30 Ağustos 2026 tarihinde Girne Limanı'ndan Taşucu Limanı'na sefer yapmak üzere hareket eden KKTC Bayraklı FİLO JET (IMO No: 8962034) isimli yüksek hızlı yolcu gemisinin, Girne açıklarında su almasının ardından alabora olarak batması sonucu can kayıplarının ve yaralanmaların meydana geldiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.

Yetkili makamlar tarafından kamuoyuyla paylaşılan bilgilere göre gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat bulunmakta olup, arama-kurtarma çalışmaları Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC'nin ilgili kurumlarının koordinasyonunda devam etmektedir.

Öncelikle bu elim kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Henüz ulaşılamayan yolcularımıza sağ salim ulaşılmasını temenni ediyor, zorlu şartlar altında arama-kurtarma faaliyetlerini sürdüren tüm ekiplere teşekkür ediyoruz.

Kazanın nedeni ve gelişim süreci, ilgili makamların yürüteceği teknik ve idari incelemeler sonucunda ortaya çıkacaktır. İncelemeler tamamlanmadan kazanın nedenine ilişkin kesin değerlendirmelerde bulunmanın doğru olmadığını özellikle ifade etmek isteriz.

Bununla birlikte yaşanan bu acı olay, yüksek hızlı yolcu gemilerinde gemi stabilitesinin, su geçirmez bütünlüğün, bölmelendirmenin ve hasar sonrası yüzebilirliğin hayati önemini bir kez daha gündeme getirmiştir.

Erhürman: Türkiye’den 5 sahil güvenlik botu ve 2 helikopter bölgeye sevk edildi
Erhürman: Türkiye’den 5 sahil güvenlik botu ve 2 helikopter bölgeye sevk edildi
İçeriği Görüntüle

Yüksek hızlı yolcu gemileri; klasik deplasman tipi gemilerden farklı hidrodinamik ve operasyonel özelliklere sahip deniz araçlarıdır. Bu nedenle bu gemilerin yalnızca normal çalışma koşullarındaki hasarsız stabilitesinin (intact stability) değil, herhangi bir nedenle gövde içerisine su girmesi durumunda sahip olması gereken yaralı stabilite (damage stability) ve yüzebilirlik kabiliyetlerinin de ilgili ulusal ve uluslararası kurallar çerçevesinde titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) yüksek hızlı tekneler için oluşturduğu HSC Code, bu gemilerde yüzebilirlik, stabilite, su geçirmez bütünlük, bölmelendirme, hasarlı durumda stabilite, yükleme ve stabilite değerlendirmesi gibi konularda özel hükümler getirmektedir.

Ancak gemi emniyeti yalnızca tasarım aşamasında yapılan hesaplar ve alınan sertifikalardan ibaret değildir.

Geminin işletme ömrü boyunca;

Gövde yapısının ve su geçirmez bütünlüğünün korunması, yapılan tadilat ve ağırlık değişikliklerinin stabilite üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi, su geçirmez kapı ve açıklıkların kontrolü, sintine ve drenaj sistemlerinin işlerliğinin sağlanması, geminin güncel yükleme durumunun onaylı stabilite kriterleri içerisinde tutulması ve periyodik sörvey ve kontrollerin eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi, yolcu güvenliği açısından vazgeçilmezdir.

Özellikle yüzlerce insan taşıyan yüksek hızlı yolcu gemilerinde, bayrak devleti idaresinin, yetkilendirilmiş kuruluşların ve ilgili denizcilik otoritelerinin gerçekleştirdiği teknik denetim ve kontrollerin etkinliği doğrudan insan hayatıyla ilgilidir.

Bu nedenle meydana gelen kazanın tüm teknik yönleriyle ve şeffaf biçimde araştırılması; geminin stabilite ve yaralı stabilite hesaplarının, mevcut yükleme durumunun, su geçirmez bölmelendirmesinin, gövde yapısının, bakım ve sörvey geçmişinin, sertifikalarının ve son denetim kayıtlarının uzmanlar tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesi büyük önem taşımaktadır.

Kazanın nedenlerinin ortaya çıkarılması yalnızca sorumlulukların belirlenmesi açısından değil, benzer kazaların tekrar yaşanmaması ve denizde can güvenliğinin geliştirilmesi açısından da zorunludur. Kazanın kesin nedeninin, ilgili resmi makamlar tarafından yürütülecek bağımsız ve şeffaf bir teknik inceleme ile ortaya konması esastır.

Gemi Mühendisleri Odası, gemi mühendisliği ve stabilite değerlendirmesi alanındaki teknik birikimini, talep edilmesi halinde bu incelemeye destek olmak üzere hazır tutmaktadır.

Gemi mühendisleri olarak, denizde emniyetin ancak doğru mühendislik, etkin denetim ve kurallara eksiksiz uyum ile sağlanabileceğini bir kez daha vurguluyoruz.

Arama-kurtarma çalışmalarının en kısa sürede olumlu şekilde sonuçlanmasını temenni ediyor; hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.