Deniz Ticareti

Uzak Doğu’ya taşımada konteyner başına bin 800 dolar ek maliyet

İran-İsrail savaşı küresel lojistik zincirinde maliyeti artırdı. Deniz taşımacılığında riskler, sigorta ve enerji fiyatları artışı, navlun piyasasını yukarı çekti. Sektör verileri Türkiye’den Uzak Doğu’ya yapılan taşımada konteyner başına maliyetin 1.500-1.800 dolar arasında arttığına işaret etti.

Abone Ol

ABD ve İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği sal­dırı bir taraftan başta petrol olmak üzere emtia fi­yatlarının yükselmesine yol açarken, diğer taraftan lojis­tik maliyetlerini de olumsuz etkiledi. Savaşın sürmesi ile birlikte Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılma­sı ve izinsiz geçmeyi düşünen tankerlere yönelik saldırıların yapılacağının açıklanmasıyla birlikte Kör­fez bölgesindeki deniz taşı­macılığında riskler yükseldi. Buna paralel olarak enerji fi­yatları ve savaş risk sigortala­rında da artışlar yaşandı. Tüm bunlar da navlun fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Küresel konteyner taşıma­cılığındaki fiyat eğilimlerini gösteren Shanghai Containe­rized Freight Index (SCFI) ve­rilerine göre, Orta Doğu hat­tında navlun fiyatları son haf­tada sert yükseldi. Endekste Orta Doğu rotasında kontey­ner başına fiyatların 1.327 do­lardan 2 bin 287 dolara yükse­lerek yüzde 72’lik artış yaşan­dı. Uzmanlar bu yükselişin, bölgedeki güvenlik riskleri­nin navlun fiyatlarına hızlı yansıdığını belirtti.

dunya.com'dan Hayati Arıgan'ın haberine göre; Küresel konteyner piyasa­sını izleyen bir diğer önemli gösterge olan Drewry World Container Index, son hafta­da yüzde 3 artarak 1.958 do­lar/40’ konteyner seviyesine çıktı. Artış sınırlı görünme­sine rağmen enerji maliye­ti yükselişi ve sigorta primle­rindeki artış önümüzdeki haf­talarda navlun piyasasında daha sert dalgalanmalara yol açabileceği ön görülüyor.

Uluslararası taşımacılık fi­yatlarını izleyen Freightos Baltic Index verileri de navlun piyasasında oynaklığın arttı­ğını gösteriyor. Endeks verile­ri, savaş öncesi dönemde daha yatay seyreden fiyatların özel­likle Orta Doğu bağlantılı hat­larda hızlı şekilde yükselmeye başladığını ortaya koyuyor.

Sigorta ve yakıt maliyetleri navlunu yukarı çekiyor

Navlun fiyatlarındaki yük­selişin arkasında iki temel unsur; savaş risk sigortası ve yakıt maliyetleri. Körfez ve çevresindeki rotalarda faali­yet gösteren gemiler için si­gorta primleri hızla yükselir­ken, armatörler bu maliyetleri navlun fiyatlarına yansıtma­ya başladı. Bazı hatlarda sa­vaş risk primlerinin birkaç kat arttığı belirtiliyor. Buna ek olarak petrol fiyatlarında­ki yükseliş, gemi yakıtı olarak kullanılan bunker maliyetle­rini de artırıyor. Enerji fiyat­larındaki artış nedeniyle ar­matörler taşıma ücretlerine ek yakıt ek ücreti uyguluyor. Bu durum navlun maliyetle­rinin kısa sürede yukarı yönlü hareket etmesine yol açıyor.

Türkiye çıkışlı hatlarda fiyat artışı başladı

Küresel navlun piyasasında­ki hareket Türkiye çıkışlı hat­lara da yansıdı. Uzak Doğu ve Güney Asya hatlarında fiyatla­rın son haftada belirgin şekilde yükseldi. Sektör verilerine gö­re, Türkiye’den Uzak Doğu’ya yapılan taşımada ortalama navlun fiyatı 2 bin 400-2 bin 500 dolar seviyesinden 3bin 500-3 bin 700 dolar bandına çıktı. Hindistan ve Pakistan hatlarında ise fiyatların 1.800 dolar seviyesinden 2.600 do­ların üzerine yükseldi. Avru­pa hatlarında artış daha sınırlı olsa da burada da yüzde 10-15 seviyesinde bir yükseliş gözle­niyor. Uzmanlar, Türkiye’nin özellikle enerji ve hammadde ithalatında Ortadoğu bağlantı­lı rotalara bağımlı olduğunu ve bölgedeki güvenlik risklerinin navlun maliyetlerini doğrudan etkilediğini vurguluyor.

"İhracatçının rekabetini etkileyecek"

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, küresel jeopolitik risklerin lojistik maliyetleri üzerindeki etkisinin giderek arttığını söyledi. Engin, “Eğer bölgedeki riskler büyür ve özellikle Hürmüz Boğazı krizi, navlun maliyetleri daha da artabilir. Bu durum Türk ihracatçısının uzak pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı oluşturabilir” dedi.

Navlun piyasasında görülen yükselişin yalnızca 'bölgesel kriz primi' olarak okunamayacağını belirten Engin, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün navlun artışlarını yalnızca arz-talep dengesiyle açıklamak yeterli değil. Üç temel maliyet kanalı aynı anda devreye girmiş durumda. Birincisi doğrudan savaş ve güvenlik riski, ikincisi enerji maliyetleri, üçüncüsü ise operasyonel düzensizliktir. Yaşanan gelişmeler Türkiye için aynı zamanda yeni bir stratejik fırsatı da ortaya koyabilir" diye konuştu.

Maliyet 4.500 doları aşabilir

Navlun fiyatlarındaki yükselişin ihracatçıya yansıması yapılan hesaplamalarla daha net ortaya çıkıyor. Türkiye’den Uzak Doğu’ya gönderilen 40’lık bir konteyner için normal koşullarda ortalama maliyet yaklaşık 2.700 dolar seviyesinde bulunurken, savaş döneminde konteyner başına 1.800 dolar ek maliyet ile 4.500 doların üzerine çıkabiliyor.

Bu farkı savaş dönemde maliyetleri artıran kalemleri ise şöyle:

-Deniz navlunu: 3.700 dolar

-Savaş risk ek ücreti: 300 dolar

-Yakıt ek ücreti: 350 dolar

-Sigorta maliyeti: 200 dolar