Devlet destekli bir Japon keşif ekibi bu ay, Pasifik Okyanusu’nda 6.000 metre derinlikte uzak bir deniz tabanından nadir toprak elementleri açısından zengin çamuru başarıyla çıkardığını açıkladı.

Japonya, 2011 yılında Tokyo’nun 1.900 kilometre güneydoğusunda yer alan ve ülkenin münhasır ekonomik bölgesinin parçası olan Minamitorishima yakınlarında bu kaynakları keşfetmişti. Ancak Çin’in geçen ay Japonya’ya yönelik ihracat kısıtlamalarını, nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere sıkılaştırdığını açıklamasının ardından, bu elementlerin çıkarılmasına yönelik çabalar yeni bir aciliyet kazandı.

Japonya, Çin’in ardından dünyanın en büyük nadir toprak elementi tüketicisi. Pekin, stratejik öneme sahip bu minerallerin tedarik zincirine hâkim durumda; madenciliğin yüzde 60’ını, rafinasyon ve mıknatıs üretiminin ise yüzde 90’dan fazlasını kontrol ediyor.

Japonya geçmişte tedarikini çeşitlendirmek zorunda kalmıştı. 2010 yılında bir toprak anlaşmazlığı sonrasında Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik ambargosuyla karşı karşıya kalan Tokyo, Avustralya’daki Lynas şirketine finansman sağlamaya ve stok oluşturmaya başlamıştı.

Bu tür ekonomik güvenlik girişimlerinin, derin deniz çıkarma testini “yerli nadir toprak üretiminin sanayileşmesine giden ilk adım” olarak nitelendiren, öte yandan da savunmasını ABD ile ortaklaştıran Japonya Başbakanı Sanae Takaichi döneminde hız kazanması bekleniyor.

Bu ayki ezici seçim zaferinin ardından Takaichi, yerel bir radyo programında mart ayında Başkan Donald Trump ile görüşeceğinde ABD’den Minamitorishima projesine katılmasını isteyeceğini söyledi. “ABD’nin katılmasını ve sürecin hızlanmasını istiyoruz” dedi.

Trump yönetimi Japonya ve AB dahil ortaklarla kritik mineraller için iş birliğine dayalı bir ticaret bölgesi kurulmasını önermişti.

Japonya ile Pekin arasındaki gerilim, Takaichi’nin Tayvan’a Çin’in olası bir müdahalesi durumunda kendilerinin de askeri olarak yanıt vereceklerini söylemesiyle yükseldi. Çin, Japon ordusuna yönelik çift kullanımlı ürünlerin ihracatını yasaklayarak karşılık verdi ve nadir toprak tedarikinin yeniden kesilebileceği yönünde endişeleri artırdı.

Elektrikli araç bataryaları ve savunma sanayileri için kullanılan kritik minerallerin güvence altına alınmasına yardımcı olabileceği düşüncesiyle, deniz tabanı madenciliğinin potansiyeline yönelik küresel ilgi hızla arttı.

AB, Aspides misyonunun görev süresini 2027’ye kadar uzattı
AB, Aspides misyonunun görev süresini 2027’ye kadar uzattı
İçeriği Görüntüle

Japon hükümeti yetkilileri ve akademisyenler, derin deniz sahalarının özellikle disprosiyum, itriyum ve terbiyum gibi ağır nadir toprak elementlerinde yüksek yoğunluk nedeniyle karadaki madencilik projeleriyle rekabet edebileceğini söylüyor; bu alanlarda Çin’in hakimiyeti daha güçlü.

Okyanus yataklarında ayrıca, benzer kimyasal bileşimleri nedeniyle genellikle volkanik kara kökenli nadir toprak elementleriyle birlikte bulunan radyoaktif maddeler neredeyse hiç bulunmuyor.

Tedarikçiler ve tüccarlar, Japon otomobil şirketlerinin yıl sonuna kadar yetecek nadir toprak ve ilgili ürün stoklarına sahip olduğunu tahmin ediyor; ancak bazı tahminler daha karamsar.

Bununla birlikte Minamitorishima’da büyük ölçekli çıkarımın kısa vadeli bir tedarik sıkıntısını önleyecek kadar hızlı devreye girmesi beklenmiyor.

Minamitorishima programını yedi yıldır yöneten kabine ofisi yetkilisi Shoichi Ishii, günde 350 ton çamur kazılmasını içeren büyük ölçekli bir denemenin gelecek yılın başında başlayacağını söyledi. Bu deneme, çamurun yüzeye çıkarılması, adada suyunun ayrılması ve çamur kekinin rafinasyon ve ayrıştırma için Japonya ana karasına taşınmasının ekonomik fizibilitesinin değerlendirilmesine imkân tanıyacak.

Shoichi Ishii, “Minamitorishima nadir toprakları gelecekteki tedarik için bir seçenek. Mart 2028’den sonra bir tedarik kaynağı haline gelebilir ve tedarik zincirine katkı sağlayabilir” dedi.

Kaynak: harici.com.tr