Güncel

Yeşil liman dönemi genişledi: Yeni zorunluluklar ve cezalar yolda

Yeni yönetmelikle kıyı tesislerine Yeşil Liman Sertifikası zorunlu hale gelirken, başvuru yapmayan işletmelere gemi başına saatlik ceza ve sıkı çevresel kriterler getirildi.

Abone Ol

24 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile kıyı tesislerine yönelik Yeşil Liman Sertifikası uygulaması kapsamlı şekilde güncellendi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni çerçeve, limanlarda çevresel sürdürülebilirliği ve enerji verimliliğini artırmayı hedeflerken, işletmelere önemli yükümlülükler de getirdi.

Yeni düzenlemeye göre, Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu kapsamında yer alan kıyı tesisleri için sertifika süreci daha geniş bir alana yayıldı. Özellikle yeni kurulacak tesisler ile kapasite artışı gerçekleştiren mevcut limanlar için Yeşil Liman Sertifikası zorunlu hale getirildi. Sertifika almayan tesislerin faaliyetlerine izin verilmeyecek, genişleme projeleri de bu şart sağlanmadan devreye alınamayacak.

Sertifika süreci, belirlenen çevre, enerji ve iş güvenliği kriterlerinin sağlanmasının ardından yapılan başvuru ve denetimlerle ilerleyecek. Uygun bulunan tesislere verilen sertifika üç yıl geçerli olacak ve düzenli ara denetimlerle sürekliliği kontrol edilecek. Şartların kaybedilmesi halinde ise sertifika askıya alınabilecek veya iptal edilebilecek.

Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise yaptırımlar oldu. Sertifika almak zorunda olmasına rağmen başvuru yapmayan ya da başvurusu reddedilen tesislere, limana yanaşan her gemi için saat başına idari para cezası uygulanacak. Kısa süreli yanaşmaların da tam saat olarak değerlendirilmesiyle birlikte ceza tutarları ciddi seviyelere ulaşabilecek ve her yıl yeniden değerleme oranına göre artacak.

Büyük ölçekli limanlar için de net bir takvim belirlendi. Buna göre yılda 100 ve üzeri kruvaziyer gemi ağırlayan limanların 2028 sonuna kadar, 100 bin TEU ve üzeri konteyner elleçleyen limanların ise 2030 sonuna kadar sertifika alması gerekecek.

Çevresel yükümlülükler de önemli ölçüde artırıldı. Limanların ağaçlandırma projeleri geliştirmesi, deniz yüzeyi temizliğini planlı ve kayıtlı şekilde yürütmesi, çöpkapar sistemleri ve bariyerler kurması zorunlu hale getirildi. Ayrıca dere ağızlarında bariyer kurulması, temizlik ekipmanlarının düzenli bakım ve kayıtlarının tutulması gibi uygulamalar da standart haline getirildi. Bunun yanı sıra, gemilere elektrik sağlayabilecek altyapının uluslararası standartlara uygun şekilde kurulması da yeni kriterler arasında yer aldı.

İmar planlarına da “Yeşil Liman Sertifikası başvurusu yapılacaktır” şartı eklenirken, yeni tesislerin faaliyete başladıktan sonra en geç bir ay içinde başvuru yapması zorunlu kılındı. Mevcut tesislerin ise belirlenen tarihlerden en az üç ay önce başvuru sürecini tamamlaması gerekiyor.

Sınırlı durumlarda istisna imkânı tanınsa da bu sürenin en fazla bir yıl ile sınırlandırılması ve yalnızca bir kez uzatılabilmesi, uygulamanın sıkı şekilde takip edileceğini gösteriyor.

Yeni düzenleme ile Türkiye’deki limanların çevre dostu, sürdürülebilir ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi amaçlanırken, sektör açısından hem rekabet gücünü artıracak hem de çevresel etkileri azaltacak önemli bir dönüşüm süreci başlatılmış oldu.