Norveçli sigortacı Gard tarafından yapılan yeni bir araştırma, 2019-2023 yılları arasındaki beş yıl içinde sigortalı filosunda kaydedilen mürettebat ölümlerinin %11'inin intihar nedeniyle gerçekleştiğini gösteriyor. 

Uraloğlu: Gemilerimize bir yıl içinde bin 145 ön denetim yaptık Uraloğlu: Gemilerimize bir yıl içinde bin 145 ön denetim yaptık

Gard bu hafta yayınladığı yeni raporda, "Bu endişe verici derecede yüksek bir rakam ve eksik raporlama nedeniyle gerçek sayının aslında çok daha yüksek olabileceğine inanıyoruz" dedi.

Denizcilik, diğer pek çok mesleğe kıyasla çok daha yüksek intihar oranlarına sahip bir meslek olmaya devam ediyor ve pek çok kurumun bu konuda daha fazla şeffaflık çağrısında bulunmasına rağmen, denizcilik sektörü için bunun ne kadar ciddi bir kriz olduğuna dair resmi bir istatistik bulunmuyor. 

Tarihsel olarak, denizdeki intiharları kaydetmek için üzerinde anlaşmaya varılmış tek bir uluslararası çerçeve bulunmadığından, birçok kişi intiharların eksik bildirildiğini düşünüyor. 

İnhiltere hükümetinin 2022 yılında konuyu araştıran 30 sayfalık bir raporunda şu ifadelere yer verilmiştir: "İntiharın muhtemelen çeşitli nedenlerden dolayı eksik rapor edildiğine dair bir izlenim var." 

Rapora göre, bunun başlıca nedeni, bir ölümün intihar olup olmadığını kesin olarak bilmenin zorluğu ve bununla bağlantılı olarak, hayatta kalan aileyi hem duygusal hem de mali açıdan koruma çabası.

İntihar vakalarında sigortanın nasıl işlediğine ya da işlemediğine dair algılar, denizcilerin ailelere ödeme yapılmasını sağlamak için ellerinden geleni yapmalarına yol açıyor.

"İntihar, sektör ve denizciler tarafından yeterince anlaşılamamıştır" denilen raporda, bu konunun tartışılmasında "derin bir suskunluk" olduğu belirtilmiştir.

İngiltere raporu için ankete katılanlara göre, bu suskunluk yalnızca işgücüne ve gemideki çalışma ortamına nüfuz ettiğine inanılan genel "maço" kültürün bir sonucu değil. 

Raporda, "Bu durum, özellikle intihara ilişkin kavramlar etrafındaki belirgin kültürel kuşkularla daha da kötüleşmektedir. Katılımcılar intiharın belirli milletler için kültürel açıdan ne kadar sorunlu olabileceğini özgürce ifade etmişlerdir. Özellikle Filipinler ve Çin'den gelenler başta olmak üzere, denizcileri bu konuya dahil etmekte sorunlar yaşandığına dair algıların altını çizmişlerdir. Bunun da armatörlerin konuyu gündeme getirme konusunda isteksiz davranmalarına yol açabileceğine dair bir algı vardı" ifadelerine yer verildi. 

ITF Seafarers' Trust tarafından 2020 yılında Yale Üniversitesi'ne yaptırılan bir araştırma, ankete katılan denizcilerin %20'sinin intihar düşüncesi taşıdığını ortaya koydu.

Çalışmada, "Karşılaştırmalı veriler sınırlı olmakla birlikte, bu analiz denizcilerin diğer çalışan nüfuslara göre daha yüksek depresyon oranlarına sahip olduğunu ortaya koymakta ve bu izole, savunmasız ve küresel olarak önemli işgücünde uygun ruh sağlığı politikaları ve yönetim stratejilerine duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır" denildi. 
 
Dikkate alınması gereken kültürel meseleler de var. Bazı ülkelerde intihar suç sayılıyor. Lifeline International adlı yardım kuruluşu şu anda dünya çapında intiharın suç olmaktan çıkarılması için küresel bir kampanyaya öncülük ediyor.

Lifeline International'ın verilerine göre, tüm ülkelerin neredeyse dörtte birinde intihar girişimlerini kovuşturan yasalar var ya da yasal statü belirsiz. 

Kaynak: splash247.com

Editör: Haber Merkezi