5. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nde konuşan Türk gemi inşa sanayisinin duayen isimlerinden Metin Kalkavan, sektörün mevcut durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Artan üretim maliyetleri, düşen verimlilik ve uluslararası rekabetin giderek zorlaşmasına dikkat çeken Kalkavan, Türk tersanelerinin ticari gemi inşasında kritik bir döneme girdiğini söyledi.
Konuşmasında çarpıcı ifadeler kullanan Kalkavan, mevcut koşulların sürdürülebilir olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gemi inşa sanayi ticari gemilerde bu sene finalini yapıyor. Yeni bir bahar gelene kadar Türkiye’de bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda tersane yeni iş alabilecek.”
İşçilik maliyetleri iki katından fazla arttı
Son dört yılda üretim maliyetlerinde yaşanan sert artışın rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığını belirten Kalkavan, dört yıl önce adam/saat maliyetinin 11 dolar seviyesinde olduğunu, bugün ise bunun 30 doların üzerine çıktığını söyledi.
“Bugün imzaladığımız kontratlarda işçilik maliyeti 30 doları aştı. Tersaneler dolu görünüyor ancak bu doluluk yüksek kârlılık değil, yüksek zarar anlamına geliyor.*ifadelerini kullanan Kalkavan, birçok tersanenin zarar ederek üretim yaptığını dile getirdi.
“Türkiye artık Avrupa’dan da pahalı”
Türkiye’nin üretim maliyetleri açısından Avrupa’nın büyük bölümünden daha pahalı hale geldiğini belirten Kalkavan, bunun yalnızca gemi inşa sektörünün değil, tüm ihracatçı sanayinin ortak sorunu olduğunu söyledi. “Bugün aynı ürünü İngiltere’den daha pahalı tüketiyorsak ortada yapısal bir problem var. Türkiye ticari gemi inşasında oyunun dışına çıktı ve rekabet gücünü önemli ölçüde kaybetti.”
Verimlilikte ciddi gerileme
Konuşmasında iş gücü verimliliğine de değinen Kalkavan, çalışma saatlerinin önemli bölümünün verimli kullanılamadığını belirtti.
“Eskiden bir çalışanla 50 kilo üretim yapabiliyorsak bugün aynı çalışanla 20 kilo üretim yapıyoruz. Sekiz saatlik çalışmanın ancak iki buçuk saatinden verim alabiliyoruz.”
Çözüm: Yalın üretim kültürü
Sektörün yeniden rekabetçi hale gelebilmesi için Lean Production (Yalın Üretim) sisteminin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Kalkavan, bunun yalnızca bir üretim modeli değil, bir kurum kültürü olduğunu ifade etti.
“Katma değerli üretim yapın demek kolay. Asıl mesele bunu nasıl yapacağınızı ortaya koyabilmek. Türkiye’nin acilen yalın üretim kültürüne geçmesi gerekiyor. Geçmeyen firmaların, tekel ya da kamu kurumu değillerse, ayakta kalmaları çok zor.”
Yalın üretimin temelinde sürekli iyileştirme kültürünün bulunduğunu belirten Kalkavan, işletmelerin her gün daha verimli, daha hızlı ve daha düşük maliyetle üretmeyi hedeflemesi gerektiğini söyledi.
“Dinlemeyi öğrenmeden rekabet edemeyiz”
Yalın düşüncenin iki temel ayağının dinlemek ve öğrenmek olduğunu ifade eden Kalkavan, kurum kültürünün değişmeden dönüşümün mümkün olmayacağını dile getirdi. “Toplum olarak dinlemeyi beceremediğimiz zaman öğrenmeyi de beceremiyoruz. Öğrenemeyen toplumların rekabet etme şansı yok.”
“Geleceğe tutunmak isteyen Çin’i iyi okumalı”
Konuşmasının sonunda küresel rekabette Çin’in yükselişine dikkat çeken Kalkavan, Türk sanayicilerine önemli bir uyarıda bulundu. “Geleceğe tutunmak isteyen Çin’e dokunsun, Çin’i iyi analiz etsin. Çin üretimde her geçen gün üzerine koyarak ilerliyor ve dünya ekonomisini yeniden şekillendiriyor.”
Metin Kalkavan’ın zirvede yaptığı açıklamalar, Türk gemi inşa sanayisinin karşı karşıya bulunduğu maliyet baskısı, verimlilik sorunu ve küresel rekabet açısından önümüzdeki döneme ilişkin en dikkat çekici değerlendirmeler arasında yer aldı. Özellikle “Ticari gemi inşasında bu yıl final yılı olabilir” sözleri, sektör temsilcileri tarafından zirvenin en çarpıcı mesajlarından biri olarak değerlendirildi.





