Bursaʹnın İznik ilçesindeki göl kıyısının 20 metre açığında, 2 ile 5 metre arasında derinlikle bulunan bazilikada, alanlarında doktora ve yüksek lisans yapan uzman dalgıçlarla kazı çalışmaları devam ediyor. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda bazilikada 3 evreli bir düzen olabileceği üzerinde duran uzmanlar, Hristiyanların birinci konsülünün yapıldığı senatonun burada yapılmış olabileceğinin üzerinde duruyor.
ˮBURADA BİR YAPI KOMPLEKSİ MEVCUTˮ
Kültür ve Turizm Bakanlığıʹnın izni ile İznik Müze Müdürlüğü Başkanlığı tarafından sürdürülen bazilika kazısının danışmanlığını yapan Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, ˮŞu anda elde ettiğimiz verilere göre Hazreti İsaʹdan önce 2. yüzyıldan başlayarak burada bir yapı kompleksi mevcut. Ama asıl önemli olan bölüm Hazreti İsaʹdan sonra 5. yüzyılda inşa edilen bazilika yapısı. Onu da 2016ʹda yapmış olduğumuz kazılarda elde ettiğimiz verilere göre çok rahat bir şekilde söyleyebiliyoruz. 2014 yılında keşfedilen ve şu anda mimarisi ile temel kalıntılarıyla bize ulaşan yapı ilk olarak Hazreti İsaʹdan sonra 390 yılında yapılmış ve günümüze kadar ulaşan yapı bu, ancak altında ve öncesinde diğer evrelerin olduğunu görüyoruzˮ dedi. Türkiyeʹnin en önemli su altı kazısının İznik Gölüʹndeki bazilikada gerçekleştirildiğini vurgulayan Şahin, ˮBugüne kadar Türkiyeʹde yapılan su altı çalışmalarında batık tespitleri veya batık kazıları yapıldı. Onun dışında mimariye yönelik herhangi bir kazı söz konusu değil. Özellikle ben burada kazılarda yüksek lisans ve doktora öğrencilerimizle çalışmak istiyorum. Bunun sebebi de kurumsallaştırıp su altı arkeolojisini Türkiyeʹde yaygınlaştırmayı hedefliyoruzˮ diye konuştu.
ˮKAMU YAPISI OLARAK KULLANILIYORDUˮ
Bazilika denildiğinde genellikle Hristiyanlık döneminde kilise yapılarının ana plan sisteminin akla geldiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, ˮRoma İmparatorluğu döneminde bazilika kamu yapısı olarak kullanılıyor. Mahkeme, sergilerin yapıldığı galeriler gibi değişik fonksiyonlarda karşımıza çıkıyor. Şunu merak edebilirsiniz bir kamu yapısı, neden dini yapıya dönüştü? Onun sebebini de bilim adamları şu şekilde açıklıyor: Hristiyanlık resmi din kabul edilince, Hristiyanlığa inananlar öyle bir mimari geliştirelim ki, bir önceki Pagan inancından farklı olsun. Onların tapınaklarını hatırlatmasın düşüncesiyle böyle bir şey yapıyorlar. Tasarım olarak 3 neften ya da 3 koridordan oluşuyor. Yön olarak doğu-batı istikametine uzanması gerekiyorˮ diye konuştu.
ˮBİRİNCİ KONSİL BURADA TOPLANMIŞ OLABİLİRˮ
Bazilikanın içindeki dini yapının kime ait olduğunu tespit etmek için araştırmaların sürdüğünü vurgulayan Şahin, ˮ15 yaşında öldürülen Aziz Neophytos adına 4. yüzyılda inşa edilen kilise, kazı yaptığımız yapı olmalı. İznik Hristiyanlar için çok önemli bir merkez. Bunun en önemli sebebi 1 ve 7ʹnci konsillerin burada toplanmış olmasıdır. 1. konsilin nerede toplandığı bilinmiyor. Senato sarayının göl kıyısında olduğundan bahsediliyor. Bununla ilgili yaptığımız çalışmalarda Vatikan Sistine Şapeliʹnde 1. konsilin yapısı resmedilmiş. Yani konsillerle ilgili çizimler var. Duvarlarda bu resimlerde toplantı yapılan yer, sur dışında, göl kıyısında olan bir yer. Senato sarayı su yapı olabilir. Bu soruya cevap bulmaya çalışılıyoruz. Biz o konsilln toplandığı yapıyı bulabilirsek, İznikʹe din turizmi açısından çok önemli bir avantaj sunmuş olacağızˮ dedi.
ˮBAZİLİKA 3 EVRELİ BİR DÜZENˮ
Şahin, sözlerini şu şekilde sürdürdü; ˮBurada 3 evreli bir düzen olabilir. En altta Apollon Tapınağı, onun üzerinde senato sarayı. 394 yılında, Doğu Roma İmparatoru Theodosiusʹun fermanıyla Hristiyanlık resmi din olurken, Pagan dininin bütün yapılarının kullanımı yasaklanıyor. Göl altında bulmuş olduğumuz kalıntılar da yapının 390ʹdan sonra yapıldığını gösteriyor. En son evrede de kilise yapısı söz konusu. İznik, Bizans İmparatorluğuʹnun doğuya açılan kapısı. İstanbulʹdan gelen askerler İznik limanından çıkarak karaya hareket etmişler. Biz burada kazıya başlayınca bir takım ihbarlar gelmeye başladı. Biz bunları değerlendirerek birkaç noktada benzer şekilde yapı kalıntıları olduğunu gördük. Kazı olmadığı için şu anda tam olarak ne olduğunu bilemiyoruz. Bu tür alanların da zarar görmemesi için Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Kuruluʹna gerekli başvuruyu İznik Müze Müdürlüğüʹyle birlikte yaparak koruma altına aldırdık.ˮ
ÖZEL EĞİTİM ALIYORLAR
2015 yılından beri bazilika ile ilgili kazılarda çalışan Uludağ Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Erhan Gürman, günde 1.5 saat suda kalarak çalışmalara devam ettiklerini vurguladı. Çalışmalarda görev yapan bir başka öğrenci Gurbet Kılınç ise, ekstra eğitim alarak su altı arkeoloğu olduklarını söyledi. Dalmayı ve burada çalışmayı çok sevdiğini belirten Kılınç, ˮBu sene 2,5 aylık bir süremiz var. Yani daha kısa narteks bölümünde kazıları yürütüyoruz. Suyun altında çalışmamız günde 3 saati buluyor. Daha sonra ofis çalışmalarımız sürüyor. Eserleri fotoğraflama, tasnif işlerini de yürütüyoruzˮ dedi. Eleme kısmında görev yapan Hülya Yağmur Kaya da, ˮŞu anda yaptığım çalışma eleme kısmında. Burada aşağıdaki sistemden gelen toprak, taş buraya ulaşıyor. Seramik parçalarımız ve kemik parçalarımız, mermer buluntuları, seramik parçaları buraya geliyor. Genelde küçük buluntular burada elekte tespit ediliyorˮ şeklinde konuştu.
7DENİZ