Avrupa Birliği büyükelçilerinin 9 Şubat Pazartesi günü gerçekleştirdiği ve 20. yaptırım paketinin ele alındığı toplantıda, Malta ve Yunanistan temsilcileri yeni kısıtlamalara ilişkin itirazlarını dile getirdi.
İki ülke, Rus petrolü sevkiyatında mevcut tavan fiyat uygulamasının yerine denizcilik hizmetlerine yönelik kapsamlı bir yasak getirilmesinin, Avrupa’nın nakliye endüstrisini olumsuz etkileyeceğini savundu.
Ayrıca Atina ve Valletta yönetimleri, bu değişikliğin küresel enerji fiyatlarında yeni bir artışı tetiklemesinden çekiniyor.
Liman yaptırımları ve gemi satışları için açıklama talebi
İtirazlarını sürdüren Malta ve Yunanistan, Rus petrolünün aktarımı nedeniyle limanlara uygulanabilecek olası yaptırımlar konusunda AB’den netleştirme istedi.
Ülkeler ayrıca, gemi satıcıları üzerindeki denetimlerin sıkılaştırılmasına yönelik öneriler hakkında da ayrıntılı bilgi talep etti.
Eğer bu değişiklik kabul edilirse, Avrupalı şirketlerin ürün fiyatından bağımsız olarak Rus petrolü taşımacılığı için hayati önemdeki sigorta ve nakliye hizmetlerini sunması tamamen yasaklanabilecek.
Yaptırımların hedefinde batılı nakliye şirketleri var
Tavan fiyat uygulamasının yerini tam bir ticaret yasağının alması konusu, Aralık 2025’ten bu yana G7 ülkeleri ve AB içinde tartışılıyor.
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, bu girişimin temel amacı Yunanistan, Kıbrıs ve Malta gibi ülkelerdeki Batılı nakliye şirketlerinin Rus petrolü ihracatındaki rollerine son vermek.
Mevcut durumda Rus petrolü için tavan fiyatın 1 Şubat 2026 itibarıyla varil başına 44,1 dolara düşürülmesi planlanıyor.
20. yaptırım paketi sanayi ve kimyasal ürünleri de kapsıyor
AB’nin üzerinde çalıştığı 20. yaptırım paketi sadece petrol taşımacılığıyla sınırlı değil.
Yeni teklif; iridyum, rodyum, platin ve bakır gibi Rus metallerinin yanı sıra kimyasallar, kauçuk ve amonyak ithalatına da kısıtlamalar getirmeyi öngörüyor.
Taslak pakette, 360 milyon euroyu aşan bir ihracat kısıtlaması listesi de yer alıyor.



