Başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde ‘’Green Port-Yeşil Liman’’ adı ile uygulanmaya başlayan ve limanların gemi kaynaklı kirletici etmenlerin en aza indirgenmesini hedefleyen sistemler giderek yaygınlaşmaktadır.

Bu kapsamda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan “Kıyı Tesislerine Yeşil Liman Sertifikası Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik”, 18 Kasım 2023 tarih ve sayı: 32373 sayılı Resmi Gazete ile cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanıp yayınlandı.

Ülkemizde yeşil liman uygulaması önceki yıllarda atık yönetimine dayalı kısmi bir uygulama iken, Avrupa limanlarının gemi emisyonlarını düşürmek için kıyıdan elektrik besleme sistemlerini (Cold Ironing) benimsemesi ile kapsamı genişleyen, içeriğine atık yönetimi yanı sıra temiz enerjiyi de katan yeni bir sisteme dönüştü.

Bu kapsamda ilgili bakanlığın Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Yeşil Liman Yönetmeliği; ISO 9001 kalite yönetim sistemi standardını, ISO 14001 çevre yönetim sistemleri standardını, ISO 14064-1 sera gazı emisyonlarının ve uzaklaştırmalarının kuruluş seviyesinde hesaplanmasına ve rapor edilmesine dair standardı, ISO 45001 iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi standardını, ISO 50001 enerji yönetim sistemi standardını içeren bütün bir uygulama esaslarını gözetmektedir.

Atıf yapılan standartlardan anlaşılacağı üzere yönetmelik, hâlihazırda birçok limanımız tarafından kullanılan, kalite sistem yönetimini, çevresel yönetim ve raporlama sistemlerini, iş sağlığı ve güvenliği ile enerji yönetim sistemlerini içeriyor.

Yönetmelikte atıf yapılan standartlar açısından birçok kriteri Türk limanları zaten karşılamaktadır.

Yönetmelik içindeki ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi ise yenilenebilir enerjinin verimli kullanılması ile alakalı genel kavramlara atıf yapar.

Buradan bakıldığında her şey normalmiş gibi görünse de bu kapsamda verilecek bir ‘Green Port Sertifikası’ Avrupa ve dünya limanlarının uyguladığı sistemler yanında yetersiz kalacaktır.

Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı arttı, yük azaldı Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı arttı, yük azaldı

Türk Limanlarına yanaşan gemilerin kıyıdan elektrik alabilmeleri için gemi üzerinde kullanılan sistemlerin belirli standartlara sahip olması gerekir.

Bu nedenle dünyanın neresine giderse gitsin gemiler kendi elektrik sistemine uygun elektrik alacağı limanları tercih edecektir.

Buradan yola çıkarsak Greenport’un temel öğelerinden biri olan kıyıdan elektrik besleme sistemi (Cold Ironing)  yönetmelikte, raporlama kısmında “5.5. Enerji Yönetimi (Yenilenebilir Enerji Üretimi /Tüketimi)”  maddesi altında ismen verilmiş, gemilerin ihtiyaçlarını gözeten ve uluslararası ortak bir sisteme atıf yapılmamıştır.

Hollanda, Almanya, İsveç gibi yeşil liman uygulamasının öncülüğünü yapan ülkelerde Cold Ironing Sistem Uygulaması IEC 80005 serisi standartlarına göre yapılırken taslak yönetmelikte bu konuya değinilmemiştir.

IEC 80005 serisi standart 2023 yılı nisan ayında TSE tarafından millileştirilmiştir.

Mevcut taslak yönetmelik genel çerçeveyi çizmesi bakımından doğru görünse de içerik olarak uluslararası yeşil liman standartlarını bu haliyle karşılayamayacaktır.

Çözüm olarak taslak yönetmelik yayınlandıktan sonra IEC 80005 serisi standartlara atıf yapılarak mevcut yönetmeliğe ek olarak “Uygulama Esasları” adı altında limanlarımıza bir yol haritası çizilmelidir.

Aksi takdirde limanlarımızın alt yapıları gemilere hizmet vermek için yeterli olmayacak özellikle turizm amaçlı limanlarımıza yanaşan cruise gemileri, kıyıdan elektrik alamadıkları için, Dünya Denizcilik Örgütü’nün (IMO) 2023 yılı başı itibari ile uyguladığı emisyon yaptırımları ve para cezaları ile karşı karşıya kalarak ülkemiz limanlarını tercih sebebi olmaktan çıkaracaktır.

Yine taslak yönetmeliğin yeşil liman rapor içeriği kısmında “5.5. Enerji Yönetimi (Yenilenebilir Enerji Üretimi /Tüketimi)”  başlığına “5.5.2. Yenilenebilir enerji üretimi/tüketimine yönelik çalışmalar’’ maddesi eklenmiştir.

Bu maddeden anladığımız güneş, rüzgar ve diğer temiz enerji kaynakları kullanılarak limanlarımıza enerjinin yenilenebilir kaynaklar tarafından aktarılmasıdır.

Standartlar kısmında olduğu gibi burada da enerjinin nasıl alınacağı, aktarılacağı ve gemilere nasıl satılacağı konusu açıklanmamıştır.

Şöyle ki; Limanlarımız hali hazırda enerjiyi belirli bir altyapıda ilgili dağıtım şirketlerinden veya organize sanayi bölgelerinden temin etmektedir. Limanlarımızın birçoğu sahalarında güneş enerjisi veya rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji sistemlerini yerleştirecek alanlara sahip değildir.

İlgili bakanlık tarafından bir çözüm olarak limanlarımıza, başka bir alanda temiz enerji üretip bu enerjiyi ilgili dağıtım firmalarına vererek karşılığında mevcut şebekeden enerji takası çözümü sunulsa da bu çözüm yetersizdir.

Öncelikle limanlara enerji veren şebekeler birçok bölgede yetersiz altyapıya sahiptir. Gemiler tarafından çekilen güç miktarı ile dağıtım şebekesi tarafından verilen güç miktarı arasında büyük farklar yer almaktadır. Özellikle şehir merkezinde kalan cruise Limanları ve organize sanayi bölgesindeki limanlar güç artırımına ihtiyaç duymakta fakat ilgili yönetmelikte bu konular açıklığa kavuşmamaktadır.

Yine limanların kıyıdan gemilere elektrik vermesi bu elektriğin satılması anlamına gelmektedir. Kıyıdan verilecek elektriğin mevcut yönetmelikler kapsamında limanlar tarafından satışı mümkün görülmemektedir.

Birçok Avrupa limanı kıyıdan gemilere sattığı elektrik ile “Yeşil Liman” yatırımlarını kısa sürelerde amorti ederken hazırlanan taslak yönetmelikte Türk limanlarını yatırımın finansmanını doğrudan etkileyen bu konu hakkında ne yapacağı ile ilgili yönetmelikte herhangi bir açıklık yoktur.

Çözüm olarak, yenilenebilir enerjinin farklı bir alanda üretilip şebekeden takas edilmesi yanı sıra, dağıtım sistemlerinin alt yapılarının büyütülmesi, kıyıdan verilen elektriğin gemilere satılması, Cold Ironing sistem maliyetlerinin düşürülmesi için yerli üreticilerin tercih haline getirilmesi, liman lisans sürelerinin arttırılması ve teşvik kapsamlarının genişletilmesi gibi birkaç ek düzenleme gerekmektedir.

Taslak Yyönetmeliğin 3. bölüm 10. maddesinde yer alan teşvik kısmında ise birkaç süre uzatımı haricinde limanlara büyük yatırım maliyetleri doğuran altyapı maliyetleri ile ilgili herhangi bir teşvikten bahsedilmemiştir.

Limanlarımızın dünya limanlarıyla eşit şartlarda rekabet etmesi için yönetmeliğin ilgili bölümünde yer alan teşvik kısmında finansman ile alakalı somut maddelere ihtiyaç vardır.

Yukarıda da değindiğimiz üzere limanların kıyıdan gemilere elektrik satmasının önünün açılması, uygun hibe ve kredilerin sağlanması, lisans sürelerinin uzatılması, limanların elektrik alımı yapacağı altyapı sistemlerinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji yatırım mevzuatı ve lisanlarının kolaylaştırılması gibi yatırımı kolaylaştıran açık ve net maddelere ihtiyaç vardır.

Son olarak taslak yönetmelikte göze çarpan ve eksik olan en büyük kısım 4. bölüm kısmında yer alan yaptırım ve denetim kısmıdır.

Limanların ilgili şartlara uymaması halinde zaten yetersiz olan teşviklerden mahrum edileceği ve yeşil liman sertifikalarının iptal edileceğine vurgu yapılmaktadır.

Dünyanın hızla değiştiği günümüzde, limanlarımız en fazla 5 yıl içerisinde “Green Port ve Cold Ironing” sistem altyapılarını kurmak zorundadır. Bu, dünya limanları ile rekabet için elzemdir. Bu nedenle yönetmelik uygulama esaslarında “2028 yılı sonu itibari ile bu altyapılar tamamen bitmiş olmalıdır” maddesi kesinlikle yer almalıdır.

İlgili bakanlıklar tarafından gerekli teşvikler verilerek, altyapılar hazırlandıktan sonra “süre ve yaptırımlar maddesi” olmadığı takdirde bu yönetmeliğin sahada uygulanması çok zor görünmektedir.

İlgili yönetmeliğin diğer maddelerinde ise Çevre Yönetimi, Çevre Raporu, Kirliliğin Önlenmesi, Atık Yönetimi, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) gibi limanlarımızca mevcutta hakkıyla yapılan istemler yer almaktadır.

-Murat Ali Tutar-

Editör: Haber Merkezi