Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Makine Mühendisi olarak 1998 yılında mezun olan Cantaş Marine Genel Müdürü Hakan Yılmaz, 2019 yılında da Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. Yılmaz, yaklaşık dokuz yıl boyunca denizde farklı konumlarda görev aldı ve sonrasında Baş Mühendis olarak karaya geçerek ortağı Ö. Türker Hıncal ile 2007 yılında Cantaş Marine’i kurup bugünlere getirdi.  

 

Denizcilik işleyişinin birçok riski içerisinde barındırdığını belirten Yılmaz, “Zor ve çok tehlikeli olarak sınıflandırılan bir sektörün içindeyiz. Sektörümüzü ve zorluklarını çok iyi biliyoruz. Bu sektöre farklı bir sektörden geçiş yapmadık, içinden geldik. Biz sektöre girdiğimizde, bizimle aynı işi yapan firma sayısı azdı. Şüphesiz ki her ihtiyacımıza bugünkü kadar rahat ve hızlı bir ulaşım söz konusu değildi; bilgisayar, internet bu kadar yoğun kullanılamıyordu. Keza, Türkiye’de ihtiyacınız olan şeyleri bulmak çok zordu. Böyle bir zamanda, işe; distribütörlük alıp, ithal ve ihraç etmekle başladık. Sektörün sancılı olduğu bir dönemde işe başlamamıza rağmen hızlı bir büyüme yaşadık ve ardından üretim yapma safhasına geçtik. Yıllar içinde büyüdük, büyürken de sektörümüze katma değer sağladık” şeklinde konuştu.

Pazarın önemli bir kısmına hakimiz

 

Gemide bulunan bütün yangın ve güvenlik ekipmanlarının bakımını ve kontrolünü yaptıklarını söyleyen Yılmaz, “Gemilerin yıllık bakımlarını ve teknik yönetimlerini yapıyoruz, gemide olması gereken güvenlik ekipmanlarının tedariklerini sağlıyoruz. Bunlarla ilgili birçok distribütörlüğümüz var; kendini ispatlamış, büyük markaların distribütörlüğünü yapıyoruz. Ayrıca kendi ürünlerimiz, imalatlarımız ve yurt dışında kendini ispatlamış büyük üreticilere kendi adımıza yaptırdığımız ürünler de mevcut. Pazarın önemli bir kısmına hakimiz de diyebilirim aslında. Bizim çalışmadığımız, elimizin değmediği, uzanamadığı müşterimiz yok denecek kadar az, hepsine bir şekilde ulaşıyoruz” dedi.

Hollanda ofisi

 

Yaklaşık sekiz yıl önce Hollanda’da bir ofis kuran Yılmaz, “Hollanda, bizim için Avrupa’ya açılan bir kapı; orada stoklu malzemelerimiz ve ekipmanlarımız bulunuyor. Orada işimizi büyütmek için çalışmalarımız sürekli olarak devam ediyor. Temasta olduğumuz ve belli aşamaya geldiğimiz tedarikçilerimiz söz konusu” ifadelerini kullandı.

 

Yılmaz, “Gemilerde ‘Safety First’ yani ‘önce güvenlik’ yazar ama bizim yaptığımız iş bazen son sıralarda yer bulur. Bizim hedefimiz bu durumu değiştirmek. Güvenliğe işlerimizde her zaman öncelik veririz ve bunun önemi sürekli vurgularız. Hatalı, kusurlu ürün sunan, yanlış servis verenlerle ilgili sektöre ve müşterilerimize bilgilendirme yapıyoruz. Aslında bu, yaptığımız en önemli iş çünkü maksimum iş güvenlik için bu şekilde hizmet veren firmalara dikkat edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

 

Yaptığımız işin hassasiyetinin bilincindeyiz

 

İşlerinin yapısı bakımından eğitim ve tecrübenin önemine vurgu yapan Yılmaz, “Biz bünyemizde öncelikle bu işi bilen, anlayan ve belli tecrübesi olan ekip arkadaşlarıyla beraber çalışıyoruz. Gemilerde kusurlu gördüğümüz her durumu gerek servis gerekse malzeme ile kullanıcıya uygun halde sunmayı amaçlıyoruz. Yanlış ve hatalı iş yapmamaya özen gösteriyoruz. Tabii ki bizim sadece işimiz hizmet ve ürün satmak değil; biz bir sektörde yangın ve güvenlikle alakalı yapılması gereken, atılması gereken adımları da planlıyoruz. Bu işi yapan arkadaşların da eğitilmesi konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Bunların da başında gemi personelleri geliyor. Bunu da son kullanıcıya yani aslında armatöre veya gemi personeline sunuyoruz” şeklinde konuştu.

Sadece yangın ve güvenlik alanında bile 40’tan fazla ekip arkadaşıyla beraber çalıştıklarını belirten Yılmaz, “Ben biraz disiplinli bir insanım. Bu da galiba gemide geçirdiğim dokuz senin bana katmış olduğu bir özellik. İşimi her zaman doğru ve işin niteliklerine göre yapmaya çalışıyorum, önceliklerimi belirliyorum ve onlara göre hareket ediyorum. Ekip arkadaşlarımın da böyle çalışmalarını ve aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyorum. Tabii bu onları bazen biraz yorabiliyor. Bu sebeple benimle çalışmak biraz zor olabiliyor. Bizim dönemimizde gemide çalışmak tabii ki daha zor ve daha disiplinliydi. Günümüzün şartlarında, her şeye daha kolay ulaşıldığından, bazı zamanlarda çalışan arkadaşlarda işe konsantrasyon kaybolabiliyor. Elbette yeri geldiğinde arkadaş oluyoruz ama yeri geldiğinde de işin yürümesi için bir emir komuta zinciri olması gerekiyor ve bunun kademe kademe ilerlemesi önemli. Bunu da sağlamak gerekiyor” dedi.

Sam Marine yakında Almanya'da  açılıyor Sam Marine yakında Almanya'da açılıyor

 

İşin hakkı neyse onu yaparız

 

Firma olarak hedeflerinin büyümenin yanı sıra Cantas Marine’in ulusal ve uluslararası platformda verdiği hizmetlerle güvenirliğini ve bunun sürdürebilirliğini sağlamak olduğunu ifade eden Yılmaz, “Biz aslında müşterilerimizin güvenini kazandıkça büyüyoruz. Amacımız sektörümüze nasıl daha fazla fayda sağlar, neleri geliştirebilir, farkındalık yaratabiliriz, ürünlerimizi nasıl çeşitlendirir, verdiğimiz servis hizmetini maksimum düzeyde nasıl sürdürebiliriz ve o düzeyde tutabiliriz bunları önemsiyoruz. Biz, potansiyel müşterilerin hepsiyle değil, verdiğimiz hizmete gerçekten önem ve değer veren profesyonel firmalarla çalışmayı prensip edindik. Cantas Marine gemide yapılacak servisin ve ihtiyaç duyulan yangın ve güvenlik malzemelerinin IMO’nun kurallarına uygun ve gereken zamanda teslim edilmesine özen gösterir. İşin hakkı neyse onu sunar, layıkıyla işimizi teslim ederiz. Bu sebeple buna sabır gösterecek armatörlerle çalışabiliyoruz” şeklinde konuştu.

 

Sektörün gidişatı konusunda da fikirlerini aktaran Yılmaz, “2024’ün sonuna kadar bu sektörün bu şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Özellikle, Balast Water’dan dolayı tersanelerde zaten bir yoğunluk mevcut ve bu durum sektör için çok faydalı; herkes iş yapabiliyor ve iş gücü imkanı sağlanıyor. 2024’ten sonra yeni bir 2008 görmeyeceğimiz kanaatteyim; daha temkinli gidiyoruz” dedi.

Sektörün büyük darbeler alacağını düşünmüyorum

 

Sektöre yeni giren yatırımcılar hakkında Yılmaz, “Eskiden sektöre girip birkaç gemi alarak fayda sağlama düşüncesi hakimdi. Günümüzde bu düşünce yapısı yerini uzun vadeli yatırım ve fayda sağlamaya bıraktı. Ciddi olarak bu sektöre yatırım yapanlar gerçek bir yatırım yapıyorlar. Yani tek bir gemiyle değil de bunu destekleyecek yatırımlarla birleştirerek kurumsallaşıyorlar. Denizcilik sektörün, büyük darbeleri bir daha yiyeceğini düşünmüyorum. Profesyonel bir ekibin olması ve yapılan işe yatırım yapılması gerekiyor. Her iş için bu durum geçerli tabii. Biz de kazandığımızı işimize yatırdık ve önce işimizi büyüttük. Böylece aldığımız ufak tefek darbeler de olsa ayakta kalabildik. Doğru hamleler ve doğru yatırımlar yaparsanız zararı en aza indirirsiniz. Sektörümüzde de gerek tersane işletmeleri gerek gemi işletmeleri ve sektöre bağlı bütün alt işletmeler sürdürülebilirliğini sağlamak için ileriye dönük yatırımlarını doğru planlıyor” açıklamasını yaptı.

 

Kalifiye eleman ihtiyacımız var

 

Türkiye’nin tamir ve bakım konusunda önemli bir konumda olduğunu söyleyen Yılmaz, “Tamir ve bakımda bu ivme devam edecek. Ancak, biz iş gücümüzü kaybediyoruz. Kalifiye eleman yetiştiremiyoruz ve temininde zorlanıyoruz. Denizcilik sektörünün her alanında kalifiye elemana ihtiyacımız var. Sadece bizim yaptığımız işle alakalı değil, tüm denizcilik camiasında kalifiye eleman yetiştirilmesi gerekiyor. Eğitimden başlayacağız; önce okullardaki eğitim kalitesini, sonra çalıştırdığımız insanların eğitim kalitesini arttıracağız. 2018 yılında, çalışan ya da çalışmaya yeni başlayan bir kişinin, bu işi yapabilme tecrübesine ve becerisine sahip olup olmadığını anlamak için belli kurslar açıldı. Bunların, her türlü iş alanında daha ileriye götürülmesi gerekiyor. Gemi adamı eğitim merkezleri gibi kuruluşların bünyesinde ya da tamamen bağımsız eğitim kurumlarında gemi yan sanayinin de ihtiyaç duyduğu alanlarda çalışacak deneyimli elemanlar yetiştirmeliyiz. Çok sayıda okul ya da üniversite açmak çözüm değil. Önemli olan işbirliği içinde olmak, bilgiyi, tecrübeyi paylaşmak ve eğitim kalitesini artırmaktır” dedi.

 

Yeni yıl mesajı

 

“Öncelikle, yeni yılda tüm sektörlerde kazaların en aza indirildiği, güvenlik önlemlerinin arttırıldığı, çalışanların daha bilinçli hale getirildiği ve ölümlerin olmadığı bir yıl diliyorum. Bu konuda hem işveren hem çalışan tarafının bilinçli olması dileğiyle…”

KAYNAK: 7DENİZ DERGİSİ