Çin, ağır yaptırımlar altında bulunan Rusya ve İran için temel alıcı konumunu sürdürüyor. Çinli işlemcileri kendi ham petrollerini seçmeye ikna etmek isteyen her iki tedarikçi de fiyatlarda indirime gitmek zorunda kalıyor.

Rusya’nın sunduğu indirimlerin daha cazip hale gelmesi, pazar payı mücadelesinde İran’ı geride bırakmasını sağladı.

Bloomberg’in işlemlere vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, daha önce ağırlıklı olarak Hindistan tarafından satın alınan Ural tipi ham petrol, halihazırda Çin limanlarında gösterge Brent petrolün varil fiyatına kıyasla 12 dolar indirimle satılıyor.

AB, Aspides misyonunun görev süresini 2027’ye kadar uzattı
AB, Aspides misyonunun görev süresini 2027’ye kadar uzattı
İçeriği Görüntüle

Ocak ayında bu indirim 10 dolar seviyesindeydi. Nakliye giderleri dahil edilerek hesaplanan bu verilere karşın Argus Media verileri, Rus limanlarında varil başına yükleme fiyatının geçtiğimiz hafta 41,2 ila 43,2 dolar arasında gerçekleştiğini gösteriyor.

Bu rakamlar, Brent petrole göre yaklaşık 27 ila 29 dolarlık bir iskontoya işaret ediyor. Muhabirlere konuşan kaynaklar, İranlı tedarikçilerin de aralık ayında 8-9 dolar olan indirim miktarını varil başına 11 dolara yükselttiğini bildirdi.

Rusya’nın sevkiyat hacmi İran’ı geride bıraktı

Bloomberg tarafından paylaşılan gemi izleme verileri, Rus petrolünün Çin limanlarına günlük ortalama teslimat hacminin şubat ayının ilk 18 gününde 2,09 milyon varile ulaştığını ortaya koydu.

Bu rakam, ocak ayına göre yaklaşık yüzde 20, aralık ayına göre ise yüzde 50 oranında bir artış anlamına geliyor.

Kpler verilerine göre İran’ın sevkiyatı ise yıl başından bu yana günlük 1,2 milyon varil seviyesinde seyrediyor. İran’ın arzı son üç aydır bu seviyelerde yatay kalsa da 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 12 oranında gerilemiş durumda.

Bağımsız rafinerilerin kapasiteleri sınıra ulaştı

Rus ve İran petrollerinin ana alıcıları, diğer ülkelerin satın almaktan kaçındığı ham petrolü geleneksel olarak kabul eden Çinli bağımsız rafineriler.

Ancak bu tesislerin “soğurma” kapasitesi kısıtlı bir düzeyde bulunuyor. Ülkenin toplam rafine kapasitesinin yalnızca dörtte birini temsil eden bu işletmeler, aynı zamanda hükümetin belirlediği ithalat kotalarına tabi tutuluyor.

Çin’in büyük devlet petrol şirketleri, geleneksel olarak İran petrolünden uzak dururken son dönemde Rusya ile ticareti de önemli ölçüde azalttı.

Energy Aspects analisti Cianan Sun, yaptırımlı petrollerin Çin’in hem kara hem de deniz depolama tesislerinde biriktiğine dikkat çekerek, “Özel Çinli rafineriler kapasiteleri dolduğu için daha fazla alım yapamıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Talep kapasitesinin dolması sonucunda İran ve Rusya, tankerleri “yüzer depo” olarak kullanarak petrollerini denizde tutmak zorunda kalıyor.

Bu tankerlerdeki Rus petrolü hacmi aralık ayından bu yana yaklaşık 140 milyon varil seviyesinde seyrediyor. Bu miktar, ABD’nin Hindistan üzerindeki baskısını artırarak Rus petrolünden vazgeçmesini talep ettiği ve gümrük vergilerini iki katına çıkardığı ağustos sonuna göre 60 milyon varil (yüzde 65) daha fazla.

Hindistan’ın Rusya’dan yaptığı alımları azaltmaya devam etmesi bekleniyor. Rystad Energy tarafından hazırlanan senaryoya göre, ocak ayından itibaren bu ülkeden yapılan ithalatın günlük 600 bin varile gerileyerek yüzde 40 oranında düşebileceği öngörülüyor.