ABD ve İran’ın üzerinde anlaşmaya vardığı 14 maddelik mutabakat zaptının detaylarının kamuoyuna yansımasının ardından, Tahran yönetiminden konuyla ilgili yeni açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran basınına yaptığı açıklamada mutabakat zaptının İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanarak yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bekayi, "İran ile ABD arasında varılan mutabakat zaptı metni, iki taraf da onu imzaladığı için şu anda resmen nihai hale gelmiştir" ifadelerini kullandı.
"İsviçre’de imza töreni düzenlenmeyecek"
Mutabakat zaptının dijital ortamda imzalanmasının kararlaştırıldığını aktaran Bekayi, "İsviçre'de imza töreni düzenlenmeyecek" açıklamasında bulundu. Metnin ülkelerin devlet başkanları tarafından imzalanmasının önemine işaret eden Bekayi, "Mutabakat zaptı iki ülkenin devlet başkanları tarafından imzalandığından, onu ihlal etmenin maliyeti daha yüksek olacaktır. Geçmişteki deneyimlerimizden yola çıkarak, bunun böyle olmasını tercih ettik" dedi.
"Lübnan, bizim için İran kadar önemliydi"
İmzalanan mutabakatın İran’ın tüm prensiplerini yansıttığını kaydeden Bekayi, "Metni gözden geçirirsek, söylenmemiş bir şey olmadığını göreceğiz. Bütün hususları dile getirdik" diye konuştu. Bu anlaşmanın İran’ın dostlarını hiçbir koşulda yalnız bırakmadığının kanıtı olduğunun altını çizen Bekayi, "Bizim için Lübnan'da ateşkes ve savaşın sona ermesi, İran kadar önemliydi ve önemli olmaya devam ediyor. Mutabakat zaptının birinci bölümünde Lübnan'ın adı üç kez geçmektedir. Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı yer almaktadır" şeklinde konuştu.
"Karşı tarafın taahhütlere uyması son derece önemli"
Bekayi, imzalanan mutabakata rağmen yaşananları unutmadıklarını belirterek, "Bu aşamada savaşı sona erdirecek bir anlaşma imzalamış olmamız, geçmişi unuttuğumuz ve ağır bedeller ödeyerek öğrendiğimiz dersleri hatırdan çıkardığımız anlamına gelmez. Şimdi işimiz öncekinden daha zor; zira uluslararası anlaşmaların uygulanması her zaman onların hazırlanmasından çok daha zordur. Özellikle de taahhütlerine bağlı olmayan taraflar söz konusu olduğunda. Bundan sonra hepimiz, uygulamada da karşı tarafı taahhütlerine uymaya mecbur bırakacak şekilde hareket etmeye dikkat etmeliyiz. Bu son derece önemlidir" dedi.
"60 günlük müzakere süresi uzatılabilir"
Savaşı sona erdirme hedefine ulaştıklarını, ancak nihai anlaşmaya giden müzakere sürecinin çok önemli olduğunu aktaran Bekayi, "Odağın savaşın sona erdirilmesi olması kararlaştırıldı ve bu işi yaptık. Mutabakat zaptının yürürlüğe girmesinden itibaren 60 gün içinde nükleer meselesi ve yaptırımlar hakkında müzakere edeceğiz. Müzakere daha erken sonuçlanırsa, bu daha iyidir. Ancak konunun karmaşıklığı dikkate alındığında, 60 günlük süre mantıklıdır ve gerekli olursa bu süre uzatılır" değerlendirmesinde bulundu.
Trump tarafından imzalandığı doğrulandı
ABD merkezli haber sitesi Axios da, mutabakat metninin ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalandığını doğruladı. Üst düzey yetkililere dayandırılan haberde, Trump’ın imzayı G7 Liderler Zirvesi kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yediği akşam yemeği sırasında attığı ve anlaşmanın yürürlüğe girdiği kaydedildi. ABD'li bir yetkili Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada gelişmeyi doğrularken, İngiliz haber ajansı Reuters'a bilgi veren bir diğer kaynak metnin Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanarak nihai hale geldiğini kaydetti.
14 maddelik mutabakatın detayları
ABD ve İran’ın üzerinde anlaşmaya vardığı 14 maddelik mutabakat zaptının detayları belli oldu. Üst düzey ABD’li bir yetkili, mutabakat metninin detaylarını düzenlediği telekonferansta ilk kez basın mensuplarına açıkladı. ABD basınında yer alan haberlere göre; İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini belirten yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını söyledi. Yetkili, İran'ın elindeki nükleer malzemenin imhası ve 300 milyar dolarlık dondurulmuş İran fonunun serbest bırakılması süreçlerinin ise vakit kaybetmeden müzakere edileceğini ifade etti. ABD'li yetkilinin basın mensuplarına okuduğu 14 maddelik mutabakat zaptında şu maddelerin yer aldığı görüldü:
1) ABD ile İran ve mevcut savaştaki müttefikleri, bu Mutabakat Zaptı’nı (MOU) imzalayarak, Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan eder; bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmayacaklarını, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklarını ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına alacaklarını taahhüt eder. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.
2) ABD ve İran, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt eder.
3) ABD ve İran, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder. Bu süre, tarafların mutabık kalması halinde uzatılabilir.
4) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından, ABD İran’a yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında gemi trafiği İran tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekecektir.
5) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran, geçerli uluslararası hukuk düzenlemeleri ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları doğrultusunda diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman ile diyalog kuracaktır.
6) ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık kesin ve karşılıklı olarak üzerinde mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
7) ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ve birincil ve ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere, İran’a yönelik her türlü yaptırımın üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre sona erdirilmesini taahhüt eder. İran ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması meselesinin kritik önemini kabul etmekte ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini beyan eder.
8) İran, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit eder. ABD ve İran, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak, karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş nükleer malzeme stoklarının akıbetini, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmıştır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran'ın nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili karşılıklı olarak kararlaştırılan diğer konuları görüşmeyi kabul etmiştir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecektir. ABD ve İran, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin kritik önemini kabul etmekte ve bu konular üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde söz konusu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedir.
9) Nihai anlaşma imzalanana dek, ABD ve İran mevcut durumu korumayı kabul eder. İran nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.
10) ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasından yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığı’nın İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil tüm ilgili hizmetler için muafiyetler sağlayacağını taahhüt eder.
11) ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran’a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanıma tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.
12) ABD ve İran, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır.
13) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, zaptın 1, 4, 5, 10 ve 11. maddeleri uygulanmaya başlanacak ve bunların yürürlükte kalmaya devam etmesi şartıyla, ABD ve İran nihai anlaşma için diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.
14) Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır."


