Festivalin açılışında TEYÜD Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Görnü, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran ve Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney konuşma yaptı.
Erhan Görnü: “Yerli Üretim Gücünü Görünür Kılmak İçin Bir Aradayız”
TEYÜD Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Görnü, Deniz Festivali’nin yalnızca teknelerin sergilendiği bir organizasyon olmadığını vurgulayarak konuşmasına şöyle başladı:
“Bugün burada yalnızca bir festivalin açılışını gerçekleştirmek için değil, denizcilik sektörümüzün ortak değerleri etrafında buluşmak, yerli üretim gücünü görünür kılmak ve birlikte daha güçlü bir gelecek kurma irademizi ortaya koymak için bir aradayız.
Dünya Denizcilik Günü’nün hemen ardından gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı buluşmanın sektörümüz açısından ayrıca değerli olduğuna inanıyorum. Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili coğrafyası, köklü denizcilik kültürü, güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı ile dünya denizcilik sektöründe çok önemli potansiyele sahiptir.
Tekne ve yat üretiminde ise tasarımdan mühendisliğe, elektroniğe, kompozit üretiminden mekanik sistemlere kadar uzanan geniş bir alanda yüksek katma değer oluşturan güçlü bir ekosistemimiz bulunmaktadır.
Bugün dünyanın çok farklı denizlerinde tüm mühendislerinin, tasarımcılarının, ustalarının ve üreticilerinin emeği taşıyan tekneler seyrediyor. Bu başarı yalnızca ortaya çıkan teknelerin değil, o teknelerin ardındaki bilgi birikiminin, alın terinin, cesaretin ve yıllar içerisinde oluşan üretim kültürünün başarısıdır.”
TEYÜD’ün kuruluş amacını da anlatan Görnü, sektörün tüm paydaşlarının ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti:
“Bizler TEYÜD olarak bu büyük emeği temsil etmek, yerli tekne üreticilerimizin yanında olmak, üreticilerimiz ile sektörümüzün tüm paydaşları arasındaki iletişimi güçlendirmek ve ortak bir gelecek inşa etmek amacıyla kurduk.
Çünkü biliyoruz ki sektörümüzü sürdürülebilir şekilde büyütmemiz yalnızca bireysel başarılardan mümkün değildir. Üreticilerimizin, tedarikçilerimizin, kamu kurumlarımızın, odalarımızın, birliklerimizin, üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Birlikte düşünmeye, birlikte yönetmeye ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm bulabilmek için birlikte sorumluluk almaya ihtiyacımız var. Rekabet elbette gelişmenin önemli bir parçasıdır. Ancak dayanışma, ortak akıl ve güven olmadan kalıcı başarıya ulaşmamız mümkün değildir.”
TEYÜD’ün hedefleri arasında sektörün bilgi ve deneyim paylaşımını artırmak, yerli üreticilerin ulusal ve uluslararası alandaki görünürlüğünü desteklemek ve sektörün ortak sesi olmak bulunduğunu belirten Görnü, gençlerin sektöre kazandırılmasının önemine de değindi:
“Aynı zamanda gençlerimizin denizcilik ve tekne üretimi alanına ilgi duymasını sağlamak, nitelikli iş gücünün yetişmesine katkıda bulunmak ve yıllar içerisinde oluşan bilgi birikimimizi gelecek kuşaklara aktarmak da en önemli sorumluluklarımızın arasındadır.
Artık yalnızca iyi bir tekne üretmek yeterli değildir. Yenilikçi, güvenli, çevreye duyarlı ve dünya standartlarında üretim yapmak, markalaşmak ve uluslararası alandaki rekabet gücümüzü artırmak zorundayız. Türkiye’nin bu dönüşümde takip eden değil, yön veren ülkelerden biri olabilecek bilgiye, tecrübeye ve üretim gücüne sahip olduğuna yürekten inanıyoruz.”
Deniz Festivali’nin de bu anlayışın bir yansıması olduğunu ifade eden Görnü, organizasyonun sektör paydaşlarını bir araya getirmesini amaçladıklarını söyledi:
“25, 26 ve 27 Eylül tarihlerinde Tuzla Viaport Marina’da gerçekleştirdiğimiz festival boyunca üreticilerimizi, sektör temsilcilerimizi, kurumlarımızı ve genç dostlarımızı aynı ortamda buluşturacağız. Teknelerimizi ve üretim kabiliyetimizi yakından tanıma fırsatı bulurken, söyleşiler, sektör değerlendirmeleri ve sosyal etkinliklerle aramızdaki iletişim ve iş birliğini daha da güçlendireceğiz. Burada kurulacak her yeni bağın, paylaşılacak her fikrin, paylaşılacak her iş birliğinin sektörümüzün geleceğine değer katacağına inanıyoruz.”
Görnü, festivalin TEYÜD ailesinin ilk büyük buluşmalarından biri olduğunu belirterek, “Birlikte üreten, birlikte büyüyen ve dünyada daha güçlü şekilde temsil edilen bir tekne ve yat sektörü hedefiyle TEYÜD Birinci Deniz Festivali’nin sektörümüze, Tuzla’mıza ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Murat Kıran: “Rekabet Gelişimi Getirir”
Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran ise konuşmasını hazırlanan metin yerine, kendi deneyimleri üzerinden spontane gerçekleştirdi.“Yerli tekne üretmek... Tarihe baktığımız zaman atalarımız aslında dünyada bu işleri ilk yapan insanlardı. Tersanelerimiz hâlâ orada. Bir yere kadar gelişmiş, ondan sonra bir yerde durmuş. O duraklamadan sonra Batı dizginleri geçmiş. Bugün geldiğimiz noktada biz de atalarımızı örnek alarak yaptığımız girişimler sayesinde bugün gemi inşa sanayisi olarak dünyada ses getiren işler yapıyoruz. Dünyada birçok başarıyı başardık.”
Kıran, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği’ndeki görev sürecinden bahsederek sektörün geçmişte karşı karşıya kaldığı sorunları anlattı:
“2011 yılında Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı oldum. Geldiğimde yönetim kurulu arkadaşlarımla beraber kısa, orta ve uzun dönem çalışma planı yaptık. İlk yaptığımız toplantıyı böyle dün gibi hatırlıyorum. Tersanelerimiz varlık ve yokluk arasındaydı. Öyle kurallar, öyle değişik şeyler vardı ki adeta tersanelerimiz yok edilmek üzere düzenlenmişti. Bunları devlet büyüklerimize aktardık. Öyle güzel kararlar aldık ki bugün yaptığımız şeylerin mücadelesini aslında o gün verdik. Yerli milli gemiler diyoruz, değil mi? Savaş gemileri, ihracat yapıyoruz. O gün bunlar hayaldi.”
Türkiye’nin gemi inşa ve savunma sanayisinde geldiği noktaya dikkat çeken Kıran, sektörün karşılaştığı engellere rağmen çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Kıran, festival alanındaki yerli üreticilere de özel bir parantez açtı:
“Burada şu anda yaklaşık 20 tane yerli üretim firmamız var. Gösterdiğiniz cesaretten dolayı, ülkenize olan sevginizden dolayı hepinizi tebrik ediyorum. En kolay şey kaçıp gitmek. Ama bugün ülkemizde gerçekten tekne üretebilmek herkesin amacı değil. Maliyetlerimiz ortada, sıkıntılarımız ortada. Çalışmak istemeyen bir gençlik... Bunlarla mücadele ederek bu tekneleri buraya getirdik. Yaklaşık da 70 tane tekne varmış şu anda. Hepsini de birbirinden güzel gördük. Ama bunlar ne olur? Yapa yapa gelişirler. Rekabet ederek gelişirler. Rekabet gelişimi getirir. Kafayı çalıştırmaya zorlar, teknolojiyi getirir. Hem kaliteni bir yandan artırırsın hem bir yandan maliyeti düşürmenin yollarını ararsın. Böylelikle de dünya pazarına girebilmenin yolunu bulursun.”
“Uluslararası organizasyonlarda mutlaka yer alın”
Yerli üreticilerin uluslararası fuar ve organizasyonlarda daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayan Kıran, sektörün dünyaya kendisini birlikte tanıtması gerektiğini söyledi:
“Dünyanın her yerine gittik ve sektörümüzü, tersanelerimizi temsil ettik. Bunu size tavsiye ediyorum. Parasına puluna bakmadan, gerekirse cebinizden koyun. Uluslararası fuar ve organizasyonlardan mutlaka yer almanız lazım. Yer alın. Bize destek olun. Bu yer alırken A firması, B firması, C firması olarak değil, tüm üreticiler olarak orada her şeyinizi gösterin. ‘Biz bunları yapıyoruz’ deyin. Biz bunu yapıyoruz. Yani fuarlarda tüm sektörümüzdeki paydaşlarımızın ürettikleriyle gurur duyuyoruz orada, onları açıyoruz, onları sergiliyoruz. Onu yaparken ‘bu Ahmet’in, bu Mehmet’in’ demiyorum. Kim güzel bir şey yapmışsa onu gururla sergiliyorum. Size en büyük tavsiyem bu olur.”
Kıran, Türkiye’nin farklı pazarları hedeflemesi gerektiğini de ifade ederek, “Her pazar yetmez. Her yere açılmak lazım. Hedefler neler olabilir? Avrupa güzel. Pazarlarımız nereye uygun? Bunları tespit edip dünya haritasını açıp, Amerika’nın şu bölgelerinde bizim çeşitli teknolojimiz uygun olabilir, diye bakmak lazım” dedi.
“Tekne barınma problemi çözülmeli”
Kıran, sektörün mevcut sorunları arasında tekne barınma kapasitesinin önemli bir yer tuttuğunu söyledi.
“Bu zor ortamda, demin başkana da sordum, arkadaşlara da sordum. Evet, işler biraz zayıf. Problemlerimiz var. Özellikle tekne barınma problemlerimiz var. Ama çözeceğiz inşallah. Biz hep beraberiz. Bugün biriyle konuşuyorum. ‘Ben tekne sahibi olmak istiyorum, tekne yapayım istiyorum’ diyor. ‘Ya bunları nereye çekeceğim?’ diyor. Ben şunu diyemiyorum, ‘Bak şuraya çekeceğim’ diyemiyorum. Yok yani.”
Denize iniş rampalarının yetersizliğine de dikkat çeken Kıran, mevzuat kaynaklı sorunların çözülmesi gerektiğini belirtti:
“Bizim en büyük eksiğimiz rampalar. Denize iniş rampalarımız yok. Maalesef bu çok mevzuata takılıyor. Denizcilik, onun yanında orman, sit alanı, tabiat varlıkları... O kadar çok şey var ki. Şuraya şunu yapalım dediğiniz zaman yapamıyorsunuz. İşte bunun yolunu açmak lazım. Hepiniz biliyorsunuz özellikle Amerika’da insanlar günlük giderler değil mi? Teknesini kamyonetine götürür, denize indirir. Gezer, tozar, balık tutar, sonra çıkarır. Ya bir yere, otoparka götürür ya müsaade etse evine götürür. Dolayısıyla kullanım kolaylaşıyor. Bizde maalesef bu yok.”Kıran, TEYÜD ile daha yakın iş birliği yapılması gerektiğini de vurgulayarak, “Yeni oluşumları, ayakları yere basan tüm oluşumları destekliyoruz. Sayın Başkan ve ekibiyle daha sık bir araya gelelim. Tecrübelerimizi masaya yatıralım. Tüm bilgilerimizi paylaşalım. Dolayısıyla birbirimizin sırtından da yük alalım” dedi.
Konuşmasının sonunda yerli üretimin önemine tekrar dikkat çeken Kıran, “Sektörde hizmet eden herkes bizim dostumuzdur, herkes kardeşimizdir. Yerli üretim bizim baş tacımız. Keşke yapabilsek, daha iyilerini de yapmak bizim için hedeftir” ifadelerini kullandı.
Ümit Hüseyin Güney: “Bu Festival Bir Başlangıç”
Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney ise konuşmasında TEYÜD’ün düzenlediği ilk festivalin sektör açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğine dikkat çekti.
“Her şeyde olduğu gibi, ilkleri başarmak, başlatmak zor. Cesaret ister. Ben böyle güzel bir başlangıç yaptığınız için, bu cesareti ortaya koyduğunuz için sizleri özellikle tebrik ediyorum. Temenni ediyorum ve inanıyorum ki bugün bir başlangıcı olan, üretimin, gayretin, emeğin ortaya konulduğu bu festival ülkemizde ve uluslararası arenada da insanların sektörü takip ettiği, ziyaret edip sektördeki gelişmeleri takip ettiği bir sürece sizlerin birliğiyle, gayretiyle evrilecek. Bugün bu festival hem bir başlangıç hem de bir sonuç.”
Güney, tekne ve yat üretim sektörünün artık kendi içerisinde ihtisaslaşarak sorunlarını ve hedeflerini ayrı bir çatı altında ele alabilecek seviyeye ulaştığını belirtti:
“Yeni inşa sektöründe, yat ve tekne üretim kapasitemiz bugün öyle bir noktaya gelmiş ki artık kendi içinden ihtisaslaşarak kendi özelinde sorunlarını, konularını, hedeflerini paylaşmak üzere bir dernek çatısı altında birleşmek ve bu tür organizasyonları gerçekleştirme kapasitesine ulaşmıştır. Aslında bu aynı zamanda bir başlangıç olduğu gibi güzel bir sonuçtur.”
Tuzla’nın denizcilik ekosistemine de değinen Güney, ilçenin tersaneleri, marinası, üniversiteleri ve sektörü besleyen kuruluşlarıyla önemli bir merkez olduğunu ifade etti:
“Tuzla ilçesinde kaymakamlık yapıyor olmanın vermiş olduğu gurur ve sorumlulukla, bizler İhtisas Üniversitesi olan Piri Reis Üniversitesiyle, Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Denizcilik Fakültesiyle, Türkiye’nin en köklü ve en donanımlı tersane kapasitesiyle, marinasıyla ve sektörü besleyen yan kuruluşlarla güçlü bir ekosisteme ve dünyada itibarı sahip çok saygın bir yere sahibiz.”
“Türkiye’nin yerli markaları uluslararası arenaya çıkıyor”
Türkiye’nin tekne ve yat üretimindeki dönüşümüne de dikkat çeken Güney, yerli üreticilerin bugün kendi tasarım ve mühendislik kabiliyetleriyle daha yüksek katma değer üreten bir yapıya ulaştığını söyledi:
“Geçmişte yat sektöründe önümüze konulan projeleri, markaların imalatını ve inşaatını yapan pozisyondayken bugün kendi mimarlarımızın tasarımlarıyla, kendi mühendislerimizin hesaplamalarıyla, kendi ustalarımızın, kendi motor, elektrik aksamı yapan birbirinden farklı onlarca sektörün birlikte sinerjiyle oluşturdukları ekosistemde artık daha yüksek katma değerler üreten Türkiye’nin yerli ve milli markalarının ulusal ve uluslararası arenaya çıktığı çok güçlü bir sektör olarak doğduğunu memnuniyetle müşahede ediyoruz.”
Güney, ekonomik zorlukların sektörün kendisini yenilemesi açısından da bir fırsata dönüşebileceğini ifade ederek, “Bugün döviz kurları, enflasyonla mücadele politikalarının çerçevesi içerisinde rekabeti örseleyecek bir durumda olsa da biz biliyoruz ki her kriz ortamı aslında fırsatların kapısına çıkacak” dedi.
“Rekabetin yoğunlaştığı ve kâr marjlarının düştüğü süreçlerde sektör kendini yenileyip dünyada daha rekabetçi olabilmek adına her türlü çabayı ve eforu sarf eder. Aslında bugün kriz olarak gördüğümüz süreçleri ben önümüzdeki süreçlere daha hazırlıklı olarak girme noktasında bir vesile ve bir fırsat olarak değerlendiriyorum.”
Güney, TEYÜD’ün önümüzdeki yıllarda düzenleyeceği festivallerin sektörün uluslararası görünürlüğüne katkı sağlaması temennisinde bulundu:
“Yat ve tekne üretim sektörümüzün derneğinin inşallah önümüzdeki festivallerde ürettiğini sergileyip uluslararası firmaların da ilçemize gelişine vesile olacak, sektörümüzün dinamizmini yükseltip üretim kapasitesini, kârlılığını, yeniliğini artırmaya vesile olacak çalışmaların öncüsü olması temennisiyle festivalimizin başta yat ve tekne üretim sektörümüze, Tuzla’mıza hayırlı uğurlu olması temennisiyle katılım ve katkılarınızdan dolayı hepinize şükranlarımı sunuyorum.”
Festival kapsamında ayrıca organizasyona destek veren sponsor ve paydaşlara plaket takdim edildi.
Festivalin İkinci Gününde Denizcilik Etkinlikleri Düzenlendi
Festivalin ikinci gününde DAK-SAR, çocuklar ve gençlere yönelik ziyaretler ile denizcilik ve tekne kültürü üzerine bilgilendirme etkinlikleri gerçekleştirildi. Gün boyunca ziyaretçiler tekneleri yakından inceleme fırsatı bulurken, akşam saatlerinde kokteyl ve DJ performansı düzenlendi.
Üçüncü Gün Panel Gerçekleştirildi
Festivalin üçüncü gününde ise “Türk Yat Sektörünün Dünyadaki Konumu, Marka Değeri ve Geleceği” başlıklı paneli gerçekleştirildi. Panelde Gemi İnşaatı ve Makinaları Mühendisi Muzaffer Erdal Kılıç ile Gemi İnşa Yüksek Mühendisi, Taka Yat Kurucusu ve Baş Tasarımcısı Osman Tanju Kalaycıoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Türk yat sektörünün dünyadaki konumu, marka değeri ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Üç gün boyunca yaklaşık 70 teknenin sergilendiği Deniz Festivali, sektör temsilcileri ve deniz tutkunlarının buluştuğu bir organizasyon olarak gerçekleştirildi.





