Nijer’de çıkarılan uranyumun Rusya’ya sevk edilmesine yönelik iddialar, Batı Afrika’da siyasi, güvenlik ve lojistik boyutları olan bir krizi gündeme taşıdı. Tartışmaların merkezinde, Rus bandıralı Matros Shevchenko adlı kargo gemisi ile Nijer’den Togo’nun Lomé Limanı’na uzanan ancak tamamlanamayan sevkiyat süreci bulunuyor.
Yabancı basında yer alan bilgilere göre, Nijer’in kuzeyindeki Arlit bölgesinde üretilen ve “yellowcake” olarak adlandırılan yaklaşık 1.000 ton uranyum konsantresinin kara yoluyla Lomé Limanı’na taşınması, buradan da deniz yoluyla Rusya’ya gönderilmesi planlandı. Ancak ülkedeki siyasi belirsizlik, güvenlik riskleri ve uluslararası baskılar nedeniyle sevkiyat askıya alındı.
Kamyon konvoylarının başkent Niamey yakınlarındaki askeri bölgede haftalarca bekletildiği, kara taşımacılığı güzergâhlarının ise Sahel bölgesinde faaliyet gösteren silahlı gruplar nedeniyle ciddi riskler barındırdığı belirtiliyor. Bu gelişme, Lomé açıklarında bekleyen Rus gemisinin yükleme yapamamasına yol açtı.
Uranyum gibi stratejik ve hassas bir maddenin taşınması, nükleer güvenlik, çevresel riskler ve uluslararası denetim mekanizmaları açısından yakından izleniyor. Bazı diplomatik kaynaklar, Nijer yönetimi ile Rusya’nın devlet nükleer şirketi Rosatom arasında uranyum tedarikine yönelik görüşmeler yapıldığını öne sürse de taraflar bu iddiaları resmi olarak doğrulamadı.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA), uranyumun depolanması ve taşınmasına ilişkin güvenlik standartları konusunda Nijer makamlarıyla temas hâlinde olduğu ifade ediliyor. Uzayan bekleyiş, uranyumun askeri tesislere yakın alanlarda tutulmasının doğurabileceği çevresel ve güvenlik risklerini de gündeme getirdi.
Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler, yalnızca ticari bir sevkiyat meselesi değil; Afrika’daki jeopolitik dengeler, Nijer’in yeni dış politika yönelimi ve Rusya’nın bölgede artan etkisiyle doğrudan bağlantılı. Bu nedenle süreç, bölgesel ve uluslararası düzeyde dikkatle izleniyor.
Sevkiyatın akıbetine ilişkin belirsizlik sürerken, taraflar arasındaki diplomatik temasların ve uluslararası denetimin önümüzdeki dönemde artması bekleniyor.