Türk savunma sanayii ve denizcilik sektöründe yerli ve milli mühendislik çözümlerine yönelik iş birliklerine bir yenisi daha eklendi. YALTES ile Ayden Marine arasında geliştirilen “Yerli ve Milli Çözümler Stabilite Anlaşması”, 15 Mayıs Cuma günü YALTES merkezinde düzenlenen törenle imza altına alındı.
Gerçekleştirilen imza törenine YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu, Ayden Marine Genel Müdürü Ayçın Özsakabaşı, Genel Müdür Yardımcısı Osman Uluşahin, Gemi Mühendisleri Odası Başkanı İlham Çelebi, Türk Loydu Yönetim Kurulu Üyesi M. Selim Buğdanoğlu ile YALTES yöneticileri katıldı.
Bülent Hamzaoğlu
“Anlaşma yeni nesil üç boyutlu stabilite yazılımının entegrasyonunu kapsıyor”
İmza töreninde konuşan YALTES Genel Müdürü Bülent Hamzaoğlu, Ayden Marine ile iş birliklerinin MİLGEM projesinin üçüncü ve dördüncü gemilerinden itibaren başladığını belirterek, iki şirketin uzun yıllardır askeri deniz projelerinde birlikte çalıştığını söyledi. Hamzaoğlu, yeni anlaşmanın özellikle TF-2000 hava savunma muhribi, Milli Uçak Gemisi, İ sınıfı fırkateyn projeleri ve yurt dışında devam eden askeri gemi projelerinde kullanılacak yeni nesil üç boyutlu stabilite yazılımının entegrasyonunu kapsadığını ifade etti.
Hamzaoğlu, YALTES’in kuruluşundan bu yana temel hedefinin yerli ve milli mühendislik çözümleri geliştirmek olduğunu vurgulayarak, “Türk mühendislerinin emeğiyle geliştirilen sistemlerin hem ülkemizde hem de uluslararası platformlarda kullanılmasını hedefledik. Müşterinin ihtiyacına göre şekillendirilebilen, esnek ve yüksek teknolojiye sahip ürünler geliştirmek bizim için her zaman öncelikli oldu” dedi.
MİLGEM projesinin Türkiye’de gemi inşa mühendisliği açısından önemli bir kırılma noktası oluşturduğunu kaydeden Hamzaoğlu, geçmişte ileri mühendislik ve tasarım alanında sınırlı imkanlar bulunduğunu, bugün ise onlarca savaş gemisinin Türk mühendislerinin tasarımlarıyla inşa edildiğini söyledi. İlk tasarım ihalesine çıkıldığında teklif verecek firma bulmakta zorlandıklarını belirten Hamzaoğlu, bugün çok sayıda Türk mühendislik firmasının ileri seviye tasarım ve yazılım geliştirme kabiliyetine ulaştığını dile getirdi.
“Yerli ve milli yazılımlarımız dünya çapında rekabet edebilecek seviyeye geldi”
Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemesine paralel olarak denizcilik alanında da önemli bir mühendislik ekosistemi oluştuğunu ifade eden Hamzaoğlu, Türk Loydu’nun IACS üyeliğinin ve askeri gemi klaslama kabiliyetinin sektöre büyük katkı sunduğunu belirtti. Hamzaoğlu, geçmişte milyonlarca euro ödenerek satın alınan yazılım ve hesaplama çözümlerinin artık Türk mühendisleri tarafından geliştirildiğine dikkat çekerek, “Bugün yerli ve milli yazılımlarımız dünya çapında rekabet edebilecek seviyeye geldi” diye konuştu.
YALTES’in yalnızca bir teknoloji firması değil, aynı zamanda çok disiplinli bir mühendislik yapısına sahip olduğunu ifade eden Hamzaoğlu, şirket bünyesinde elektrik-elektronik, bilgisayar, haberleşme, yazılım, donanım, endüstri ve gemi mühendisliği gibi farklı alanlardan uzmanların birlikte çalıştığını belirtti. Hamzaoğlu ayrıca, YALTES’in önümüzdeki dönemde Gemi Mühendisleri Odası’nın faaliyetlerine daha fazla destek vereceğini, üniversite ziyaretleri, kariyer günleri ve staj programlarıyla genç mühendislerin sektöre kazandırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Ayçın Özsakabaşı
“Türk mühendislerinin neler yapabileceği artık dünyada daha net görülüyor”
Ayden Marine Genel Müdürü Ayçın Özsakabaşı ise şirketin Teknopark’ta küçük bir ekip ve sınırlı imkanlarla başladığı yolculuğun bugün dünya çapında rekabet eden mühendislik çözümlerine dönüştüğünü anlattı. İlk dönemlerde büyük firmaların küçük ölçekli girişimlere mesafeli yaklaştığını belirten Özsakabaşı, YALTES’in kendilerine duyduğu güvenin büyüme süreçlerinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Geliştirdikleri yazılımın dünya pazarındaki rakiplerinden iki ila üç kat daha hızlı hesaplama yapabildiğini söyleyen Özsakabaşı, uluslararası rakiplerin ilk etapta Türk mühendislerinin başarısını kabullenmekte zorlandığını belirtti. Özsakabaşı, “Başlangıçta tehdit eden, ‘pazardan çekilin’ diyen firmalar zamanla iş birliği teklif etmeye başladı. Türk mühendislerinin neler yapabileceği artık dünyada daha net görülüyor” dedi.
Yeni geliştirilen stabilite yazılımının özellikle askeri gemi teknolojileri açısından ileri düzey özelliklere sahip olduğunu belirten Özsakabaşı, “Şu an çıkardığımız ürünle dünyadaki askeri gemi teknolojisinde otonom sistemlerle çalışabilen, bir gemi yara aldığı durumda otomatikman kendisi nasıl düzelteceğini kendisi hesaplayabilen, yorum yapabilen, dünyadaki emsallerine göre çok üst düzey bir program” dedi. Özsakabaşı, YALTES sistemleriyle tam uyumlu çalışacak şekilde geliştirilen yazılımın uluslararası projelerde de kullanılmasının hedeflendiğini söyledi.
“Taş taş üstüne koyarak ilerlemek gerekiyor”
Gemi Mühendisleri Odası Başkanı İlham Çelebi de törende yaptığı konuşmada, yüksek katma değerli mühendislik ürünleri geliştirmenin önemine dikkat çekti. Çelebi, Türkiye’nin mühendislik ekosisteminin güçlenmesi için kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Sadece bireysel başarı değil, sektörün bütünsel gelişimi önemli. Taş taş üstüne koyarak ilerlemek gerekiyor” dedi.
Gemi inşa mühendisliğinin disiplinlerarası bir alan olduğuna işaret eden Çelebi, gemilerin çok sayıda mühendislik sistemini bir arada barındırdığını ve bu nedenle farklı disiplinlerden uzmanların birlikte çalışmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Genç mühendislerin sektöre kazandırılmasının kritik olduğunu belirten Çelebi, sektör temsilcilerinin yalnızca eleştiren değil, çözümün parçası olan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“YALTES mühendislik gücü ve yetişmiş kadrosuyla tüm projelerden başarıyla çıktı”
Türk Loydu Yönetim Kurulu Üyesi Selim Buğdanoğlu ise YALTES’in MİLGEM projelerinden bugüne uzanan gelişim sürecinin sektör adına önemli bir başarı hikayesi olduğunu söyledi. Başlangıçta şirketin bu projelerde başarılı olamayacağı yönünde görüşler bulunduğunu hatırlatan Buğdanoğlu, YALTES’in mühendislik gücü ve yetişmiş kadrosuyla tüm projelerden başarıyla çıktığını ifade etti.
Türk Loydu’nun uluslararası platformlarda güç kazanmasının da sektör açısından önemli olduğunu belirten Buğdanoğlu, askeri tersaneler, özel sektör tersaneleri, mühendislik firmaları ve klas kuruluşları arasındaki iş birliğinin Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarılarını daha da ileri taşıyacağını kaydetti.
7DENİZ