Türkiye Yatçılık ve Bro­kerler Birliği (TYBA) Başkanı Serhan Cen­giz, Marmaris’te düzenlenen TYBA Charter Show kapsa­mında Türk yat turizminin ekonomiye katkısını, sektö­rün rekabet kaybını ve çözüm bekleyen yapısal sorunları anlattı. DÜNYA’ya konuşan Cengiz, Türkiye’nin Akde­niz çanağındaki payının yüz­de 5-7 seviyesinde kaldığını belirterek, “Teşvikler ve regü­lasyonlar düzeltilirse 2-3 yıl içinde bu oranı katlayabiliriz” dedi.

TYBA Charter Show, bu yıl Marmaris’teki Muttaş Marmaris Marina ev sahipli­ğinde gerçekleştirildi. Türk Rivierası’nın en büyük yat ki­ralama organizasyonlarından biri haline gelen fuarda 53 yat sergilendi. Organizasyona 24 farklı ülkeden broker, acente ve sektör profesyoneli katıldı.

Dünya'dan Hayati Arıgan'ın haberine göre, TYBA Başkanı Serhan Cen­giz, Türkiye’nin yat turizmin­deki potansiyeline rağmen Akdeniz’de hak ettiği payı alamadığını söyledi. Cengiz, “Yunanistan yüzde 35, Hır­vatistan yüzde 25 pay alı­yor. İtalya ve Fransa’nın ora­nı yüzde 15-20 seviyesinde. Türkiye ise yüzde 5-7 bandın­da. Oysa en uzun sezon bizde, en sıcak deniz bizde” diye ko­nuştu.

Türkiye'den Yunan adalarına ziyaretçi akını
Türkiye'den Yunan adalarına ziyaretçi akını
İçeriği Görüntüle

Sektörün temel problemle­rinin teşvik eksikliği, yüksek maliyetler ve yanlış algı oldu­ğunu vurgulayan Cengiz, Tür­kiye’de yat turizminin hâlâ ‘lüks tüketim’ olarak görüldü­ğünü ifade etti.

“Yat denince insanların ak­lına eski Türk filmlerinde­ki zenginlerin kotraları geli­yor. Oysa biz butik otel işle­tiyoruz” diyen Cengiz, orta gelir grubunun da tekne ta­tiline erişebildiğini anlat­tı. 12 kişilik teknelerde aile­lerin birleşerek otel tatiline yakın maliyetlerle mavi yol­culuk yapabildiğini belirten Cengiz, sektörün yalnızca üst gelir grubuna hitap ettiği yö­nündeki algının kırılması ge­rektiğini söyledi. Türkiye’nin rekabet gücünü kaybetme­sinin en önemli nedenlerin­den birinin vergi politikala­rı olduğunu belirten Cengiz, rakip ülkelerde yat turizmine özel teşvikler uygulandığını anlattı.

Yunanistan’da genel KDV oranının yüzde 24 olmasına rağmen yat turizminde yüz­de 12, bazı durumlarda yüzde 5,8’e kadar düştüğünü ifade eden Cengiz, Hırvatistan’da ise genel KDV’nin yüzde 25 olmasına karşın yatçılıkta yüzde 13 uygulandığını söy­ledi.

Türkiye’de ise ticari yatla­rın ‘konaklama tesisi’ statü­sünde faaliyet göstermesine rağmen yüzde 20 KDV ödedi­ğini belirten Cengiz, “Karasal turizmde konaklama KDV’si yüzde 10, bize yüzde 20 uygu­lanıyor. Verilen ÖTV’siz yakıt desteği de artık rekabet avan­tajı yaratmıyor” dedi.

Marina ve altyapı maliyet­lerinin sektör üzerindeki bas­kısını da gündeme getiren Cengiz, “Barınma pahalı, bağ­lama pahalı, bakım-onarım pahalı. İş gücü ve yeme içme maliyetleri de yükseldi. Bas­tırılmış kur politikası nede­niyle döviz kazanan sektörler ciddi baskı altında” ifadele­rini kullandı. Türkiye’nin bir ‘deniz ülkesi’ olmasına rağ­men deniz turizmine yeterli stratejik destek verilmediği­ni kaydeden Cengiz, sektörün iki üst kuruluşunun İMEAK Deniz Ticaret Odası ve Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu­nu hatırlatarak, yat turizmi­nin artık ekonomi politikala­rının merkezine alınması ge­rektiğini söyledi.

Türk yat turizminin kısa sürede büyük sıçrama yapa­bilecek kapasitede olduğunu belirten Cengiz, doğru teşvik­lerle Akdeniz pazarındaki pa­yın birkaç yıl içinde yüzde 10 seviyesine çıkabileceğini ifa­de etti. “Coğrafya kader ama elimizde dünyanın en güçlü mavi yolculuk miraslarından biri var” diyen Cengiz, Cevat Şakir Kabaağaçlı ile başlayan mavi yolculuk kültürünün bugün dünya çapında önemli bir turizm markasına dönüş­tüğünü söyledi.

Cengiz ayrıca Türkiye’nin yalnızca deniz değil kültür tu­rizmi açısından da güçlü bir destinasyon olduğuna dikkat çekerek, yüksek gelir grubun­daki turistlerin yat tatili sıra­sında Kapadokya, Efes ve Pa­mukkale gibi destinasyonla­ra özel uçuşlarla taşındığını belirtti.