Dünya genelinde deniz kuvvetleri filolarını yenilemeye ve büyütmeye yönelirken askerî gemi inşa sanayisi de stratejik rekabetin önemli alanlarından biri hâline geldi. Son iki yıllık üretim verileri, ülkeler arasındaki kapasite farkını ortaya koyarken Türkiye'nin de küresel üreticiler arasındaki konumunu güçlendirdiğini gösteriyor.

Euronaval 2026 kapsamında yayımlanan Dünya Savunma Gemi İnşası araştırmasına göre, 2024-2025 döneminde dünya genelinde toplam 1,47 milyon ton muharip gemi üretildi. Bu rakam, önceki iki yıllık dönemde kaydedilen yaklaşık 960 bin tonluk üretimin belirgin şekilde üzerine çıktı. Aynı dönemde küresel askerî gemi inşa faaliyetlerinin ekonomik değeri de 123,9 milyar dolara ulaştı.

Çin ile ABD arasındaki üretim farkı açılıyor

Söz konusu dönemde Çin, 636 bin 208 tonluk askerî gemi üretimiyle ilk sırada yer aldı. ABD'nin üretimi 270 bin 509 ton olurken Rusya 149 bin 56 tonla üçüncü sıraya yerleşti. Çin'in üretim hacmi, ABD'nin iki katından fazla gerçekleşti.

Çin'in bu ölçekte üretim yapabilmesinde geniş tersane ağı ve ticari gemi inşa sanayisi önemli rol oynuyor. Ülkede sivil ve askerî gemi üretiminin aynı sanayi altyapısından yararlanabilmesi; tedarik zinciri, iş gücü ve üretim tesisleri açısından kapasite avantajı sağlıyor.

ABD ise donanmasını büyütme hedeflerine rağmen tersanelerdeki kapasite kısıtları, bakım ihtiyaçları ve projelerde yaşanan gecikmelerle mücadele ediyor. Bu durum, deniz gücü rekabetinde finansman kadar üretim altyapısının ve teslimat hızının da belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye dünya sıralamasında altıncı

Araştırmanın Türkiye açısından öne çıkan sonucu, ülkenin 2024-2025 döneminde 44 bin 216 ton askerî, paramiliter ve yardımcı gemi üretimi gerçekleştirmesi oldu. Bu hacimle Türkiye, dünya genelinde altıncı sırada yer aldı. Türkiye; Fransa, Japonya ve Güney Kore gibi köklü gemi inşa ülkelerini geride bıraktı.

Üretim sıralamasında Çin, ABD ve Rusya'nın ardından Hindistan 76 bin 430 ton, İtalya ise 53 bin 700 tonla geldi. Türkiye'nin 44 bin 216 tonluk üretimi, askerî gemi inşa sanayisinde ulaştığı ölçeği ortaya koydu.

Bu sıralama, yalnızca gemi sayısına değil, 200 tonun üzerindeki askerî, paramiliter ve yardımcı deniz platformlarının teslim edilen toplam tonajına dayanıyor. Dolayısıyla sonuçlar, ülkelerin donanmalarının toplam büyüklüğünü değil, belirli bir dönemde tamamlayıp teslim ettikleri üretimi gösteriyor.

İhracat projeleri üretim kapasitesini destekliyor

Türkiye'nin küresel üretimdeki konumunda yurt dışı projeleri de etkili oluyor. Pakistan için geliştirilen MİLGEM korvetleri, Malezya'ya yönelik LMS Batch II programı ve Endonezya ile imzalanan iki İ sınıfı fırkateyn anlaşması, Türk tersanelerinin uluslararası pazardaki faaliyetlerini genişletiyor.

Bu projeler, yalnızca gemi teslimatından ibaret değil. Tasarım, sistem entegrasyonu, teknik iş birliği ve farklı ülkelerin tersaneleriyle yürütülen üretim süreçleri de sektörün ihracat kabiliyetine katkı sağlıyor.

Türkiye'nin kendi donanması için sürdürdüğü MİLGEM ve millî fırkateyn programları da bu üretim ekosisteminin önemli parçaları arasında bulunuyor. Farklı tersanelerde eş zamanlı yürütülen projeler, askerî gemi inşa faaliyetlerinin daha geniş bir sanayi ağı üzerinden ilerlemesini sağlıyor.

Sanmar’dan Bulgaristan’a beşinci römorkör teslimatı
Sanmar’dan Bulgaristan’a beşinci römorkör teslimatı
İçeriği Görüntüle

Rekabet artık üretim kapasitesiyle ölçülüyor

2024-2025 verileri, küresel askerî gemi inşasında Çin'in belirgin üstünlüğünü ve ABD'nin kapasite sorunlarını ortaya koyarken Türkiye'nin de dünyanın önde gelen üreticileri arasına girdiğini gösteriyor.

Bununla birlikte sıralamadaki yerin korunması ve geliştirilmesi; yeni siparişlerin devamlılığına, teslimat takvimlerine, yerli sistemlerin geliştirilmesine ve tersanelerin üretim kapasitesine bağlı olacak. Türkiye açısından asıl mesele, altıncı sıradaki konumunu sürdürülebilir ihracat ve uzun vadeli üretim gücüne dönüştürmek olacak.