Dünya Bankası'ndan yapılan açıklamada söz konusu destekle Türkiye Yeşil İhracat Projesi, makine, ekipman, ısıtma ve soğutma sistemlerinin geliştirilmesi ve atıkların azaltılması veya geri dönüştürülmesi gibi yeşil ve iklime uyumlu çözümlere yatırım yapacak ihracatçılara uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman sağlanmasına yardımcı olacak.

Türkiye Yeşil İhracat Projesi kapsamında, yaklaşık 10 yıl vadeli ticari krediler yoluyla 1 milyar euroya kadar uluslararası özel sermayenin bulunması amacıyla Eximbank’a sağlanacak 600 milyon euroya kadar bir kredi garantisi ile uzun vadeli ticari finansmanı harekete geçirmesi hedefleniyor.

Avrupa Birliği'nin (AB) 2026 yılından itibaren karbon yoğun ürünlere tarife uygulamaya başlayacağı ve bundan dolayı emisyon yoğun ürünler üreten Türk ihracatçıların karbon ayak izlerinin azaltılması nın büyük önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, AB pazarının Türkiye ihracatının yüzde 40’ını oluşturduğu hatırlatıldı.

Türkiye İhracat İklimi Endeksi mayısta 52,8'e yükseldi Türkiye İhracat İklimi Endeksi mayısta 52,8'e yükseldi

İhracatçılar ülke işgücünün yüzde 37'sini istihdam ediyor

Türk ihracatçıların büyük aynı zamanda büyük ölçekli işverenler olduğu ve ülkenin işgücünün yaklaşık yüzde 37’sini istihdam ettiği belirtildi.

Dünya Bankası Grubu Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez proje ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“İhracat sektörünün başarısının sürekliliği Türkiye ekonomisi için çok büyük önem taşımaktadır ve yeşil dönüşüm hükümetin en büyük önceliklerinden birisini oluşturmaktadır. Dünya Bankası küresel olarak düşük karbonlu bir geleceğe geçişe katkıda bulunacak ve aynı zamanda şirketlerin ve ülkenin rekabet gücünü arttıracak bu çabaları desteklemekten memnuniyet duymaktadır.”

Dünya Bankası’nın Proje Ekip Liderlerinden birisi olan Gunhild Berg de konu ile ilgili olarak, “Proje, uzun vadeli, sürdürülebilir ve yeşil ekonomik büyümeyi finanse etmek için özel sermayenin harekete geçirilmesinde ezberleri bozan bir niteliğe sahiptir. Garanti enstrümanı aynı zamanda ihracatçıların iklimle ilgili geçiş süreci risklerine uyum sağlamalarının ve küresel olarak yeşil ürünlere ve hizmetlere yönelik artan talebin sunduğu fırsatlardan yararlanmalarının desteklenmesinde yeni bir yaklaşım sunmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Bloomberght

Editör: Haber Merkezi