Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığı krizinin yeniden tırmanma riski arttı. İran'ın, ABD'nin İran'ın enerji altyapısına saldırması halinde, Yemen'deki Husilerden Bab el-Mendeb Boğazı'nı kapatmaya hazırlanmalarını istediği bildiriliyor.
Reuters'a konuşan kaynaklar, bu önerinin İran yönetimi tarafından görüşüldüğünü ve Husilere iletildiğini söyledi. Yemenli gruba yakın bir kaynak ise stratejik su yolu yakınlarına füze ve insansız hava araçlarının zaten konuşlandırıldığını, grubun şimdi gemileri hedef almaya başlamak için emir beklediğini iddia etti.
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapalı olmasıyla birlikte Bab el-Mendeb, özellikle Suudi Arabistan için Körfez petrol ihracatının başlıca çıkış noktası haline geldi. Riyad, Hürmüz'ü baypas etmek amacıyla ham petrolü Körfez kıyısından Kızıldeniz'deki Yanbu Limanı'na taşımak için Doğu-Batı Boru Hattı'na giderek daha fazla güveniyor.
İskandinav bankası SEB'in deniz taşımacılığı analistleri, Suudi Arabistan'ın Yanbu üzerinden yaptığı ihracatın şu anda günlük 4 ila 4,5 milyon varil seviyesinde olduğunu ve bunun boru hattının pratik ihracat kapasitesinin sınırlarına oldukça yakın bulunduğunu belirtti.
SEB, "Kızıldeniz burada önem taşıyor çünkü şu anda Hürmüz'ün tahliye vanası görevini görüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bu petrol varillerinin Asyalı alıcılara ulaşabilmesi için Bab el-Mendeb Boğazı'ndan geçmesi gerekiyor. Eğer Husiler saldırılarına yeniden başlar veya boğazı kapatmaya çalışırsa, Hürmüz'ün de erişilemez durumda kalmasıyla Suudi Arabistan doğuya yönelik doğrudan ihracat rotasını aynı anda kaybetmiş olacak.
Ancak ham petrol tamamen mahsur kalmayacak. Kargolar, Süveyş Kanalı ve SUMED (Süveyş–Akdeniz Boru Hattı) boru hattı üzerinden kuzeye, Akdeniz'e taşınabilir; ardından Atlantik'e devam edebilir veya Ümit Burnu'nu dolaşarak sevk edilebilir.
Bununla birlikte bu alternatif son derece verimsiz. Tam yüklü Çok Büyük Ham Petrol Tankerleri (VLCC), Süveyş Kanalı'ndan geçemediği için yüklerin Ain Sukhna'da kısmen boşaltılması, SUMED boru hattıyla taşınması ve Sidi Kerir'de yeniden yüklenmesi gerekecek.
SEB, piyasanın daha uzun sefer sürelerini, operasyonel karmaşıklığı ve etkin gemi arzındaki azalmayı fiyatlamasıyla birlikte tanker navlun ücretlerinin ilk etapta sert şekilde yükseleceğini öngörüyor.
Ancak zamanla etkinin tersine dönmesi de mümkün. Uzun süreli bir kapanma, petrol fiyatlarını büyük ölçüde yükseltecek, bunun sonucunda tüketim azalacak ve taşınan yük hacimleri düşecektir. Büyümeye devam eden tanker filosu dikkate alındığında bu durum piyasada arz fazlasına yol açabilir ve navlun ücretlerini aşağı çekebilir.
Deniz taşımacılığı üzerindeki daha geniş etkiler yalnızca petrolle sınırlı kalmayacak. Bab el-Mendeb, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'nın güney giriş kapısı olup Asya ile Avrupa arasında konteyner yükleri, kuru dökme yükler ve enerji kargolarının taşındığı kritik bir geçiş noktasıdır. 2023'ün sonlarında başlayan Husilerin saldırı kampanyası sırasında büyük deniz taşımacılığı şirketlerinin çoğu gemilerini Güney Afrika'nın güneyinden dolaştırmış; bu da seferlere binlerce deniz mili eklemiş, navlun maliyetlerini, yakıt tüketimini ve sigorta primlerini artırmıştı.
Yeniden başlayacak bir saldırı dalgası, gemilerin Ümit Burnu rotasına yönlendirilmesini neredeyse kesin olarak hızlandıracak ve Kızıldeniz'e daha kapsamlı bir dönüş yönündeki beklentileri geciktirecektir.
Bu tehdidin ciddiyeti, Suudi Arabistan ile Husiler arasında dört yıldır süren ateşkesin çökmesiyle daha da belirginleşiyor. Husiler, Riyad'ı kendi kontrollerindeki bir havalimanına saldırmakla suçladıktan sonra Suudi Arabistan'a füze saldırıları düzenledi.