Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen SAFEPASSAGE FORUM 2026 kapsamında gerçekleştirilen uluslararası panelde panelist olarak yer aldı.
Denizcilik sektörünün geleceği, emniyet, dijital dönüşüm, karbonsuzlaşma ve otonom gemiler gibi kritik başlıkların ele alındığı panelde Prof. Dr. Oral Erdoğan, klas kuruluşlarının değişen rolü ve deniz emniyetinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı.
Panele, Türk Loydu Vakfı Sayman Üyesi Mustafa Zorlu ile Türk Loydu Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Hüseyin Doğar da katılım sağladı.
Konuşmasının açılışında bankacılık sektörünün risk yönetiminde geçirdiği dönüşümü örnek gösteren Prof. Dr. Oral Erdoğan, denizcilik sektörünün de benzer bir yaklaşımla ilerlemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Bankacılık sektörü geçmişte yaşanan krizlerden önemli dersler çıkardı. Bugün banka riskleri gerçek zamanlı olarak ölçülebiliyor, izlenebiliyor ve gerekli müdahaleler zamanında yapılabiliyor. Aynı yaklaşım denizcilik sektörü için de geçerli olmalıdır. Gemilere ilişkin tüm risklerin belirlenmesi, ölçülmesi, sürekli izlenmesi ve etkin şekilde yönetilmesi; deniz emniyetinin daha ileri seviyelere taşınmasının temelini oluşturacaktır. Bu hedefe ancak armatörler, işletmeciler, tersaneler, klas kuruluşları, sigorta şirketleri ve idarelerin ortak çalışmasıyla ulaşılabilir."
Panel kapsamında klas kuruluşlarının önümüzdeki dönemde karşılaşacağı en önemli zorluklara da değinen Prof. Dr. Erdoğan, sektörün karbonsuzlaşma ve dijitalleşme süreçlerinin klas kurallarını hızla dönüştürdüğünü ifade etti. Alternatif yakıt sistemleri, yapay zeka destekli yazılımlar, siber güvenlik çözümleri ve karbon yakalama teknolojilerinin güvenli şekilde hayata geçirilmesinin klas kuruluşlarının en önemli sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı.
Klas kuruluşlarının inovasyonu desteklerken emniyetten taviz vermediğini vurgulayan Prof. Dr. Erdoğan, klas kuruluşlarının günümüzde yalnızca kural koyan yapılar olmadığını; risk analizleri gerçekleştiren, mühendislik değerlendirmeleri yapan, simülasyonlar ve pilot uygulamalar aracılığıyla yeni teknolojilerin güvenli şekilde hayata geçirilmesine rehberlik eden kuruluşlar olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve bayrak devletleriyle yürütülen iş birliğinin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, klas kuruluşlarının teknik uzmanlıklarıyla uluslararası düzenlemelerin oluşturulmasına katkı sağladığını ve özellikle Otonom Deniz Yüzey Araçları (MASS) Kodu gibi yeni düzenlemelerin geliştirilmesinde aktif rol üstlendiklerini belirtti.
2030 yılına kadar klas kurallarını en fazla etkileyecek teknolojilerin alternatif yakıt sistemleri, karbon yakalama teknolojileri, yapay zeka uygulamaları, siber güvenlik ve sürekli durum izleme sistemleri olacağını ifade eden Prof. Dr. Erdoğan, sensör teknolojileri, dijital ikiz uygulamaları, uzaktan denetimler ve veri analitiği sayesinde periyodik denetim anlayışından sürekli izleme modeline geçildiğini ve bunun deniz emniyetini önemli ölçüde güçlendireceğini söyledi.
Otonom ve uzaktan kumandalı gemilere yönelik çalışmalar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Erdoğan, klas kuruluşlarının artık yalnızca gemileri değil; uzaktan kontrol merkezlerini, haberleşme altyapılarını, yazılım güvenilirliğini, siber güvenlik sistemlerini ve acil durum senaryolarını da kapsayan bütüncül bir sertifikasyon yaklaşımı benimsediğini ifade etti. Bu teknolojilerin güvenlik seviyesinin geleneksel gemilerden en az aynı, mümkünse daha yüksek olması gerektiğinin altını çizdi.
Türk Loydu’ndan yapılan açıklamada, “Türk Loydu, uluslararası platformlarda aktif rol alarak denizcilik sektörünün güvenli, sürdürülebilir ve teknolojik dönüşümüne katkı sunmaya; bilgi birikimi ve teknik uzmanlığıyla küresel ölçekte değer üretmeye devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

7DENİZ





