Küresel enerji ve deniz ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği, Orta Doğu'da devam eden çatışmaların etkisiyle tarihi seviyelerde geriledi. Savaş öncesinde dünyanın petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine ev sahipliği yapan boğazda, ticari gemi geçişleri son 100 günde büyük ölçüde durma noktasına geldi.

Çatışmalar öncesinde günde ortalama 130'dan fazla geminin kullandığı Hürmüz Boğazı'ndan, son 100 gün içerisinde yalnızca 988 ticari gemi geçiş yaptı. Bu rakam, normal koşullarda yaklaşık bir haftalık gemi trafiğine karşılık geliyor. Günlük ortalama geçiş sayısı ise 10 gemiye kadar geriledi.

Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle bazı gemiler otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatarak seyrederken, bir kısmı da İran kara sularını kullanarak oluşturulan alternatif rotaları tercih etti. Boğazdan geçen gemilerin önemli bölümünü yaptırım kapsamındaki veya gölge filo olarak nitelendirilen tankerler oluşturdu.

Petrol ve petrol ürünleri taşıyan tankerler, toplam geçişlerin yaklaşık yarısını oluşturdu. Son 100 günde boğazdan 456 petrol tankeri geçerken, bu gemiler ağırlıklı olarak İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Katar limanlarından yük aldı. Sevkiyatların büyük bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine yöneldi.

LNG ticareti ise çatışmalardan en fazla etkilenen alanlardan biri oldu. Bölgedeki enerji altyapısında yaşanan aksaklıklar nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçen LNG gemisi sayısı 100 günde yalnızca 18'de kaldı. Bu rakam toplam geçişlerin yaklaşık yüzde 2'sine karşılık geldi.

Posidonia 2026 rekor katılımla tamamlandı
Posidonia 2026 rekor katılımla tamamlandı
İçeriği Görüntüle

Kuru yük taşımacılığı ise görece daha çeşitli rotalar üzerinden devam etti. Son 100 günde boğazı kullanan 281 kuru yük gemisi; Körfez ülkelerinin yanı sıra Türkiye, Çin, Hindistan, Brezilya ve Ukrayna gibi farklı ülkelerle ticaret akışını sürdürdü.

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki düşük trafik seviyesinin küresel enerji arzı, navlun piyasaları ve deniz ticareti üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtirken, bölgedeki güvenlik durumunun uluslararası taşımacılık açısından yakından takip edildiğini vurguluyor.