Denizcilik sektörüne tamir, acenta ve insan kaynakları hizmetleri sağlayan Aga Marine’in sahibi Zülal Büyüksoy, 23 yıldır içinde bulunduğu sektörde 3 yıldır şirket sahibi olarak yoluna devam ediyor. Büyüksoy, denizcilik sektöründeki öncelikli sorunlardan kadın çalışanların sektördeki yerine ilişkin 7DENİZ’e açıklamalarda bulundu.

Denizcilik sektörüne 1996 senesinde İTÜ Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği’ni kazarak girdiğini söyleyen Büyüksoy, 2001 yılından itibaren profesyonel olarak çalışma hayatında yer aldığını kaydetti. Üçüncü, ikinci ve başmühendis olarak 9 senelik denizcilik tecrübesi de olduğunu vurgulayan iş insanı meslekteki ilerleyişini şöyle aktardı: “2010 başında Turkon’da makine ekspektörü olarak başladım, 2012’de daha sonra adı Densa olan Marinsa’ya geçtim. 2014 sonunda yurt dışındaki bir firmadan teklif aldım. Hong Kong ofisi bünyesinde çalıştım. Sonra burada ofis kurulmasına karar verildi. 6 sene burada ofis müdürlüğünü yaptım. 2021 başında kendi işimi kurmaya karar verdim. Tam covidin başladığı zamandı. İyi bir ekiple başladık burada. Şu an 31 kişilik bir ekibimiz var. 3 sene içinde iyi bir ekip olmanın getirdiği bir avantajla bu pozisyona geldik.”

“Eksiklikleri gördüm… En büyük şansım buydu”

Aga Marine’de 3 departman bulunduğunu belirten Zülal Büyüksoy, bunların, acenta, tamir ve personel departmanları olduğunu belirterek, “Ana lokomotifimiz tamir ve acenta” diye konuştu.

“Piyasa şartları içinde müşterilerin taleplerini karşılayabilmek için masanın öbür tarafında oturmak gerekiyor” diyen Büyüksoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim en büyük şansım buydu. Hep armatör tarafındaydım. Son 6 senemi dünyanın en büyük management firmalarından birinde geçirdim ve bu tarz firmalarla çok muhatap oldum. Onların eksikliklerini ve o eksikleri yapmadan hizmet vermenin bir avantaj sağlayacağını gördüm. Bu eksiklerden en önemlisi raporlama. Managerlar bir iş verdiğinde manager gibi düşünmek önemli, tamirci ve acenta gibi değil. O işin hızlı mı, ucuza mı yapılacağı, kalite ve raporlama çok önemli şeyler.”

“Kalite standardını yükseltmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz”

Sektörde en önemli eksikliğin personel ve şirkete yapılan yatırım olduğunu vurgulayan Büyüksoy, “Biz bunların hiç birinden kaçmadık. Personelimizi yurt dışına eğitimlere de gönderdik, burada da eğitimler aldırmaya gayret ediyoruz. Kalite standardını yükseltmek için ne gerekiyorsa yapıyoruz. ISO sahibi olsak da bunun haricinde de kendi çalışma sistemimiz var. Hem güvenlik hem kalite açısından şirketimizin bir standartta olmasına gayret ettik. Çoğu firma buna önem vermiyor. Güncel olan bütün kuralları takip etmeye çalışıyoruz. Yaptığımız global bir iş. Bu yüzden yurt dışını da çok yakından takip ediyoruz. Portföyümüzün yüzde 99’u yabancı” dedi.

“Yeni insan gücü yok”

Şirketi kurarken belirledikleri hedefi tutturduklarının altını çizen Zülal Büyüksoy, “Denizcilik sektöründe özellikle de tamir piyasası için 2022-2023 altın senelerdir. Bu sene biraz durgunlaştı. Şu anda biz iyiyiz çünkü müşteri memnuniyetimiz çok iyi. Yeni müşterilerimiz hep müşteri tavsiyesiyle geliyor” diye konuştu.

Türkiye’nin pahalı bir ülke olduğunu söyleyen Büyüksoy şöyle konuştu:
“Maaş ortalamaları da buna göre pahalı. Gemi adamı olarak rekabet ettiğimiz Filipinler, Ukrayna, Hindistan, Bangladeş, Endonezya deniz ticaretine gemi adamı sağlayan ülkeler. Türkiye’deki gemi adamları maaşları çok cezbedici değil. Son zamanlarda tayfa tarafında katılan yeni insan gücü yok.

Çalışma kanununun gemi adamları için ayrıca tanzim edilmesi gerekiyor. Karadaki bir tesisteki işçiye ve gemi adamına uygulanan kanun aynı. Maritime Labour Convention diye bir oluşum var. Buna üye değiliz, bu çok büyük eksiklik. Bunun yanında diğer ülke bayrakları bizim ehliyetlerimizi daha yeni yeni tanıyor. Türk gemi adamının önündeki bariyerleri daha yeni aşıldı.”

“Kilit noktalarda kadınlar var”

Şirketinde 31 çalışanı olduğunu dile getiren Büyüksoy, çalışanlarının yarısından fazlasının kadın olduğunu söyledi. 4 departmanın 3’ünün başında da kadın müdürler olduğunu ifade eden Aga Marine’in sahibi, “Kadın çalışanlar işi sahiplenme konusunda çok farklılar. Sektöre daha çok kadın girmeli, daha çok kadın sektörde yetiştirilmeli. Dünyada kadın-erkek nüfusu eşit. Hakkaniyetli olduğunuzda çalışanların da öyle olması lazım” diye konuştu.

“20 yıl önce kadınlara olan ön yargının kalktığını gördüm” diyen Büyüksoy, “O eski ön yargı yok sektörde. Kilit noktalarda çok önemli kadınlar var. Hem yönetici hem şirket hem çalışan kısmında sektörde bayağı kadın çalışan var. Denizcilik sektörü eskisine göre daha kucaklayıcı” ifadelerini kullandı.

“En büyük eksiklik ara eleman bulmak”

Sektörde şu andaki en büyük eksikliğin ara eleman sıkıntısı olduğunu hatırlatan Büyüksoy bu konuya ilişkin de şunları söyledi: “Bu, okullardaki katsayı sorunuyla birlikte 1997 senesinde başladı. Sonrasında meslek liselerine rağbet düşmeye başladı. Her yere üniversite açmak hata. O kadar yeterli akademisyen ve yeterli çalışan yok. Üniversite okumak olmazsa olmaz oldu. Yol kenarında kurulmuş 5 katlı dersaneler üniversite yapıldı. Öğrenciler buralarda okuyor, büyük paralar harcanıyor ama şu an tamir işiyle uğraşan firmalara sorun iyi bir usta 2-3 senelik bir mühendisin 3 katı maaş alabiliyor. Bunun nedeni iyi bir usta yetişmemesi, çıraklık-kalfalık işinin yavaş yavaş azalması.

40 yaş altında ara eleman işine rağbet yok. Sanayi devrimi yapan Almanya’ya ya da Hollanda’ya gittiğinizde ara elamanın hala çok büyük saygınlığı var ve mühendislerden daha iyi maaş alabiliyorlar. Üniversite okumamak çok büyük eksik gibi görünüyor toplum genelinde. Bu yanlış. Sanayi ile ilgili sektörlerin tamamında bu ara eleman sıkıntısı var.

“Rakamlar yükseldi, rekabet gücü azaldı”

Karadeniz'de petrol sızıntısına müdahale için eylem planı Karadeniz'de petrol sızıntısına müdahale için eylem planı

Geçen sene tersanelerde inanılmaz bir iş talebi oluştu. Tersaneler işleri karşılamak için adam bulmaya çalıştı. Herkes başka taşeronların çalışanlarını almaya başladı. Maaşlar inanılmaz yukarı çıktı. Türkiye’de enflasyon diye de bir gerçek var. Türkiye tersanelerinde rakamlar yükseldi, rekabet gücü azaldı. Bulgaristan, Romanya, Katar, Umman, Polonya, Portekiz, İspanya tersaneleriyle rekabet edebilmek için fiyat ve hizmet süresi öncelikli hale gelir. Fiyat yukarı gittiğinde rekabet gücünüz azalıyor. Bu defa da müşteri kaçıyor.”

“Denizcilik meslekten ziyade bir yaşam tarzı”

Kendi oğlunu da meslek lisesine gönderdiğini belirten Büyüksoy, “14-15 yaşında bir sektöre giriyorsunuz ama düz liseye giren bir öğrenci hala okulla uğraşıyor. Meslek lisesine gittiğinizde sevseniz de sevemeseniz de bir sektörden haberiniz oluyor” dedi.

Türkiye’nin uluslararası alanda adını henüz tam anlamıyla duyurmadığını belirten Aga Marine’in sahibi, “Denizcilik meslekten ziyade bir yaşam tarzı, fedakârlık isteyen, sebat gerektiren bir iş. Gündemi iyi takip eder, iletişim becerinizi sıkı tutarsanız başarı her zaman yakalanır” diye konuştu.

Özlem Çoban/7DENİZ

Editör: Haber Merkezi