Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen SAFEPASSAGE FORUM 2026, denizcilik sektörünün uluslararası temsilcilerini bir araya getirdi. Forumun açılışında konuşan Liman Insurance and Reinsurance Broker Direktörü Khalil Abbasov, denizcilik sektörünün yalnızca yük taşımacılığıyla sınırlı olmadığını, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, çevresel sorumluluklar, siber güvenlik ve risk yönetimi gibi birçok yeni dinamiğin sektörün geleceğini şekillendirdiğini vurguladı.
Abbasov, denizcilikte etkin risk yönetiminin bir kaza meydana geldikten sonra değil, önleyici tedbirler, hazırlık, eğitim ve sürekli gelişim anlayışıyla başlaması gerektiğini belirtti. Sigorta ve reasürans sistemlerinin finansal güvence sağladığını ifade eden Abbasov, sektörün gerçek dayanıklılığının ise güçlü bir emniyet kültürü ve paydaşlar arasındaki iş birliğinden geçtiğini söyledi.
Forumun; armatörler, sigortacılar, brokerler, kamu otoriteleri, eğitim kurumları ve denizcilik profesyonelleri arasında bilgi paylaşımını artırmayı hedeflediğini kaydeden Abbasov, gün boyunca deniz emniyeti, sigorta, risk yönetimi, eğitim, inovasyon, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet gibi başlıkların ele alınacağını ifade etti.
Azerbaycan IMO standartlarına bağlılığını vurguladı
Forumun ikinci konuşmasını gerçekleştiren Azerbaycan Devlet Denizcilik ve Liman Ajansı Gemiadamı Belgeleri Dairesi Başkanı Sabuhi Orujov, Azerbaycan’ın uluslararası denizcilik kurallarına tam uyum sağlama konusundaki çalışmalarını anlattı.
Orujov, Azerbaycan’ın 1995 yılından bu yana Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) üyesi olduğunu ve bugüne kadar 20’den fazla IMO sözleşmesi ile protokolünü onayladığını belirtti.
Konuşmasında özellikle denizciliğin üç temel uluslararası sözleşmesine dikkat çeken Orujov şunları vurguladı:
- SOLAS (Denizde Can Emniyeti Sözleşmesi)
- MARPOL (Gemilerden Kaynaklanan Deniz Kirliliğinin Önlenmesi Sözleşmesi)
- STCW (Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Standartları Sözleşmesi)
Azerbaycan’ın IMO Üye Devlet Denetim Programı’nı başarıyla tamamladığını ifade eden Orujov, ülkenin STCW hükümlerini eksiksiz uygulaması sayesinde IMO’nun “Beyaz Liste”sinde yer almaya devam ettiğini söyledi. Bunun, Azerbaycan’ın gemiadamı eğitimi ve belgelendirmesinde uluslararası standartlara uygunluğunu teyit ettiğini dile getirdi.
Güvenli denizcilik için ortak hareket çağrısı
Forumun açılış oturumunda verilen ortak mesaj ise, denizcilik sektörünün geleceğinin yalnızca teknolojik gelişmelerle değil; uluslararası iş birliği, güçlü yönetişim, eğitim, risk yönetimi ve sürdürülebilirlik anlayışıyla şekilleneceği oldu.
Panama Denizcilik Otoritesi: Sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesiyle filomuzu geleceğe taşıyoruz
SafePassage Forum 2026’da konuşan Panama Denizcilik Otoritesi (Panama Maritime Authority) Segumar İstanbul Teknik Müdürü Ricaurte Chacón Torres, Panama bayrağının küresel denizcilikteki konumunu, sürdürülebilirlik hedeflerini ve Türkiye ile iş birliğini değerlendirdi.
Torres, Panama’nın dünyanın en büyük gemi siciline sahip ülkelerinden biri olduğunu belirterek, 8 bini aşkın gemi ve yaklaşık dünya filosunun yüzde 30’unu temsil eden kayıtlı tonajıyla küresel denizcilikte lider konumunu sürdürdüğünü ifade etti.
Panama Denizcilik Otoritesi’nin son yıllarda mevzuatını sürekli güncellediğini belirten Torres, özellikle dolandırıcılığın önlenmesi, dijitalleşme, kayıt süreçlerinin hızlandırılması ve IMO düzenlemelerine tam uyum konularında önemli reformlar gerçekleştirdiklerini söyledi.
Küresel teknik hizmet ağı büyüyor
Panama’nın gemi sahiplerine daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla dünyanın farklı bölgelerinde Segumar teknik ofisleri açtığını belirten Torres, New York’tan başlayan yapılanmanın bugün Türkiye, Singapur, Japonya, Güney Kore, Dubai, Şanghay, Hong Kong ve Filipinler gibi önemli denizcilik merkezlerine yayıldığını kaydetti.
İstanbul’daki Segumar Ofisi’nin geçen yıl faaliyete geçtiğini hatırlatan Torres, Türk armatörlerinden gelen talepler doğrultusunda konsolosluğun Avrupa Yakası’ndan Anadolu Yakası’na taşındığını, ayrıca bölgesel gemiadamı hizmet ofisinin de hizmet vermeye başladığını açıkladı.
“Türkiye stratejik ortaklarımızdan biri”
Türkiye’nin Panama bayrağı açısından stratejik öneme sahip ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Torres, Türk sahipli yaklaşık 405 geminin Panama bayrağı taşıdığını, Türk denizcilik sektörünün Panama filosunda önemli bir paya sahip olduğunu söyledi.
IMO denetiminden tam not
Konuşmasında Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) üye devletlere yönelik denetim programına da değinen Torres, Panama’nın Ağustos 2025’te gerçekleştirilen IMO denetimini başarıyla geçtiğini belirtti.
Denetimin; bayrak devleti uygulamaları, liman devleti kontrolleri (PSC) ve uluslararası denizcilik kurallarının uygulanması gibi kritik alanları kapsadığını ifade eden Torres, elde edilen sonucun Panama bayrağının uluslararası güvenilirliğini daha da güçlendirdiğini söyledi.
Torres, Panama Denizcilik Otoritesi’nin önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik, operasyonel verimlilik, dijitalleşme ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla küresel hizmet ağını genişletmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
Prof. Dimitrios Dalaklis: Denizciliğin geleceğinde yapay zekâ insan faktörünün yerini alamaz
Dünya Denizcilik Üniversitesi (World Maritime University) Deniz Emniyeti ve Çevresel Yönetim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dimitrios Dalaklis SAFEPASSAGE FORUM 2026’da bir konuşma gerçekleştirdi. Dalaklis, dijitalleşme çağında denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu dönüşümü, yapay zekânın gelişimini ve otonom gemilerin geleceğini değerlendirdi.
Konuşmasında teknolojinin tarih boyunca insanlıkla birlikte geliştiğini belirten Dalaklis, günümüzde yaşanan dördüncü sanayi devriminin merkezinde dijitalleşme ve yapay zekânın bulunduğunu ifade etti.
Prof. Dalaklis, yapay zekânın bugün birçok alanda insanlara destek sağladığını ancak karar alma süreçlerinde insan faktörünün hâlâ vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yapay zekâyı değerlendiren ve denetleyen yine insandır. Bu nedenle mevcut durumda insan, yapay zekâdan daha üst konumdadır.” dedi.
“Gelecekte insan ve makineler birlikte çalışacak”
Yapay zekânın en büyük avantajının yüksek işlem kapasitesi olduğunu belirten Dalaklis, teknolojinin gelişim hızının her geçen yıl arttığını söyledi. Yakın gelecekte denizcilik sektöründe insanların ve akıllı sistemlerin birlikte çalışacağı yeni bir döneme girileceğini ifade eden Dalaklis, dijital dönüşümün yalnızca yazılımlardan ibaret olmadığını belirtti.
Akıllı sensörler, büyük veri analitiği, giyilebilir teknolojiler ve bağlantılı sistemlerin artık denizcilik operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini kaydeden Dalaklis, bu teknolojilerin operasyonel güvenliği artırırken aynı zamanda yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti.
“Unmanned” değil, “Uncrewed” gemiler dönemi
Konuşmasının devamında otonom gemi teknolojilerine de değinen Dalaklis, denizcilik sektöründe kullanılan terminolojinin de değiştiğini söyledi. Artık “unmanned ship” (insansız gemi) yerine “uncrewed ship” (mürettebatsız gemi) ifadesinin kullanıldığını belirten Dalaklis, bunun gemide mürettebat bulunmaması anlamına geldiğini, ancak insan kontrolünün tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini ifade etti.
Dalaklis, mürettebatsız gemilerin kıyıdaki operasyon merkezlerinden uzaktan izlenebileceğini ve yönetilebileceğini, herhangi bir sorun yaşanması halinde ise uzaktan müdahale veya servis robotlarıyla destek sağlanabileceğini anlattı.
Tam otonom gemilerin ise yapay zekâ destekli sistemler sayesinde rota planlama, seyir emniyeti ve çatışmadan kaçınma gibi kritik kararları insan müdahalesi olmadan verebilecek kapasiteye doğru ilerlediğini belirten Dalaklis, gelecekte tek bir kontrol merkezinden birden fazla geminin yönetilebildiği operasyon modellerinin yaygınlaşacağını söyledi.
IMO yeni nesil gemiler için çalışmalarını sürdürüyor
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) da otonom gemilere ilişkin resmi tanımlar ve düzenlemeler üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Dalaklis, dijital dönüşümün yalnızca teknolojiyi değil, denizcilik operasyonlarının yönetim anlayışını da köklü şekilde değiştireceğini dile getirdi.
Dijitalleşme kadar insan kaynağı da önemli
World Maritime University’nin temel misyonunun geleceğin denizcilik liderlerini yetiştirmek olduğunu vurgulayan Dalaklis, dijital dönüşüm sürecinde teknik yatırımlar kadar eğitimli insan kaynağının da kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Denizcilik sektörünün sürdürülebilir büyümesi için teknoloji ile insan faktörünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalaklis, dijitalleşmenin başarılı olabilmesi için sektör çalışanlarının yeni teknolojilere uyum sağlayacak bilgi ve becerilerle donatılması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda yapay zekâ ve robot teknolojilerindeki hızlı gelişime de değinen Dalaklis, özellikle küresel teknoloji şirketlerinin insan ve makinenin birlikte çalışacağı yeni sistemlere büyük yatırımlar yaptığını belirterek, denizcilik sektörünün bu dönüşüme bugünden hazırlanmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Denizciliğin geleceğinde teknolojinin belirleyici olacağını ifade eden Dalaklis, insan unsurunun ise her zaman güvenliğin, karar alma süreçlerinin ve etkin risk yönetiminin merkezinde yer almaya devam edeceğinin altını çizdi.
Ahmet Çağrı Kesik: Kaptanın vereceği her kararın ticari bir bedeli vardır
GN Group Corporation Gemi Brokeri Ahmet Çağrı Kesik de SAFEPASSAGE FORUM 2026’da yaptığı konuşmada deniz taşımacılığında güvenli ve kârlı seferlerin yalnızca iyi bir sözleşmeyle değil, gemide alınan doğru operasyonel kararlarla mümkün olduğunu söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği mezunu olan ve yaklaşık 10 yıldır gemi brokeri olarak görev yapan Kesik, sunumunda karmaşık charter party hükümlerinden ziyade, brokerlerin bir sefere nasıl baktığını ve kaptanların hangi kararlarla seferin ticari başarısını doğrudan etkilediğini anlattı.
“Kaptan yalnızca gemiyi değil, şirketin kârlılığını da yönetiyor”
Kesik, bir kaptanın sadece geminin seyrinden sorumlu olmadığını, gemide alınan her kararın aynı zamanda finansal ve hukuki sonuçlar doğurduğunu belirtti.
“Kaptanın attığı tek bir imza armatöre on binlerce dolar kazandırabileceği gibi aynı miktarda zarar da ettirebilir.” diyen Kesik, brokerin ticari sözleşmeyi oluşturan taraf olduğunu, kaptanın ise bu sözleşmeyi sahada başarıyla uygulayan kişi olduğunu ifade etti.
Time Charter ve Voyage Charter farkına dikkat çekti
Sunumunda zaman esaslı (Time Charter) ve sefer esaslı (Voyage Charter) kiralamalar arasındaki ticari farklılıklara değinen Kesik, Time Charter sözleşmelerinde geminin taahhüt edilen hız ve yakıt tüketim değerlerinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Taahhüt edilen performansın sağlanamaması halinde armatörün çeşitli tazminat talepleriyle karşılaşabileceğini belirten Kesik, Voyage Charter’da ise hem deniz geçiş süresinin hem de liman operasyonlarının hızının doğrudan kârlılığı etkilediğini ifade etti.
Off-hire her zaman gelir kaybı demektir
Makine arızaları, vinç arızaları veya ambar kapaklarında yaşanan sorunlar nedeniyle geminin off-hire durumuna düşmesinin armatör açısından doğrudan gelir kaybı anlamına geldiğini söyleyen Kesik, özellikle bunker survey işlemlerinde kaptanların gemideki yakıt miktarını doğru şekilde ölçmesi ve eksper kayıtlarını dikkatle kontrol etmesi gerektiğini vurguladı.
İki dakikalık gecikme 37 bin dolar kaybettirebilir
Kesik, deniz ticaretinin en kritik belgelerinden biri olan Notice of Readiness (NOR) belgesinin önemine de dikkat çekti.
NOR’un yalnızca geminin resmi liman sınırına ulaşması, ambarların temiz olması, yük ekipmanlarının çalışır durumda bulunması ve yüklemeye tamamen hazır olunması halinde geçerli olduğunu belirten Kesik, zamanlamadaki çok küçük hataların bile büyük maliyetler doğurabileceğini söyledi.
Örnek veren Kesik, günlük 50 bin dolar demuraj üzerinden hesaplandığında, NOR’un saat 11.59 yerine 12.01’de verilmesinin laytime başlangıcını bir sonraki güne bırakabileceğini ve bunun armatöre yaklaşık 37 bin 500 dolarlık kayıp oluşturabileceğini ifade etti.
Konşimento imzalanmadan önce mutlaka kontrol edilmeli
Sunumunun son bölümünde Bill of Lading (Konşimento) konusuna değinen Kesik, bu belgenin yalnızca bir taşıma evrakı değil, aynı zamanda yükün mülkiyetini temsil eden en önemli hukuki belge olduğunu söyledi.
Kaptanların konşimentoyu imzalamadan önce mutlaka armatör ofisiyle koordinasyon sağlaması gerektiğini belirten Kesik, belge üzerindeki yük tanımı, tarih, yükleme bilgileri ve charter party hükümleriyle uyumun dikkatle kontrol edilmesinin ileride doğabilecek ciddi hukuki ve ticari ihtilafların önüne geçeceğini ifade etti.
Konuşmasını, “Başarılı bir sefer; doğru sözleşme, güçlü iletişim ve ticari farkındalığa sahip bir kaptanla mümkündür” mesajıyla tamamlayan Kesik, denizcilikte operasyonel başarı ile ticari başarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
7DENİZ