Elif Hanım öncelikle sizi tanıyalım mı?

2018 yılında Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nden mezun oldum. 2020’de tekrar Sabancı Üniversitesi’nde yüksek lisansımı tamamladım. Bu sektörde gemi inşa mühendisi olmayan kadınlardan biriyim herhalde. Niye endüstri mühendisliği dersek Sabancı’da bölümü sonradan seçiyoruz, ben endüstri ve mekatronik arasında kalmıştım ancak daha fazla sektörde iş yapabileceğimi düşündüğüm için endüstriye yöneldim. Aslında üretim mühendisliği diye okudum çünkü ben hep sanayide, fabrikada çalışmak istiyordum. Bölümün çoğu daha rahat olduğunu düşündükleri pazarlama, satış gibi alanlara yönelmek isterken ben hep fabrikada işin içinde olmak istiyordum. Üniversiteden mezun olduktan yüksek lisansımı yapmadan önce bir buçuk yıl kadar otomotiv sektöründe çalıştım. Ondan sonra da tersanede çalışmaya başladım. Yaklaşık dört senedir de sektördeyim.

Genç yaşta önemli bir göreve getirildiniz ve sektörümüzün önemli yapıtaşlarından biri olan GİSBİR’e Başkanvekili oldunuz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?  

Sayın başkanımız Murat Kıran, her yerde, her zaman gençlere önem verdiğini, gençlerin önünü açmak istediğini söyler. Ayrıca kadınlar için fırsat eşitliği yaratılması konusunda da her zaman destektir. GİSBİR Yönetim Kurulu’nda üç kadınız. Ayrıca bildiğiniz gibi Genel Sekreterimiz Mehtap Hanım da yıllardır görevini başarıyla yürütüyor. Bakıldığında çok eşit bir dağılım gibi gözükmese de GİSBİR’in kadınları gerçekten ön plana çıkaran bir kurum olduğunu söyleyebilirim. Başkanımız, gençlerin önünü açalım ideolojisiyle yürürken sağ olsun beni bu pozisyona uygun gördü ve başkanvekili yaptı.

Zor bir görev üstlendiğinizi düşünüyor musunuz?

Zor bir görev verildiğini düşünüyorum. Tabii ki Murat Kıran’ın vekilliğini yapmak, kendisinin olmadığı yerde onu temsil etmek hiç kolay değil. Ancak diğer taraftan tüm yönetim kurulu üyelerimizin bana çok destek verdiğini de söylemeliyim. Henüz daha 28 yaşındayım ve sektör deneyimim, tecrübem birlikte çalıştığım insanların yanında çok az ancak donanımlı insanların içindeyim.

En başta da söylediniz, bazı arkadaşlarınız pazarlama, satış vs. başka alanlara yönelirken siz neden gemi inşa gibi ağır sanayide çalışmayı seçtiniz?

Üretim sektörü zaten zor ama benim bu alanı tercih etmemin sebebi bir üretimin herhangi bir noktasında yer aldığımda ve sonuç olarak bir ürün çıktığında o üründe benim emeğimin olduğunu biliyorum ve bu beni gerçekten tatmin ediyor. Nasıl daha iyi yapabilirim diye düşünmeye itiyor. Üretim dediğimiz şey ucu çok açık olan bir kelime, her şeyin bir üretimi var. Sonuçta her yerde çalışabilirim ama bu sektöre girmemde babamın payı tabii ki büyük. Gemi inşa gerçekten zor. Her aşamada her şeye dikkat etmemiz gerekiyor. Benim çok az tecrübem olsa da başka sektörden buraya geldiğimde gerçekten çok şaşırmıştım. Her şeyin neredeyse sıfırdan imal ediliyor olması çok özel bir durum. Bu kadar emek yoğun bir sektör olması beni çok şaşırtmıştı. Çünkü seri üretimde genelde yıllarca aynı şeyi üretirsiniz. Ama burada her seferinde farklı bir gemi, farklı bir proje, farklı bir sistem, farklı bir ekipman… Yaptığınız her şeyi elinizde olan verilere, ekipmanlara, dizayna göre şekillendirmek gerekiyor ve hem mühendislik bakımından hem de sahada yaptığımız işçilik bakımından her anlamda gelişmiş ve güçlü olmanız lazım çünkü dünyayla büyük bir rekabet halindeyiz.

Madem konu babanıza geldi var mı ailede başka denizciler?

Ailede denizci yok aslında. Babamdan önce tersaneci de yok. Her şey babamla başlıyor. Açıkçası ben bizi denizcilik sektöründen ziyade daha çok sanayici olarak görüyorum.

Aynı zamanda da WISTA Türkiye üyesiniz. Türk denizcilik sektöründe kadın olarak var olmayı siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Denizcilik erkek egemen bir sektörmüş şimdiye kadar, bunu yadsıyamayız ama ben kendimi bir endüstri mühendisi olarak düşünürsem, birçok kadınla beraber okudum. Aslında her sektörde kadınların sayısı giderek artıyor ama denizcilikte gözle görülür bir fark var. Bundan 10 yıl önce bile bu kadar çok kadın göremezdik belki. Her WISTA üyesi gibi kadınlar için zor diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Erkek işi diye bir şey yoktur, mesleklerin cinsiyeti yoktur. Erkeklerin yapabildiği her şeyi kadınlar da yapabilir ki, WISTA kadınlarında görüyoruz başarıları. Bu sektörde adını duyuran birçok başarılı kadın var. Ben WISTA ile tanıştığım için de kendimi çok şanslı hissediyorum, bana büyük bir cesaret verdi buradaki kadınlar. Çünkü birbirimizi tanıyarak birbirimizle daha çok dayanışma içerisinde oluyoruz. Aslında kadınlar daha güçlü ya da daha iyi olmak istemiyor. Kadınlar sadece fırsat eşitliği istiyor.

Diğer STK’larda da GİSBİR gibi kadınlara fırsat eşitliği sağlandığını düşünüyor musunuz?

GİSBİR’de kadınlara gerçekten önem veriliyor, başta da eğitimde eşitlik. Başkanımız da erken yaştan itibaren kız çocuklarını bu sektöre kazandırılması için neler yapmamız gerektiğinden bahsediyor sıklıkla. Kadın istihdamı sağlamak ve toplumun gelişmesine katkıda bulunmak için eğitimde de fırsat eşitliği için çalışıyoruz. WISTA zaten benim için bir dayanışma cenneti gibi, bir uluslararası ağı var, dünyanın neresinde olursanız olun ihtiyacınız olduğu anda WISTA sizi kucaklıyor. Aycı zamanda denizciliğin çatı kuruluşu Deniz Ticaret Odası’nda da hem yönetim kurulunda yer alan hem de kendi çalışma ortamında olan kadınlar var. KOSDER yönetiminde ve sekreteryada da yine WISTA üyeleri var. Bence kadınlar hem kendi işlerine koşturuyorlar hem de birçok STK’da aktif rol almaya çalışıyorlar.

Bütün bu bilgiler ışığında, gemi inşa sektöründe genel olarak baktığınızda kadın çalışanlar yeterince destekleniyor mu sizce?

Kadınlara karşı denizcilik sektöründe hala bir önyargı var. Bizim zaten ilk başta önyargıları yıkarak bu işe başlamamız gerekiyor. STK’larda kadınlar destekleniyor ama özel sektörde de her firmanın bu konuda bir adım atması gerekiyor. Biz mesela Cemre Tersanesi olarak şirkette bir toplumsal cinsiyet eşitliği komitesi ve çalışma grubu kurduk. İsteyen herkesin çalışma grubuna katılıp fikirlerini beyan ettiği bir ortam hazırladık. Önce kendi şirketimizden başlayarak neleri değiştirmeliyiz diye düşündük. Daha eşitlikçi bir ortam yaratmak için neler yapmalıyız diye tartışıyoruz. Bizim sektörümüz gerçekten büyük, çok güçlüyüz ve toplumda da büyük bir kitleye hitap ediyoruz. Bu nedenle kendi şirketimizle başlayıp sektöre ve topluma yaymak üzere biz çeşitli projeler geliştiriyoruz. Sektörde WEPs’in  (Birleşmiş Milletler- Kadının Güçlenmesi Prensipleri) ilk imzacılarından biriyiz ve bu prensipleri benimseyecek bir manifesto yazdık ve herkese duyurduk. Daha eşitlikçi bir çalışma ortamı yaratılması, kadınların her yerde eşit olması gerektiğini savunuyor ve toplumsal refahın cinsiyet eşitliğiyle mümkün olacağını düşünüyoruz. Eşitlikçi çalışma ortamı sadece eşit işe eşit ücret demek değil. Bu zaten tüm dünyada çok büyük bir problem ama ben özellikle bizim sektörde böyle bir problem olduğunu düşünmüyorum. GİSBİR’de cinsiyet eşitliği karşıtı hiçbir durum görmüyorum. Bunun en yakın örneği benim başkan vekili olarak seçilmem diyebilirim. Burada örnek alınabilecek bir yapı var. Kadınlara cinsiyetlerine bakılmadan yetki ve sorumluluk veriliyor ve hiçbir önyargı olmadan çalışıyorlar. 

Peki buradan gençlere, bu alanı seçmek isteyen öğrencilere neler söylemek istersiniz?

Denizcilik öğrencilerini düşündüğümüzde aslında bir bakıma bu alanı tercih etmişler diyebiliriz. Bence gelip görerek, gezerek, gerçekten ne iş yapacaklarını bilmeleri gerekiyor. Kulaktan dolma şeylere inanmamaları lazım. Ağır sanayi çok tehlikeli, çok iş gücü lazım gibi her gün bir sürü şey duyuyoruz ancak gerçekten burada yapılanların emeğin, nelere mal olduğunu gelip görmeleri oldukça mühim. Çünkü burada yapılan her iş çok kıymetli. Emek verdiğiniz işin sonucunu görmek tarif edilmeyecek bir his, dünyada parmakla gösterilen projeler yapılıyor Türkiye’de.

Anadoluport Yeşil Liman olma yolunda hızla ilerliyor Anadoluport Yeşil Liman olma yolunda hızla ilerliyor

Son olarak bize GİSBİR’in Avrupa Birliği ile yürüttüğü projelerin son durumunu ve GİSBİR’in uluslararası arenada Türkiye’yi temsili hakkındaki düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

Geçtiğimiz aylarda Avrupa Birliği ile ortak yürüttüğümüz teknoloji tabanlı bir proje vardı ve bitti. Şu an aktif olarak kullanılıyor. Biz her tersaneye duyurduk. Bu kıymetli proje online ortamda iş sağlığı ve güvenliği eğitimi veren bir program. Her tersane kaç tane kullanıcı istiyorsa bunları açtık. Program ders ders ilerliyor, belli bir konuyu bitirmeden diğerine geçemiyorsunuz böylece gerçekten öğrenmeniz sağlanıyor. Şu anda aktif olarak birçok tersanede kullanılıyor. Üyemiz olan bütün tersanelerle iletişim halindeyiz. Hatta tersanelerden geri bildirim ve değerlendirme yapabilmek için raporlar alıyoruz. Aktif kullanılması yönünde onları teşvik ediyoruz. Oldukça inovatif bir proje bu. Sürekli insanları toplayıp yüz yüze anlatmaktansa kendileri de istedikleri zaman istedikleri her saatte isterlerse eve gittikleri zaman da bu eğitimi alabilirler. Bu projenin sektörümüzün dijitalleşmesine de katkıda bulunduğu aşikâr.

Sorunuzun ikinci kısmına gelirsek GİSBİR ülkemizdeki ve dünyadaki bütün fuarlara katılıyor. Biz her yerde Türk gemi inşa sanayisini herkese anlatmaya çalışıyoruz. Onun dışında uluslararası alanda Waterborne TP, Sea Europe ve ASEF üyeliklerimiz var. Ayrıca yurt dışında temsilcilik yapıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen Sea Europe’da Türkiye'yi temsil ediyoruz, fikir belirtiyoruz. Bakanlığımız da sektörle ilgili durumlarda bizlerden temsilci istiyor, ben geçtiğimiz aylarda iki kere Londra’ya IMO’nun genel merkezine gittim. Bu derneğin asıl amaçlarından biri Türkiye'deki gemi inşa sanayinin ne kadar gelişmiş olduğunu dünyaya tanıtabilmektir.

Kaynak: 7DENİZ DERGİSİ

Editör: Haber Merkezi