sistemiyle desteklenen güvenilir bir gemi sicili oluşturmaktır.
Böyle bir sistem, uluslararası armatörler ve yatırımcılar açısından güven ortamı oluşturacaktır. Güvenilir ve uluslararası standartlara uygun bir gemi sicili; yabancı yatırımların artmasına, denizcilik sektöründe yeni istihdam alanlarının oluşmasına, yerel teknik uzmanlığın gelişmesine ve Somali'nin küresel denizcilik sektörüne daha güçlü şekilde entegre olmasına katkı sağlayacaktır. Bunun yanında gemi yönetimi, klas, denetim, eğitim, liman hizmetleri, sigorta ve denizcilik teknolojileri gibi birçok yan sektörde de ekonomik hareketlilik yaratacaktır. SSRL olarak biz, bu dönüşümün teknik altyapısını kurmaya ve Somali'nin uluslararası standartlarda, güvenilir ve saygın bir bayrak devleti haline gelmesine katkı sağlamaya odaklanıyoruz. Somali'nin denizcilik ekonomisinin sürdürülebilir büyümesini destekleyecek güçlü ve güvenilir bir sistem inşa etmekteyiz.
Somali ile Türkiye arasında son yıllarda savunma, limancılık, deniz güvenliği ve denizcilik alanlarında dikkat çeken bir iş birliği bulunuyor. Bu gemi sicil projesi, iki ülke arasındaki denizcilik ilişkilerine nasıl bir ivme kazandırabilir?
Türkiye ile Somali arasındaki ilişkiler son on yılda örnek gösterilen stratejik ortaklıklardan biri haline gelmiştir. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında Somali'ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler yeni bir ivme kazanmış; insani yardımın ötesine geçerek kurumsal ve stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Bugün sağlık, eğitim, altyapı, ulaştırma, savunma, güvenlik, ekonomik kalkınma ve kurumsal kapasite geliştirme gibi birçok alanda somut projeler başarıyla yürütülmektedir.
Özellikle son dönemde denizcilik alanında atılan adımlar bu ortaklığın en stratejik boyutlarından biri haline gelmiştir. Deniz güvenliğinin güçlendirilmesi, Somali deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi, deniz yetki alanlarının korunmasına yönelik iş birlikleri, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile mavi ekonomi vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmalar, iki ülke arasındaki güvene dayalı stratejik ortaklığın en somut göstergeleridir. Bunun yanında altyapı yatırımları, ekonomik kalkınma projeleri ve ileri teknoloji alanlarında geliştirilen iş birlikleri de ilişkilerin her geçen gün daha kapsamlı bir nitelik kazandığını göstermektedir.
Bu süreçte özellikle Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Sayın Abdulkadir Mohamed Nur'un ortaya koyduğu vizyon ve güçlü siyasi irade, Somali'nin denizcilik sektörünün yeniden yapılandırılması açısından önemli bir itici güç olmuştur. Bakanlığın öncülüğünde yürütülen reformlar; denizcilik idaresinin güçlendirilmesi, deniz güvenliğinin artırılması ve uluslararası standartlara uygun kurumsal yapının oluşturulması bakımından Somali için yeni bir dönemin başlangıcını temsil etmektedir.
Aynı şekilde T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bu süreçte sağladığı bilgi birikimi, teknik tecrübe ve kurumsal destek büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin bayrak devleti yönetimi, liman devleti kontrolü, deniz emniyeti, limancılık, VTS, hidrografi ve uluslararası denizcilik uygulamalarındaki güçlü deneyiminin Somali'ye aktarılması, kurumsal kapasitenin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu desteğin önümüzdeki dönemde daha da güçlenerek devam edeceğine inanıyoruz.
Somali Uluslararası Gemi Sicili projesini de bu geniş stratejik vizyonun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Gemi sicili yalnızca teknik bir kayıt sistemi değil; bilgi transferini, kurumsal kapasite gelişimini, dijital dönüşümü ve uluslararası entegrasyonu destekleyen stratejik bir projedir.
Somali, STCW Kural I/10 kapsamında ilgili denizcilik idareleriyle karşılıklı tanıma protokolleri imzalamayı hedeflemektedir. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti’nin, iki ülke arasındaki yakın iş birliği ve karşılıklı güven çerçevesinde ilk destek veren ülkelerden biri olmasını temenni ediyoruz.
Bunun yanında, VTS ve hidrografi alanlarındaki projelerimizi de olgunlaştırıyoruz. Deniz trafik yönetimi, seyir emniyeti ve hidrografik kapasitemizi geliştirerek Somali'nin karasuları ve Münhasır Ekonomik Bölgesi üzerinde daha etkin bir denizcilik yönetimi ve kontrol sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün itibarıyla Türkiye ile Somali arasında doğrudan konteyner hattı kurulmuş olup, Türk sahipli gemilerle düzenli seferler gerçekleştirilmekte ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi her seferde artmaktadır. Bunun yanında, Çağrı Bey sondaj gemisi ve ona destek veren üç PSV gemisi Somali açıklarında faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca, Türkiye'deki balıkçılık sezonunun sona ermesiyle birlikte Türk balıkçı gemileri Somali sularında avlanmak üzere lisanslandırılmış, bu süreçte yalnızca ekonomik faaliyet yürütmeleri değil, aynı zamanda bilgi ve tecrübelerini Somalili balıkçılara aktararak yerel kapasitenin gelişimine katkı sağlamaları da hedeflenmiştir.
Eğitim alanında ise, Piri Reis Üniversitesi ile planlanan iş birliği kapsamında Somali'deki insan kaynağının uluslararası standartlarda denizcilik eğitimi alarak sektöre kazandırılması hedeflenmektedir. Bu sayede Somali'de nitelikli denizci yetiştirilirken, Türk armatörleri için de gelecekte eğitimli ve uluslararası standartlara uygun gemi adamı istihdamına yönelik önemli bir insan kaynağı oluşturulacaktır. Bu modelin, iki ülke arasında sürdürülebilir ve karşılıklı fayda sağlayan bir denizcilik iş birliğinin temel taşlarından biri olacağına inanıyoruz.
Somali Gemi Sicili'nin uluslararası standartlarda faaliyet göstermesi, bu iş birliklerini daha da güçlendirecektir. Türk armatörleri, klas kuruluşları, denizcilik eğitim kurumları, teknik hizmet sağlayıcıları ve denizcilik danışmanlık şirketleri için yeni iş ve yatırım fırsatları doğacaktır. Aynı zamanda STCW, liman devleti denetimleri, gemi kayıt işlemleri ve teknik iş birlikleri gibi alanlarda iki ülke arasında daha güçlü bir kurumsal bağ kurulmasına katkı sağlayacaktır.
1991 yılından sonra Somali bayrağı altında tescil edilen ilk gemi olan ‘Guney’, sembolik açıdan önemli bir başlangıç oldu. Önümüzdeki 5 yıl içinde Somali gemi sicilini dünya denizcilik haritasında hangi noktaya taşımayı amaçlıyorsunuz?
"Guney" gemisinin tescili, yalnızca ilk geminin Somali bayrağına geçmesi değil, aynı zamanda yaklaşık 35 yıl sonra Somali ulusal gemi sicilinin yeniden faaliyete geçtiğinin somut göstergesi olmuştur. Bugün itibarıyla Somali Uluslararası Gemi Sicili'ne 10 gemi başarıyla tescil edilmiş olup, buna yakın sayıda geminin başvurusu da teknik ve hukuki değerlendirme süreçlerinden geçmektedir. Bu ilgi, uluslararası armatörlerin yeni kurulan sicile duyduğu güvenin önemli bir göstergesidir.
Bugüne kadar tescil ettiğimiz gemilerin yaşları da dikkate alındığında, Paris MoU ve Mediterranean MoU kapsamındaki ilk Liman Devleti Kontrolü denetimlerinden herhangi bir tutuklama yaşamadan başarıyla geçmeleri bizim için son derece önemli bir göstergedir. Bu sonuç, uyguladığımız teknik inceleme, uygunluk değerlendirmesi ve bayrak devleti denetimlerinin doğru yönde ilerlediğini göstermektedir.
Yeni kurulmuş bir gemi sicili olmamız nedeniyle bugün henüz Paris MoU Performans Listesi'nde siyah, gri veya beyaz bayrak olarak sınıflandırılmış değiliz. Ancak göstereceğimiz operasyonel performans, PSC sonuçlarımız ve uluslararası yükümlülüklere tam uyum sayesinde, önümüzdeki üç yıl içerisinde beyaz listeye giren güvenilir bir bayrak devleti olmayı hedefliyoruz.
IMO Deniz Emniyeti Komitesi'nin (MSC 111) son toplantısında alınan önemli kararlardan biri de LRIT sisteminin finansal yapısının yeniden düzenlenmesi olmuştur. Bu kapsamda, kıyı devletlerinin kendi kıyılarından itibaren 1.000 deniz mili içerisindeki deniz alanında seyreden gemilere ait standart LRIT konum bilgilerinin ücretsiz olarak sağlanması prensipte kabul edilmiştir. Bu karar, özellikle gelişmekte olan kıyı devletlerinin deniz emniyeti, deniz güvenliği ve deniz alanı farkındalığını güçlendirmesi açısından son derece önemli bir gelişmedir. Somali, Afrika'nın en uzun kıyı şeritlerinden birine sahip ülkesidir. Bu nedenle söz konusu düzenleme sayesinde çok geniş bir deniz alanında seyreden gemilere ilişkin LRIT verilerine ilave bir mali yük oluşturmadan erişebilme imkânı doğacaktır. Bu durum; deniz trafiğinin daha etkin izlenmesine, yasa dışı faaliyetlerle mücadeleye, arama-kurtarma kapasitesinin geliştirilmesine ve Somali karasuları ile açık denizlerde deniz emniyeti ve güvenliğinin önemli ölçüde artırılmasına katkı sağlayacaktır.
Somali olarak biz de LRIT sistemine tam uyum sağlamayı stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. ASP ve Data Centre altyapımızı oluşturarak uluslararası LRIT sistemine entegre oluyor, ilerleyen dönemde kendi National Data Centre'mızı kurarak yalnızca ulusal kapasitemizi güçlendirmeyi değil, aynı zamanda Doğu Afrika ve Hint Okyanusu bölgesinde LRIT hizmeti sunabilen bölgesel bir merkez haline gelmeyi hedefliyoruz.
Nihai hedefimiz, yalnızca gemi sayısıyla büyüyen bir sicil olmak değil; teknik kapasitesi güçlü, IMO standartlarına tam uyumlu, PSC performansıyla örnek gösterilen, beyaz listede yer alan ve uluslararası denizcilik camiasında güven duyulan bir bayrak devleti oluşturmaktır. Bu vizyon doğrultusunda önümüzdeki beş yılın, Somali denizciliği açısından yeniden yapılanma ve uluslararası entegrasyon dönemi olacağına inanıyoruz.