Güncel

Mersin Deniz Ticaret Odası Değişim Hareketi Başkan Adayı Murat Uçar: "MDTO için artık değişim zamanı"

Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Değişim Hareketi Başkan Adayı Murat Uçar, odanın mevcut yönetim anlayışını değiştirmek, uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve sektörün kronikleşen sorunlarına şeffaflık ile ortak akıl çerçevesinde çözüm sunmak amacıyla yola çıktıklarını vurguladı...

Abone Ol

Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Değişim Hareketi Başkan Adayı Murat Uçar, odanın mevcut yönetim anlayışını değiştirmek, uluslararası alandaki etkinliğini artırmak ve sektörün kronikleşen sorunlarına şeffaflık ile ortak akıl çerçevesinde çözüm sunmak amacıyla yola çıktıklarını vurguladı. Uçar; liman operasyonlarındaki tıkanıklıklardan yeşil dönüşüme, dijitalleşmeden genç denizcilerin sektöre kazandırılmasına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. "İtirazımız kişilere değil, yönetim anlayışınadır"

MDTO Değişim Hareketi Başkan Adayı Murat Uçar, oda yönetimindeki temel eksikliklere ve vaat ettikleri şeffaf yönetim modeline ilişkin yaptığı açıklamada, “Öncelikle şunu net biçimde ifade etmek isterim ki bizim itirazımız kişilere değil, bir yönetim anlayışınadır. Mersin Deniz Ticaret Odası, 1989 yılında kurulduğundan bu yana aynı yönetim çizgisiyle yoluna devam ediyor. Bu uzun soluklu bir kurumsal hafıza anlamına gelebilirdi ama bizim gördüğümüz tablo bu değil. Aksine yıllar içinde karar alma süreçleri ağırlaştı, üyeyle kurulan iletişim kanalları zayıfladı ve odanın gerek kamuoyu gerekse kamu kurumları nezdindeki temsil gücü aşınmaya başladı. Bu bir iddia değil, sahada her gün karşılaştığımız bir gerçek” şeklinde konuştu.

Mersin Deniz Ticaret Odası’nın taşıdığı kurumsal sorumluluğa dikkat çeken Uçar, “Şunu da hatırlatmak isterim, Mersin Deniz Ticaret Odası, 5174 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ve Türkiye'de İMEAK DTO ile müstakil deniz ticaret odası statüsüne sahip yalnızca iki kurumdan biridir. Bu sıradan bir unvan değildir ve Mersin ile sınırlandırılmamalı. MDTO’nun doğrudan Türkiye'nin denizcilik vizyonuna yön verme sorumluluğu var. Bu ölçekte bir sorumluluğu taşıyan bir kurumun, çağın gerektirdiği hızda karar alamaması, üyesiyle kurduğu iletişimi güçlendirememesi kabul edilebilir bir durum değil” ifadelerini kullandı.

Uçar, şeffaflık ve ortak akıl ilkelerinin pratikteki karşılığını ise şöyle aktardı: “'Şeffaflık ve ortak akıl' bizim için işleyişin kendisi olacaktır. Bu kapsamda somut olarak düzenli aralıklarla üyelere yönelik bilgilendirme ve faaliyet raporlaması, gerçekten çalışan ve karar süreçlerine girdi sağlayan ihtisas komisyonları, alınan her kararın gerekçesiyle birlikte izlenebilir olduğu bir yönetim kültürü inşa edeceğiz. Odanın tüm kaynağı ve imkânları şeffaflıkla oluşturacağımız ortak akıl ile ülkemiz ve Mersin’deki denizcilik sektörünün gelişimi, üyelerimizin sorunlarının çözümü için kullanılacaktır.”

"MDTO’yu aktif bir uluslararası aktöre dönüştüreceğiz"

Mersin’in küresel deniz ticaretindeki konumunu değerlendiren Murat Uçar, “Yıllardır MDTO'nun sesi uluslararası alanda neredeyse hiç duyulmadı. Oda, Mersin'in sahip olduğu bu muazzam potansiyele rağmen pasif, içe kapanık, yalnızca yerel gündemle sınırlı bir kurum haline geldi. Oysa dünyada bugün öne çıkan limanların ve deniz ticaret merkezlerinin ortak özelliği bulundukları coğrafyadaki etkin varlıklarıdır. Yıllar önce sıradan bir bölgesel liman kenti olan yerler, güçlü uluslararası ortaklıklar kurma, dünyaya açılma ve kendi hikâyesini kendi anlatma cesareti gösterdiği için bugün küresel oyuncu haline geldi. Bu bize gösteriyor ki fark, potansiyelde değil, o potansiyeli dünyaya açacak iradede” dedi.

Doğu Akdeniz’in lojistik önemine değinen Uçar, “Bugün Doğu Akdeniz dünyanın en ciddi enerji, üretim ve lojistik potansiyeli olan bir bölge haline geldi. Mevcut deniz ticaret güzergahlarına alternatif oluşturan yeni koridor projeleri de bir şekilde Doğu Akdeniz ile bağlantılı ve Mersin bu projelerin doğal bir parçası” diye konuştu.

Uçar açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren MDTO'yu bu pasiflikten çıkarıp aktif bir uluslararası aktöre dönüştüreceğiz. MDTO'yu uluslararası deniz ticaretiyle ilgili platformlarda gerçek anlamda temsil edilen, sesi duyulan bir kurum haline getireceğiz. Bugün bu platformlarda Mersin'in sesi yeterince yok, bu değiştirilmesi gereken bir eksiklik. Birilerinin bizi keşfetmesini beklemeyeceğiz, ilgili uluslararası kurum ve kuruluşlara kendimizi bizzat anlatacağız. Bu noktada Doğu Akdeniz’deki rakiplerimizle Mersin'i tarafsız, uluslararası kabul gören ölçütlerle kıyaslayan bir rekabet analizini kamuoyuyla paylaşacağız, çünkü değişim, önce gerçekle yüzleşmekle başlar.”

Uçar, “Bunların hiçbiri bekleyerek olmaz. Yıllarca 'bekle-gör' anlayışıyla yönetilen bir kurumun bugün ihtiyacı olan şey, sahaya inen, masaya oturan, dünyayla konuşan bir MDTO. Biz bunu göreve geldiğimiz ilk andan itibaren yapacağız. Çünkü Mersin'in hikâyesi bugün olduğundan çok daha güçlü anlatılmayı hak ediyor” ifadelerini kullandı. "Liman operasyonlarındaki tıkanıklık tüm sektörü etkiliyor"

Sektörün sahadaki en büyük sorunlarına değinen Uçar, “Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği'ndeki görevim boyunca sahadan edindiğim tecrübeyle söyleyebilirim ki bugün yaşanan en kronik sorun, liman operasyonlarındaki tıkanıklığın zincirleme biçimde tüm sektör paydaşlarını vurması. Bu yalnızca bir kesimin sorunu değil; gümrük müşavirlerinden acentelere, hat işletmecilerinden lojistik firmalarına kadar herkes aynı sıkıntıyı yaşıyor. Bugün itibarıyla liman tarafında operasyonel sistem değişiklikleri ve verimlilik sorunları kaynaklı yoğunluklar yaşandığı, gemi yanaşma tarihlerinin netlik kazanamadığı ve bazı servislerde günler süren beklemelerin oluştuğu biliniyor. Bu tablo sektörün tüm bileşenlerini doğrudan ve eş zamanlı olarak etkiliyor” dedi.

Sorunun kalıcı çözümü için etkin bir takip mekanizması gerektiğini belirtan Murat Uçar, “Bu sorun aslında yeni de değil. Yıllardır benzer başlıklar sektörün gündeminde ama kalıcı bir çözüme kavuşturulamadı. Bunun temel nedeni, sorunların anlık şikayetler düzeyinde kalması, sistematik ve sürekli bir takip ve çözüm mekanizmasına bağlanamaması. MDTO'nun rolü burada pasif bir gözlemci olmak değil, bu sorunları düzenli, kayıt altına alınan ve sonucu takip edilen bir kanaldan taşıyan aktif bir aktör olmak. Biz bunu yapıcı bir dille yapacağız, amacımız sorunu büyütmek değil çözmek. Ama bu yapıcılık, takipçilikten ve gerektiğinde kararlı bir duruştan vazgeçmek anlamına gelmiyor. Sözümüzü icraatla göstereceğiz” açıklamasında bulundu. "Sorunları kurumsallaşmış iletişim mekanizmasıyla yöneteceğiz"

Liman maliyetleri ve operasyonel aksamalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Uçar, “Bu konu sektörün tamamının gündeminde. Nitekim yakın zamanda MTSO öncülüğünde düzenlenen ve gümrük müşavirlerinin, lojistik firmalarının, meslek komitesi üyelerinin ve liman işletmecisi yetkililerinin bir araya geldiği geniş katılımlı bir toplantıda da bu başlık masaya yatırıldı. Yüksek maliyetler ve yavaşlayan operasyonel süreçler ortak bir şikayet olarak dile getirildi ve limandaki yük ve zaman kaybının nakliyeciden üreticiye kadar herkesi etkileyeceği vurgulandı. Bu meselenin yalnızca Mersin'i değil, Mersin limanını yoğun kullanan Adana, Konya, Gaziantep gibi çevre illeri de kapsayan bölgesel bir mesele olduğunu gösteriyor. Özellikle yoğunluktan kaynaklanan demoraj gibi maliyetler, küçük ve orta ölçekli firmalar için kâr marjını doğrudan eritebiliyor. Ancak dünyada bu tür sorunları çok daha yönetilebilir düzeyde tutabilen liman şehirleri de var; bu da meselenin kader değil, yönetim meselesi olduğunu gösteriyor” tespitinde bulundu.

Uçar, kamu ve özel sektör arasındaki köprü rolüne işaret ederek, “Bu noktada biz özel sektör ve kamu sektörü arasında çok önemli bir köprü konumuna sahibiz. Bizim yaklaşımımız, bu tabloyu her sorun büyüdüğünde bir araya gelinen kriz toplantılarıyla değil, sürekli ve kurumsallaşmış bir iletişim mekanizmasıyla yönetmek olacaktır. Ticaret Bakanlığı'nın hayata geçirdiği Liman Tek Pencere Sistemi gibi dijital altyapıların sahada tam verimle işlemesini takip eden, liman işletmecisiyle ve ilgili kamu kurumlarıyla düzenli aralıklarla toplanan, sorunları önceliklendiren ve çözüm sürecini şeffaf biçimde üyeye raporlayan etkin çalışma gruplarımız olacak. Amacımız sorun yaşanmadan önce önünü kesen, gerektiğinde hızlı devreye giren bir iletişim kültürü inşa etmek. Kırıcı değil yapıcı bir dille hareket edeceğiz ama takipçiliğimizden ödün vermeyeceğiz ve sonucu, söylemle değil icraatla göstereceğiz” dedi.

"Yeşil dönüşüm sektörün maliyet yapısını doğrudan etkileyecek"

Küresel denizcilik gündemindeki yeşil dönüşüm düzenlemelerine değinen Murat Uçar, “Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 2050 Net-Sıfır hedefi doğrultusında gemilerin sera gazı emisyonlarına küresel bir fiyatlandırma mekanizması getirilmesini ve toplanan fonların temiz yakıt Ar-Ge çalışmaları ile gelişmekte olan ülkelerin dönüşümüne aktarılmasını müzakere etmektedir. Avrupa Birliği tarafında ise denizcilik sektörü 1 Ocak 2024 itibarıyla Emisyon Ticaret Sistemi’ne (EU ETS) dahil edilmiş olup, kademeli geçişin ardından 2026 yılı emisyonlarından itibaren gemilerin tüm emisyonları için tahsisat teslim etme zorunluluğu tam anlamıyla devreye girmektedir. Ayrıca, 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren FuelEU Maritime düzenlemesiyle de gemilerde kullanılan enerjinin sera gazı yoğunluğuna sınırlar getirilerek düşük karbonlu yakıt kullanımı zorunlu kılınmaktadır. Türkiye de bu küresel dönüşümün içinde yer alarak IMO’nun GreenVoyage2050 programı kapsamındaki pilot ülkeler arasında bulunmakta ve ülkemizdeki limanlarda "yeşil ve akıllı liman" dönüşüm çalışmaları aktif olarak sürdürülmektedir” bilgisini verdi.

Söz konusu gelişmelerin sektöre etkisini vurgulayan Uçar, “Bu tablo bize açıkça gösteriyor ki yeşil dönüşüm artık uzak bir gelecek senaryosu değil, önümüzdeki birkaç yıl içinde sektörün maliyet yapısını ve rekabet dengelerini doğrudan etkileyecek bir gerçeklik. Erken hazırlanan firmalar rekabet avantajı kazanacak, geç kalanlar ise ek maliyetlerle karşı karşıya kalacak” uyarısında bulundu.

MDTO’nun bu konudaki rehberlik rolünü anlatan Uçar, “MDTO liderliğinde temel planımız, üyelerimizi bu düzenlemeler konusunda düzenli olarak bilgilendiren, karbon raporlama yükümlülükleri ve alternatif yakıt/enerji verimliliği seçenekleri konusunda farkındalık kazandıran bir rehberlik ve eğitim programı kurmaktır. Bunu tek başımıza değil, IMO ve ilgili kamu kurumlarının süreçlerini yakından takip ederek, gerektiğinde uluslararası kuruluşlarla ve üniversitelerle iş birliği yaparak yürüteceğiz. Amacımız, üyelerimizin bu dönüşümde hazırlıksız yakalanmasını engellemek ve mümkün olduğunca erken hareket edenlerin avantajından yararlanmasını sağlamak” ifadelerini kullandı.

"Dönüşümün izleyicisi değil, öncüsü olacağız"

Sektörde dijitalleşme ve akıllı liman vizyonunun önemine dikkat çeken Uçar, “Dijitalleşme zaten bizim temel çalışma ilkelerimizden biri. Bildirimizde de açıkça yer verdiğimiz gibi dijitalleşmeyi önceleyen bir hizmet anlayışını yönetim programımızın merkezine koyuyoruz. Dünyada bu alanda öne çıkan örneklere bakıldığında Rotterdam, Hamburg, Antwerp ve Singapur limanlarının akıllı liman uygulamalarında öncü olduğu görülüyor. Hamburg Liman İdaresi'nin başlattığı smartPORT projesi bilgi akışını optimize ederken, Antwerp Limanı dijital ikiz teknolojisiyle liman emisyonlarının azaltılmasına ve güvenlik süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor; Singapur ise dijital ikiz uygulamalarını operasyonel simülasyon ve güvenlik testleri için kullanıyor. Bu örnekler bize gösteriyor ki "akıllı liman" uygulaması dünyada olan somut bir gerçeklik” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki dijital adımlara değinen Murat Uçar, “Türkiye tarafında da adımlar atılıyor. Örneğin Liman Tek Pencere Sistemi, gemi acentelerinin farklı kamu kurumlarına ayrı ayrı yaptığı bildirimleri tek bir elektronik platform üzerinden toplayarak dijital dönüşümün somut örneklerinden birini oluşturuyor” dedi.

Dijital dönüşüm hedeflerini açıklayan Uçar, “Bizim hedefimiz; blokzincir ve dijital veri değişimi gibi teknolojileri yakından takip ederek bu tür sistemlerin Mersin'deki üyelerimiz tarafından tam kapasiteyle ve verimli biçimde kullanılmasını sağlamak. MDTO olarak gerekli bilgilendirme ve eğitim süreçlerini üstleneceğiz. Biz dönüşümün izleyicisi olmayacağız, üyelerimizi bu sürece hazırlayan öncü bir kurum haline geleceğiz” ifadelerini kullandı.

"Nitelikli insan kaynağı ihtiyacını fırsata çevireceğiz"

Denizcilik sektöründeki nitelikli insan kaynağı krizini ve gençlerin rolünü değerlendiren Uçar, “Bu soru bizim için özellikle önemli, çünkü gençleri değişimin en önemli gücü olarak görüyoruz. Nitekim geçtiğimiz haftalarda Genç Denizciler Kurulu üyeleriyle bir araya geldiğimiz kahvaltı toplantısında da bunu bir kez daha gördük ki eğitimden dijital dönüşüme, uluslararası rekabetten denizciliğin geleceğine kadar birçok konuda gençlerin fikirleri gerçekten yol gösterici. Bizim kurmak istediğimiz MDTO, gençlerin yalnızca dinlendiği değil, karar süreçlerine fiilen dahil olduğu bir yapı” dedi.

Sektördeki küresel zabit açığına değinen Uçar, “Bu meselenin küresel boyutu da göz ardı edilmemeli. BIMCO ve Uluslararası Denizcilik Odası'nın (ICS) yayımladığı 2026 tarihli Seafarer Workforce Report, dünya genelinde 2026 yılında STCW sertifikalı zabitan kadrosunda 39 bin 100 kişilik bir açık öngörüyor, 2030 yılına kadar ise dünya ticaret filosunun ihtiyacını karşılamak için 113 bin 735 ek zabitana gerek duyulacağı belirtiliyor. Bu rakamlar, nitelikli insan kaynağı sıkıntısının yalnızca Mersin'e veya Türkiye'ye özgü olmadığını, küresel ölçekte sektörün en kritik gündem maddelerinden biri haline geldiğini gösteriyor. Sektör otoriteleri bu açığı kapatmanın yolunun denizcilik kariyerlerinin daha etkin tanıtılmasından ve eğitim kalitesinin artırılmasından geçtiğine dikkat çekiyor” bilgilerini paylaştı.

Uçar stratejilerini şöyle özetledi: “Bizim stratejimiz bu küresel tabloyu Mersin özelinde bir fırsata çevirmek. Bunun için hedefimiz: Mersin'deki tüm üniversitelerimiz ve Mersin Üniversitesi MDTO Denizcilik Fakültesi ile MDTO arasında düzenli ve kurumsallaşmış bir iş birliği kurmak, öğrencilere yönelik saha ziyaretleri ve staj imkânlarını artırmak, Genç Denizciler Kurulu'nu karar alma süreçlerinde daha etkin bir role taşımak ve genç denizcilerin sektörde tutunmasını sağlayacak mentorluk mekanizmaları geliştirmek. Gençlerin fikirlerine değer veren ve onları karar süreçlerine dahil eden bir yapı inşa etmek bizim önceliğimiz olacak.”

"Saha gerçekliği değişim zamanının geldiğini gösteriyor"

Saha çalışmalarından aldıkları geri bildirimleri paylaşan Murat Uçar, “Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki Değişim Hareketi’nin ilk talebi zaten sektörün kendisinden gelmiştir. Bahsettiğimiz kronikleşen sorunların sonucunda Mersin’de değişim yönünde bir beklenti oluşmuştur. Bugün çabamızın temel motivasyonunu bu beklenti oluşturuyor. Sahadan aldığımız geri dönüşler bizi gerçekten umutlandırıyor ve bu tek bir kesimden gelen sınırlı bir destek değil. Gerek yerel denizcilik firmalarından gerek acentelerden ve donatanlardan gerekse lojistik firmalarından ve genç denizcilerimizden aldığımız geri bildirimlerin ortak paydası MDTO için artık değişim zamanının geldiği yönünde. Kurduğumuz her temasta, katıldığımız her toplantıda bu görüşü teyit eden yeni isimlerle karşılaşıyoruz” dedi.

Değişim talebinin sahadaki somut karşılığını vurgulayan Uçar, “Bunu yalnızca bizim iyimser bir yorumumuz olarak değil, saha gerçekliği olarak değerlendiriyorum. Görüştüğümüz hemen her kesimde benzer bir mesaj alıyoruz: kurumun daha görünür olması, sorunlara daha etkin müdahale edilmesi ve karar süreçlerinde üyenin sesinin daha çok duyulması talep ediliyor. Bu bize, önerdiğimiz şeffaf, katılımcı ve çözüm odaklı yönetim anlayışının yalnızca bir seçim söylemi değil, sektörün gerçek beklentisi olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

Uçar çağrısını şu sözlerle tamamladı: “Elbette bu olumlu havayı bir sorumluluk olarak da görüyoruz. Bu desteğin karşılığını, seçim sonrasında somut icraatla vermek zorundayız. Kazanmak bizim için bir amaç değil, MDTO'yu yeniden güçlü, etkin ve saygın bir kurum kimliğine kavuşturmak için bir araç. Tüm üyelerimizi, ortak aklı, liyakati, şeffaflığı ve üretkenliği esas alan bu değişim hareketine destek vermeye davet ediyoruz, çünkü MDTO için artık değişim zamanı.”