Denizcilik ve sigorta sektörünün yerli ve yabancı temsilcileri, 20 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenen Marine Insurance Türkiye Konferansı’nda bir araya geldi. Sheraton Istanbul Ataköy Hotel’de gerçekleştirilen organizasyonda; deniz sigortacılığı piyasasının geleceğinden Boğaz risklerine, savaş sigortalarından siber tehditlere kadar sektörün kritik başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.
Cannon Events tarafından organize edilen konferansın açılış konuşmasını şirketin Genel Müdürü Daniel Creasey gerçekleştirdi. 
Konferansın ilk oturumunda “2026’da Türk Deniz Sigortacılığı Pazarı - Kapasite, Rekabet ve Uzun Vadeli Sürdürülebilirlik” başlığı masaya yatırıldı. Willis Towers Watson’dan Ozdal Dalokay moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Howden’dan Gillian Martin, Türkiye Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği Başkanı Cenk Ecevit, Turk P&I’dan Çiğdem Temelli ve North Standard’dan Colin Fowles konuşmacı olarak yer aldı. Panelde yerel underwriting kapasitesi, reasürans bağımlılığı, artan hasar maliyetleri ve Türk sigorta piyasasının sürdürülebilirliği değerlendirildi.
McGill and Partners’tan Julien Horn tarafından gerçekleştirilen “Ucuz Poliçe mi, Doğru Poliçe mi?” sunumunda ise düşük primli poliçelerin hasar anındaki finansal etkileri ve doğru sigorta kurgusunun önemi örnekler üzerinden anlatıldı.
Konferansın dikkat çeken oturumlarından biri olan “Boğaz’da Risk Yönetimi” panelinde İstanbul Boğazı’ndaki riskler ele alındı. George Margetis moderatörlüğündeki panelde; Esenyel & Partners’tan Türker Yıldırım, Turk P&I’dan Elif Kaçar, KMC Broker’dan Kapt. Cüneyt Din, Transbosphor CEO’su Nuri Can ve Aon Türkiye’den Kapt. Okan Dandin konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Boğaz geçişlerindeki çatma, karaya oturma, kirlilik riskleri, trafik yoğunluğu ve sigorta maliyetleri değerlendirildi.
Günün ilerleyen saatlerinde düzenlenen “Yaptırımlar, Uyum ve Gizli Filo Riski” panelinde yaptırımlar ve gölge filo faaliyetleri sektör temsilcileri tarafından tartışıldı. Lockton P.L. Ferrari’den Massimiliano Villa moderatörlüğündeki panelde; Kpler’dan Dimitris Ampatzidis, West of England P&I Club’dan Tim Davies, Hill Dickinson’dan Michael Greenwood ve NorthStandard’dan Christopher Little konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Karadeniz ve Türk Boğazları’ndaki operasyonlarda yaptırım riskleri, uyum süreçleri ve operasyonel sorumluluklar öne çıktı.
“Savaş Riski Sigortası ve EWRI Yapıları” başlıklı panelde ise savaş riski sigortalarının son dönemdeki gelişimi ele alındı. Cavus & Coskunsu’dan Burak Gökçe Çavuş moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Kuzey Marine Insurance Brokers’tan Emin Yaşacan, The London P&I Club’dan Ben McKeith ve Ambrey Global Specialty’den Nick Maddalena savaş riski primleri, kapasite sorunları ve Karadeniz operasyonlarının sigorta maliyetlerine etkilerini değerlendirdi.
Öğleden sonraki bölümde Cambiaso Risso Group’tan Hasan Ulubinar “Türkiye Denizcilik Piyasasında Hasar Yönetimi” sunumunda hasar süreçlerinde iletişim, koordinasyon ve dokümantasyon eksikliklerinin etkilerini anlattı. Deniz hasarı süreçlerindeki gecikmelerin teknik uyuşmazlıklardan ziyade bürokratik ve yönetimsel eksikliklerden kaynaklandığını söyleyen Ulubinar; belge eksikliği, geciken zarar azaltma bildirimleri, broker ve armatör tarafındaki pasif dosya yönetimi ile çoklu yargı yetkisinden doğan karmaşıklıkların süreci yavaşlatan temel etkenler olduğunu belirtti.
The UK P&I Club’dan Kapt. Kostas Karavasilis tarafından gerçekleştirilen “Mürettebat, İnsan Faktörü Riski ve Sigorta Sonuçları” sunumunda ise insan faktörü, mürettebat kalitesi ve sigorta performansı arasındaki ilişki ele alındı. Karavasilis, günümüz mürettebatının sürekli eğitimlerle daha yetkin ve hassas konularda daha donanımlı olduğunu belirtti. Yeni nesil denizcilerin eskisine kıyasla şirketle doğrudan iletişim kurmak istediğini, kökenleri farklı olsa da aynı kapsayıcılık ve etik beklentileri paylaştıklarını vurguladı.
Marsh’tan Can Seven’in gerçekleştirdiği “Gemi Geri Dönüşümü ve Filo Yenileme” sunumunda Türkiye’nin gemi geri dönüşüm sektöründeki konumu, ESG kriterleri ve filo yenileme süreçleri değerlendirildi. Can Seven, Türkiye’nin geri dönüşüm pazarında en büyük rakibinin Hindistan olduğunu ve Türk tersanelerinin zaman zaman fiyat rekabetinde geride kaldığını belirtti. Ancak Hong Kong Sözleşmesi ile birlikte artık standartların, denetim altyapısının ve sigortalanabilirliğin de fiyat kadar belirleyici olacağını vurguladı. Seven, bu doğrultuda Türk tersanelerinin yerini sağlamlaştırması için çevre standartlarını yükseltmesi, denetimde şeffaflığı sağlaması ve sigortalanabilir bir operasyonel altyapı kurması gerektiğini ifade etti.
“Türk Tersaneleri ve Onarım Piyasaları” panelinde ise Türk tersanelerinin yükselen bakım-onarım kapasitesi ve sigorta boyutu masaya yatırıldı. Yalova Shipyard’dan Bintuğ Baran Güluştür moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Ertem, Rivero & Partners’tan Giray Kıncal, Bufete Díaz y Asociados’tan Dr. Sebastián Díaz Ribes, Beşiktaş Shipyard’dan Tağmaç Gürev ve LocktonOmni’den Erdem Atabey konuşmacı olarak yer aldı.
Lockton Omni Genel Müdürü Ülkem Gürdeniz’in gerçekleştirdiği “Siber Risk ve Dijital Güvenlik Açıkları” sunumunda ise Türk ve Karadeniz denizciliğinde artan siber tehditler ve dijital güvenlik riskleri değerlendirildi. Gürdeniz, siber risklerin artmasıyla denizcilik sektörünün yeni bir döneme girdiğini ve ABD'nin bu konuda 2024 ile 2025 yıllarında zorunlu düzenlemeleri devreye aldığını belirtti. Bir geminin seyir güvenliğinin üç kritik dijital sisteme bağlı olduğunu ifade eden Gürdeniz; bunları konum ve hız bilgisi sağlayan GNSS, bu verileri elektronik haritaya yansıtan ECDIS ve gemiler ile kıyı istasyonları arasında bilgi paylaşımını sağlayan AIS olarak sıraladı.
Konferansın son panellerinden biri olan “Türkiye’de Kurtarma ve Acil Durum Müdahalesi” oturumunda; Esenyel & Partners kurucu ortağı Selçuk Esenyel moderatörlüğünde Cavus & Coskunsu’dan Çağlar Coşkunsu, West of England P&I Club’dan Enam Hussain, Willis Towers Watson’dan Bénédicte Plé ve Norwegian Hull Club’dan Mats Fielding Türkiye’deki kurtarma operasyonları, maliyet paylaşımı ve acil müdahale süreçlerini değerlendirdi.
Çağlar Coşkunsu, Türkiye’nin acil müdahale kapasitesindeki dönüm noktasının 1994 Nassia kazası olduğunu belirterek o dönemde yaşanan can kayıplarının idare için bir uyanış yarattığını söyledi. Coşkunsu, kazanın ardından römorkör ve yangınla mücadele altyapısına büyük yatırımlar yapıldığını ifade ederken Boğaz’daki mevcut müdahale hızını da "Şu an kara yoluyla ambulans çağırsanız ulaşması zaman alır. Ancak Boğaz'da bir yangın veya çarpışma anında müdahale süresi bazen saniyelerle ölçülüyor. Bu, ciddi vakalar için olağanüstü bir lüks” sözleriyle vurguladı.
Günün kapanış oturumu olan “Yaşlanan Filolar ve Makine Arızaları” sohbetinde ise Ertem, Rivero & Partners’tan Tuğrul Ak ile CEE Specialty CEO’su James Grindley yaşlanan filolar, makine arızaları, underwriting kriterleri ve sürdürülebilir sigorta koşullarını ele aldı.
Marine Insurance Türkiye Konferansı, sektör profesyonellerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen networking resepsiyonu ile sona erdi.
7DENİZ



