Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yürütülen yeni bir çalışma, deniz taşımacılığının gelecekte yakıt olarak amonyak kullanmaya başlamasının yaratacağı sağlık riskleri konusunda uyarıda bulundu. 

Çalışmaya göre amonyağın yanması, karbondioksitten yaklaşık 300 kat daha güçlü bir sera gazı olan nitröz oksit (N2O) üretiyor. Ayrıca azot oksitleri (NO ve NO2, NOx) şeklinde azot yayar ve yanmamış amonyak dışarı kayabilir, bu da sonunda atmosferde ince partikül madde oluşturur.

Çalışma, mevcut mevzuat kapsamında küresel filonun amonyak yakıtına geçmesinin her yıl yaklaşık 600.000 ek erken ölüme neden olabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, daha güçlü düzenlemeler ve daha temiz motor teknolojisi ile bu geçiş, küresel ısınma üzerinde çok daha az etkiyle, şu anda nakliye emisyonlarının neden olduğu erken ölümlerden yaklaşık 66.000 daha azına yol açabilir.

İstanbul Boğazı'ndaki deniz çayırları şamandıralarla korunacak İstanbul Boğazı'ndaki deniz çayırları şamandıralarla korunacak

MIT Küresel Değişim Bilimi Merkezi'nde doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın baş yazarı Anthony Wong "Tüm iklim çözümleri eşit yaratılmamıştır. Neredeyse her zaman ödenmesi gereken bir bedel vardır. Daha bütüncül bir yaklaşım benimsemeli ve farklı iklim çözümlerinin sadece karbonsuzlaştırma potansiyellerini değil, tüm maliyet ve faydalarını göz önünde bulundurmalıyız" dedi. Çalışmaya Imperial College London, Orléans Üniversitesi ve Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden araştırmacılar da katıldı.

Araştırmacılar iki gemi motorunu ele aldılar. İlki saf amonyak yakıyor, bu da daha yüksek seviyelerde yanmamış amonyak üretiyor ancak daha az nitrojen oksit yayıyor. İkinci motor teknolojisi, yanmayı iyileştirmek ve hem azot oksitleri hem de yanmamış amonyak kirliliğini kontrol eden bir katalitik konvertörün performansını optimize etmek için amonyağı hidrojenle karıştırmayı içeriyor.

Araştırmacılar ayrıca üç politika senaryosunu da değerlendirdi. Bunlar sadece dünyanın bazı bölgelerinde nitrojen oksit emisyonlarını sınırlayan mevcut düzenlemeler; Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'da amonyak emisyonu sınırlarını ekleyen bir senaryo ve amonyak ve nitrojen oksit emisyonlarına küresel sınırlar ekleyen bir senaryo.

Araştırmacılar, her bir senaryo kapsamında kirletici emisyonlarının nasıl değiştiğini hesaplamak için bir gemi izi modeli kullandılar ve ardından sonuçları bir hava kalitesi modeline aktardılar. Hava kalitesi modeli, gemi emisyonlarının partikül madde ve ozon kirliliği üzerindeki etkisini hesapladı. Son olarak, küresel halk sağlığı üzerindeki etkileri tahmin ettiler.

Sonuç olarak, yeni bir düzenleme yapılmaması ve gemi motorlarının saf amonyak yakması durumunda, tüm filonun değiştirilmesinin her yıl 681.000 ek erken ölüme neden olacağını buldular.

Editör: Haber Merkezi