Dünyadan

Chevron ve Katar, Suriye açıklarında sondaj hazırlığına başladı

Suriye yönetimi, Akdeniz’deki ilk derin deniz petrol ve doğalgaz arama projesi için ABD’li Chevron ile Katar merkezli UCC Holding ortaklığında anlaşmaya vardığını açıkladı. Şam yönetimi, belirlenen açık deniz sahasında sözleşme sürecinin tamamlanmasını ve teknik operasyonların yaz aylarında başlamasını hedefliyor.

Abone Ol

Suriye yönetimi, Akdeniz’deki ilk derin deniz petrol ve doğalgaz arama projesi için ABD’li Chevron ile Katar merkezli UCC Holding ortaklığında anlaşmaya vardığını açıkladı. Şam yönetimi, belirlenen açık deniz sahasında sözleşme sürecinin tamamlanmasını ve teknik operasyonların yaz aylarında başlamasını hedefliyor.

Şam’da yönetimin el değiştirmesinin ardından enerji sektörünü yabancı yatırıma açan Suriye, Akdeniz’deki ilk derin deniz petrol ve doğalgaz arama projesi için ABD’li Chevron ve Katar merkezli UCC Holding ile anlaşmaya vardığını duyurdu.

Suriye Petrol Şirketi (SPC), ülkenin ilk derin deniz enerji arama projesi kapsamında kullanılacak açık deniz sahasının belirlendiğini açıkladı. Projenin, ABD merkezli Chevron ile Katar merkezli UCC Holding ortaklığında yürütüleceği bildirildi.

Belirlenen blok sayesinde Chevron’un SPC ile sözleşme sürecini tamamlaması ve yaz aylarında teknik operasyonlara başlaması bekleniyor. Proje, Suriye’nin enerji stratejisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Sondaj hazırlıkları yaz aylarında başlayacak

Chevron, SPC ve UCC Holding, Suriye karasularındaki petrol ve doğalgaz potansiyelini değerlendirmek amacıyla geçen şubat ayında ön anlaşma imzalamıştı.

SPC CEO’su Yusuf Kabalavi, söz konusu ortaklığı Suriye tarihinin en önemli açık deniz enerji anlaşması olarak tanımladı. Kabalavi, mobilizasyon ve sondaj aşamasına yaz mevsiminden önce geçilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Kabalavi ayrıca, doğalgaz rezervlerine tam erişimin sağlanmasının dört yıla kadar sürebileceği uyarısında bulundu.

Bu proje, Doğu Akdeniz’deki Leviathan doğalgaz sahasında da operatör olarak faaliyet gösteren Chevron’un Suriye karasularındaki ilk çalışması olacak.

14 yıl süren savaşın ardından Beşar Esad yönetiminin devrilmesi, ABD ve Körfez merkezli şirketlerin Suriye enerji sektörüne girişinin önünü açtı.

Aralık 2024’te Şam’da yönetimi devralan Ahmed Şara liderliğindeki hükümetin; ABD, İsrail, Türkiye ve Körfez ülkelerinin desteğiyle petrol sahaları üzerindeki kontrolünü güçlendirdiği belirtiliyor.

Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından önce petrol sektörü ülke ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri konumundaydı.

Ülke o dönemde günlük ortalama 380 bin varil petrol üretim kapasitesine sahipti. Suriye, büyük bölümü Avrupa’ya olmak üzere yılda yaklaşık 3 milyar dolarlık petrol ihracatı gerçekleştiriyordu.

Petrol gelirleri, savaş öncesinde kamu bütçesinin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyordu.

İç savaş boyunca Suriye’nin petrol altyapısı ağır hasar gördü. Petrol sahaları da farklı silahlı grupların kontrolüne geçti.

2013 yılında Nusra Cephesi’nin kontrolüne giren bazı sahalar daha sonra IŞİD’in eline geçti. Takip eden dönemde ise bu bölgelerin kontrolü ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’ne geçti.

Ocak 2026 itibarıyla Ahmed Şara’ya bağlı güçlerin Rakka ve Deyrizor gibi stratejik bölgelerde hakimiyet sağlamasının ardından enerji kaynaklarının yönetimi yeniden Şam merkezli yönetime geçti.

Yeni yönetim, petrol ve doğalgaz gelirlerini ülkenin yeniden inşası için temel finansman kaynaklarından biri haline getirmeyi hedefliyor.

Kaynak: Harici