Toplantıya üye liman temsilcilerinin yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü Salih Tan, TÜRMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu katıldı. Genel kurulda 2025 yılı çalışmaları değerlendirildi, 2026 hedefleri masaya yatırıldı.
TÜRMEPA Başkanı Kaptanoğlu: “STK’lar Hayati Rol Oynuyor”
TÜRMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu, konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının önemine dikkat çekti. “Yıllar içinde birçok STK’da görev aldım, uluslararası alanda da çalıştım. Bu nedenle STK’ların önemini çok iyi biliyorum” dedi.
Kaptanoğlu, TÜRMEPA’nın 31 yıldır denizlerin temizliği ve korunması için faaliyet gösteren en önemli STK’lardan biri olduğunu vurguladı. Denizciler ve sanayiciler tarafından kurulmuş olmasının ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.
Projeler ve İşbirlikleri
• Kadın denizcilerle iklim odaklı projeler yürütülüyor.
• IPA kapsamında hibe projesi için başvuru yapıldı.
• Uluslararası alanda InterMEPA çatısı altında diğer MEPA’larla ortak çalışmalar sürdürülüyor.
Araştırmalar ve bulgular
Kaptanoğlu, Lord Register Foundation ile yürütülen dekarbonizasyon araştırmasına 898 şirketin katıldığını belirtti. Araştırmada katılımcıların çoğunun denizcilik sektörünün emisyonların %50–70’inden sorumlu olduğunu düşündüğünü, oysa gerçek oranın yalnızca %3–5 olduğunu söyledi. Bu yanlış algının sektör için ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.
Türkiye’den denizcilerin araştırmanın ikinci fazına katılmasının önemine dikkat çeken Kaptanoğlu, “Doğru verilerle bu algıyı düzeltebiliriz” dedi.
Ortak çalışmalar
TÜRMEPA olarak hem ulusal hem uluslararası projelerde yer almaktan gurur duyduklarını belirten Kaptanoğlu, TÜRKLİM ile ortak çalışmaları sürdürmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti.
Konuşmasını esprili bir şekilde noktalayan Kaptanoğlu, “En tehlikeli şey bir STK liderine mikrofon vermektir” diyerek sözlerini tamamladı.
TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik: “Denizcilik emisyon düşük ama algı yanlış”
2025 verileri umut verici, 2026’da liman yatırımlarında süre uzatımı ve demiryolu entegrasyonu öne çıkıyor.
TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, denizcilik sektörünün geleceği ve yeşil dönüşüm üzerine yaptığı değerlendirmelerde, sektörün düşük emisyonlu yapısına rağmen yanlış algılarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Algı ve Gerçekler
Erçelik, yapılan araştırmalarda denizcilik kaynaklı emisyonların %50–60 olarak sanıldığını, oysa gerçek oranın yalnızca %3–5 olduğunu belirtti. Deniz taşımacılığının en düşük emisyonlu taşıma modeli olmasına rağmen kamuoyunda yeterince doğru anlatılamadığını söyledi. Türkiye’de dış ticaretin %85’inin deniz yoluyla yapıldığını, karayolunun ise daha çok ara taşımalarda rol oynadığını hatırlattı.
2025 Sektör Verileri
• Limanlarda toplam yük kapasitesi 553 milyon tona ulaştı (%4 artış).
• Konteyner taşımacılığı 114 milyon TEU seviyesine çıktı (%3,5 artış, dünya ortalamasının üzerinde).
• Yolcu taşımacılığı 2 milyon 138 bin ile 2013’ten sonra ilk kez 2 milyon sınırını aştı.
Türkiye’nin büyüme oranlarının dünya ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Erçelik, bu tabloya rağmen sektörün kırılgan bir zeminde ilerlediğini söyledi.
Zorluklar ve riskler
“Sanayi pandemisi” olarak adlandırılan üretim ve kârlılık sorunlarının sürdüğünü belirten Erçelik, ihracatta sınırlı artış, ithalatta ise daha büyük artış yaşandığını, boş konteyner fazlasının dikkat çektiğini dile getirdi. Jeopolitik riskler arasında Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail’in yarattığı krizler ve Somali’deki gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini kaydetti. Küresel korumacılık önlemlerinin ise uluslararası ticareti zayıflatma eğiliminde olduğunu vurguladı.
Ekonomik ve stratejik çerçeve
Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkış sürecinde olduğunu, kişi başı gelirin 17 bin dolar seviyesine ulaştığını belirten Erçelik, limancılığın sanayinin en büyük paydaşı olduğunu ve sanayide sürekliliği destekleyecek önlemler alınmazsa bazı şirketlerin dönüşüm yapamayarak piyasadan çekilebileceğini söyledi.
Yeşil dönüşüm ve limancılık
Sınırda karbon düzenlemesinin devreye girdiğini hatırlatan Erçelik, limancılığın bu süreçte unutulmaması gerektiğini ve limanların yeşil dönüşüm ile sürdürülebilir ticaretin merkezinde yer alması gerektiğini ifade etti.
2026’da liman yatırımları ve sürdürülebilirlik beklentileri
Süre uzatımı ve yatırım ihtiyacı
Türkiye’de özel limanların çoğunun “yap-işlet-devret” modeliyle kurulduğunu ve 49 yıllık kullanım süresine sahip olduğunu hatırlatan Erçelik, birçok limanın bu sürenin son 10–15 yılına girdiğini söyledi. Bu nedenle yeni yatırımlar için finansman bulmanın zorlaştığını belirten Erçelik, 2026’da sektörün en önemli beklentisinin süre uzatımı düzenlemeleri olduğunu vurguladı.
Demiryolu projeleri ve entegrasyon
2025 bütçe görüşmelerinde, 2026 için demiryolu projelerinin hız kesmeden devam edeceği açıklandı. Birçok liman bölgesine demiryolu erişimi sağlanacak. Bu gelişmenin yatırımcıların güvenini artıracağını ve projelerin finansman bulmasını kolaylaştıracağını ifade eden Erçelik, limanların demiryolu entegrasyonu ile daha güçlü bir lojistik merkez haline geleceğini söyledi.
Türkiye’nin stratejik rolü
Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında yalnızca bir köprü değil, aynı zamanda değer artıran bir lojistik merkez olma yolunda ilerlediğini belirten Erçelik, liman yatırımları ve sürdürülebilirlik adımlarının bu stratejik rolü güçlendireceğini söyledi.
Sonuç olarak, 2026’da liman sektörünün en büyük umudu, kullanım sürelerinin uzatılmasıyla yeni yatırımların önünün açılması ve demiryolu entegrasyonunun hızlanması. Bu adımlar, Türkiye’nin küresel lojistikte değer artıran bir köprü olma hedefini destekleyecek.
Türkiye’nin ulaştırma altyapısında stratejik yatırımlar ve küresel ticaret vizyonu
Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nin 29. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Türkiye’nin ulaştırma altyapısındaki yatırımlarını ve küresel ticaretteki stratejik rolünü değerlendirdi.
300 milyar dolarlık ulaştırma yatırımı
Ünüvar, 2002’den bu yana Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri, Marmaray, Avrasya Tüneli, Kuzey Marmara Otoyolu, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve lojistik merkezler dahil olmak üzere 300 milyar doların üzerinde ulaştırma yatırımı yapıldığını hatırlattı. Bu yatırımların Türkiye’yi uluslararası tedarik zincirlerinin merkezi haline getirdiğini vurguladı.
Kalkınma yolu ve orta koridor
Türkiye’nin jeopolitik konumunun ötesinde altyapı ve diplomasi gücüyle öne çıktığını belirten Ünüvar, Irak’ın Fav Limanı’ndan Avrupa’ya uzanan Kalkınma Yolu Projesi ve Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor Demiryolu projelerinin küresel ticaret için kritik olduğunu söyledi. Gebze-Halkalı ve Halkalı-Kapıkule demiryolu hatlarının hızla tamamlanacağını, Mersin, Antep, Ankara, İzmir ve Ulukışla kesimlerinde yeni demiryolu yatırımlarının sürdüğünü açıkladı.
Limanlar ve bağlantı yolları
Bakanlık bütçesinin son yıllarda %55’inin demiryolu yatırımlarına ayrıldığını belirten Ünüvar, limanların demiryolu entegrasyonunun önceliklendirildiğini ifade etti. Karayollarında ise bölünmüş yolların yaygınlaşmasıyla ölümlü kazaların son 23 yılda %83 oranında azaldığını aktardı.
Denizcilikte büyüme
2025 yılında Türkiye limanlarında 553 milyon ton yük elleçlendi. Marmara Bölgesi %41, Akdeniz %31, Ege %19 ve Karadeniz %9 pay aldı. Konteyner taşımacılığı 14 milyon TEU’ya ulaştı; Türkiye’nin beş limanı (Ambarlı, Kocaeli, Aliağa, Tekirdağ, Mersin) dünyanın en iyi 100 konteyner limanı arasına girdi. Kruvaziyer turizminde ise 2,14 milyon yolcu ağırlandı.
RORO taşımacılığında 2025’te 724 bin araç taşındı. Türkiye’nin ticaret filosu dünyada 10. sıraya yükseldi.
Yeşil liman ve sürdürülebilirlik
Ünüvar, Yeşil Liman uygulamasının güncellendiğini ve yeni kıyı tesislerinin çevre standartlarına uygun inşa edileceğini açıkladı. Mevcut limanların gönüllülük esasına göre belgelendirileceğini, enerji tüketiminin en az %5’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanacağını, gemilere sahilden elektrik verileceğini ve çevreci ekipmanların teşvik edileceğini belirtti.
AB destekli yeşil deniz taşımacılığı
Türkiye’nin Avrupa Birliği IPA III kapsamında başlattığı Denizcilikte Dekarbonizasyon ve Yeşil Deniz Taşımacılığı Projesi kabul edildi. Bu kapsamda Avrupa Birliği İmar Bankası tarafından 20 milyon avro hibe ve 50 milyon avro uzun vadeli kredi desteği sağlanacak.
Ünüvar, Türkiye’nin ulaştırma yatırımlarıyla yalnızca bölgesel değil, küresel ticarette de belirleyici bir aktör haline geldiğini vurguladı. “Sürdürülebilir deniz taşımacılığını daha çevreci, dijital ve küresel risklere karşı dirençli hale getirmek için uygun politikalar geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.





