İTÜ Denizcilik Fakültesi ve İTÜ Denizcilik Fakültesi(YDO) Mezunları Derneği tarafından bu yıl 139’uncusu düzenlenen geleneksel balık günü, 9 Aralık Cumartesi günü mezunlar, öğrenciler ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşti.

Geleneksel balık günü etkinliğinde Tayfun Günerhan Öğrenci Sosyal Binası’nın açılışı da yapıldı.

Açılışa eski Başbakan Binali Yıldırım ile eski bakanlar İsmet Yılmaz ve Ahmet Arslan da katıldı.

İTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Arslan ve İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği (DEFAMED) Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Teker’in ev sahipliğinde düzenlenen törende  İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Meclis Başkanı Başaran Bayrak, İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Meşe, İTÜ Denizcilik Fakültesi 1983 Güverte mezunu, Kaptan Arslan Dede,  İTÜ Denizcilik Fakültesi öğrencisi Genel Zabit Vedat Daş konuşma yaptı.

Törende kürsüye ilk olarak İTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özcan Arslan çıktı.

Prof. Arslan: Değişime yön vermek için önemli adımlar attık

“Değişime ayak uyduramayan kurumlar zaman içinde gerileyip yok olurken, değişime yön veren, öncülük eden kurumlar yükselir, ilerler” diyen Arslan, “Türkiye’nin değişimine 250 yıldır yön veren İstanbul Teknik Üniversitesinin, Türk denizciliğinin lokomotif eğitim kuruluşu olan 100 yıldan daha fazla bir maziye sahip İTÜ Denizcilik Fakültesi, değişime yön vermek ve denizcilik eğitimini cumhuriyetin ikinci yüz yılına taşımak için, üniversite yönetimi ve denizcilik camiası ile birlikte önemli adımlar attık” ifadelerini kullandı.

Deniz çayırlarını koruma çağrısı Deniz çayırlarını koruma çağrısı

“Önceki yılda, mezunlar derneğimizin katkıları ile mentörlük ve etüd merkezinin açılışını yaptık” diyen Arslan icraatlarını şu sözlerle aktardı:
“İMEAK DTO’nun katkıları ile yenilenen eğitim havuzumuzun açılışı yapıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile protokol yaparak Seyit Onbaşı ve Gemi Kurtaran gemileri, öğrencilerin eğitim ve staj yapabilmeleri için fakülte rıhtımına bağlandı. ORKA işbirliği ile öğrencilerimiz Sanal Eğitim Gemisi ‘METASHIP’i kullanmaya başladı. UZMAR desteği ile fakültenin yatılılık binası yıkıldı ve fakültemizin bir master planı çıkarılarak önümüzdeki on yıllara taşıyacak mimari projeler çizildi.

Geçen yılki balık gününde, dünyanın kendi alanında önde gelen tesislerinden bir olan İTÜ-Delmar Filika ve Denizde Canlı Kalma Eğitim Merkezinin açılışı yapılmıştı. Şubat ayında Kaptan Ufuk Teker ve Kaptan Çağlar Coşkunsu’nun desteği ile fakülteye bir futbol sahası kazandırıldı. Aynı gün temeli atılmış olan ‘Tayfun Günerhan Öğrenci Sosyal Binası’nın açılışını yaptık. Bu binanın yapılması için elini taşın altına koyan 1985 mezunumuz Kaptan Tayfun Günerhan ve onun nezdinde Kaptan Zekeriya Beşiroğlu ve DENSAY ailesine teşekkür ederim.

Aynı binanın yanına planlanan ‘B Blok Derslik Binası’ için camiamızın yardımsever 12 Dev Adamı elini taşın altına koydu ve inşaat faaliyetleri başladı. Önümüzdeki yıl balık gününe tamamıyla bitmiş olması hedefleniyor. İMEAK DTO’nun katkıları ile  Tam Donanımlı Köprüüstü Simülatörü, Gemi Makine Dairesi Simülatörü, GMDSS Simülatörü, ARPA RADAR / ECDIS Simülatörü ve Sıvı Yük Elleçleme (Tanker) simülatörleri yenilenmiştir. Fakültenin ve denizciliğin tanıtımı etkin olarak yapılmaya başlandı. Bölümlerimizin puanları artarken her geçen yıl daha üst sıralardan öğrenciler fakültemizi tercih etmektedir.

Fakültemiz, akademik olarak da ışıltısını artırmaktadır. Kişi başına düşen akademik yayın sayısında ilk kez üniversite ortalamasını yakalamış, üniversitenin en fazla AB ve dış kaynaklı proje yapan fakültelerinden biri olmuştur. 2024 yılında, iki önemli uluslararası konferansa ev sahipliği yapacaktır. Fakültemiz uluslararası iş birliklerini artırırken, akademik ve eğitim kalitesinin yansıması olarak Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Bölümümüz ABET Akreditasyonu almıştır.

Değerli mezunlarımız, ışıl ışıl genç zabit adayları sizleri gıpta ile izliyor. Birliğimizi bozmadan fakültemize destek olmaya devam edin ki, onlar da en az sizin gibi sağlam yetişsinler, Türk denizciliğini aydınlatsınlar.”

"Doğru zamanda doğru kararı almazsanız her şey için çok geç olabilir"

Arslan’ın ardından İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Derneği (DEFAMED) Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Teker söz aldı. Teker, “Denizcilik ihtiyaç zamanında doğru bilgiye sahip olmayı ve hatta ihtiyaç anında doğru kararı almayı emreden bir meslek dalıdır” dedi.

Ufuk Teker sözlerini şöyle sürdürdü:
“Doğru zamanda doğru kararı almaz iseniz her şey için çok geç olabilir. Sonrasında can kayıpları, mal kayıpları ve çevre felaketleri birbirini takip edebilir. Bu vesile ile deniz kazalarında hayatlarını kaybetmiş olan mezunlarımızı ve tüm deniz şehitlerimizi huzurlarınızda saygı ile anıyorum. Sahip olunması gereken bilgi ise gün geçtikçe sürekli artmaktadır. Mevzuatlar, kurallar, konvansiyonlar, sözleşmeler bayrak devleti zorunlulukları, mesleki zorunluluklar üst üste binmektedir. Denizcilerin sürekli bilgi edinmeleri ve kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir.

Biz mezunlar derneği ve İTÜ Denizcilik Fakültesi olarak son dönemde değişim ve gelişimi kendimize slogan atadık. Sürekli değişim ve sürekli gelişim ile dünya denizciliği ile at başı ilerlemeyi hedeflerimize koyduk. Bu kapsamda kıymetli akademisyenlerin çalışmalarına, mezunlar olarak kampüsümüzü yenileyerek destek veriyoruz. Uygulamalı eğitim merkezinden uygulama havuzuna, simülatörün yenilenmesinden sosyal hizmet binasına kadar birçok hedefimize ulaştık. “Tayfun Günerhan Öğrenci Sosyal Binası”nın açılışını gerçekleştirdik. C Blok yeni biterken B blok için bağışçılarımız, 12 babayiğit denizci bir araya geldi. Yüzde 90 oranında inşaat maliyetini üstlenmeyi taahhüt ettiler. Bir miktar açığımız hala var ama bu bizim inşaata başlamamıza engel teşkil etmedi.

Yeni avlu düzeni içerisinde okulumuza bağışta bulunan geçmiş bağışçıları da kapsar nitelikte bir anıt çalışması yapılması planlanmaktadır. Bugüne anlam katan çok kıymetli 40’ıncı, 50’nci ve 60’ıncı yılını kutlayan kıymetli ağabeylerim. İyi ki varsınız. Sizler bu genç arkadaşlarımıza meşalelerinizi teslim ederken; sizin açtığınız yoldan ilerleyerek, sizin yaptıklarınızı kendilerine şiar edineceklerdir.”

"Eğitim desteğine devam ediyoruz"

İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardım Vakfı (DEFAV) Yönetim Kurulu Başkanı İlker Meşe, 1995 yılında kurulan DEFAV’ın akademisyenlere destek verdiğini belirterek, “Denizde kaybettiğimiz mezunlarımızın ailelerine ve mezunlarımızın evlatlarına eğitim desteği vermeye devam ediyoruz ve bunu çok önemsiyoruz. Bugüne kadar 10 binin üzerinde öğrencimize burs verdik ve vermeye de devam etmekteyiz” dedi.

Meşe konuşmasında “Kampüsümüzdeki Binali Yıldırım öğrenci yurdumuzu bizler işletiyoruz. Bu sene yaşanan ekonomik problemler nedeni ile çok yoğun bir talep ile karşılaştık ve bu yüzden odaları dörder kişi yapmak zorunda kaldık. Öğrenci sayısının artması nedeni ile de yeni buzdolapları, yeni çamaşır makineleri, yeni yataklar, yeni ocaklar aldık. Bayan öğrencilerimize ayrı bir çamaşırhane kurduk. Odaları tamamını tekrar gözden geçirdik” şeklinde konuştu.

İlker Meşe, İTÜ bayrağının altında Denizcilik Fakültesi kuruluş tarihi olarak 1884 yazdığını ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Bunun tarih kitaplarında yer aldığını belirten Meşe, Rektör İsmail Koyuncu ve Rektör Özcan Arslan’a ‘yanlıştan dönme’ çağrısında bulundu.

"Maddi imkansızlıklar nedeniyle okuyamayan YDO’lu olmamalı"

İTÜ Denizcilik Fakültesi öğrencisi Genel Zabit Vedat Daş da yaptığı konuşmada 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden denizcileri andı.

Vedat Daş, pandemi ve sonrasında yaşanan depremler nedeniyle uzaktan eğitime geçilmesinin ‘örf ve adetleri devam ettirmeyi zorlaştırdığını’ kaydederek, “Hep yanımızda olan mezun abi ve ablalarımıza her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var” dedi. Daş, bursa ihtiyacı olan çok sayıda öğrenci olduğunun altını çizerek mezunlara, “Bireysel ve kurumsal desteklerinizi artırarak sürdürün. Maddi imkansızlıklar nedeniyle okuyamayan YDO’lu olmamalı” çağrısında bulundu.

“Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını kutlarken Atatürk’ün çizdiği rotada ilerleyeceğimizden kuşkusuzu olmasın” diyen Daş, “Brövemizdeki Türk bayrağını gururla taşımaya devam edeceğiz” dedi.

Kaptan Arslan Dede: Önemli gelişmeler kat edildi

Daş’ın ardından 1983 Güverte mezunu Kaptan Arslan Dede kürsüye çıktı. Dede, “İki asra yakın tarihi olan okulumuzun geldiği bu son noktada sayın rektörümüzün yadsınamayacak destek ve katkıları ile sayın dekanımız ve çalışma arkadaşlarının kısa bir süre öncesinde göreve gelmelerine rağmen akademik kadronun büyük başarılarının yanı sıra ilk defa okulumuzdan mezun bir dekanımızın olmasının verdiği güçle, mezunlarımızla bir araya gelerek oluşturduğumuz sinerji ile okulumuzun laboratuvar imkanları ve fiziki şartlarının düzeltilmesi yolunda önemli gelişmeler kat etmiştir" dedi.

Başaran Bayrak: DTO olarak desteğimizi sürdüreceğiz

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Meclis Başkanı Başaran Bayrak da konuşmasında “Okulumuzdaki gelişmeler bu sektörün içinde uzun yıllardan beri meslek icra eden biri olarak gerçekten gurur veriyor. Okulumuzun akademik olarak uluslararası düzeyde yaptığı başarılar hepimizi gururlandırıyor. Burada emeği geçen okulumuzun mezunlar derneğine teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

DTO olarak okula destek verdiklerini ve bunu sürdüreceklerini hatırlatan Bayrak, “Ancak en büyük teşekkürü de sayın başbakanımız hak ediyorlar.  Zannediyorum ki 12 yıl kadar önce, sayın başbakanımız Ulaştırma Bakanı iken buraya geldi ve bu konuyu nasıl sahiplendiğine bizzat şahidim. Bu vesileyle bu mesleğin bir mensubu olarak kendilerine teşekkür ediyoruz. Okulumuzun geldiği nokta hepimiz için gurur verici" şeklinde konuştu.

Prof. İsmail Koyuncu: Denizcilik eğitimi dediğinizde akla gelen ilk kurum

Bayrak’ın ardından söz alan İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu hayatını kaybeden öğrencileri anarak başladığı konuşmasında “Geçen yıl aramızda olup ama bugün olmayan üç öğrencimiz var. İstanbul Teknik Üniversitesi olarak deprem felaketinde altı öğrencimiz vefat etti. Öğrencilerimizin üçü bu fakültedendi. Batuhan Yüce ve Batuhan Meşe eğitimleri devam ediyordu. Öğrencimiz Burak Dinç Dağtekin ise mezun olmuştu. Diploması hazırlanıyordu. Kendisini kaybettik. Diploması daha sonra dekan hocamız ve bizim tarafımızdan imzalandı ve ailesine iletildi. Ben her üçüne de Allah’tan rahmet diyorum. Mekanları cennet olsun” dedi.

“250’nci yılını geride bırakmış bir eğitim kurumu olarak ülkemize büyük başarılar kazandıran İstanbul Teknik Üniversitesi’nin adı dünyanın neresinde olursanız olun bilimsel öncülüğü temsil etmektedir” diyen Koyuncu’nun konuşması şöyle:
“Denizcilik Fakültemiz birçok isimler değiştirdi, farklı isimler aldı. Az önce vakıf başkanımız kuruluş tarihiyle ilgili farklı düşüncelerini iletti. Bunların çok da önemli olmadığını düşünüyorum. Önemli olan bizim bu ruhu yaşatmamız, Türk denizciliğine hizmet verecek gelecek nesilleri yetiştirmek olduğunu düşünüyorum. Yüksek Denizcilik Okulu’ndan Denizcilik Yüksek Okulu’na ve en son 1992 tarihinde İTÜ Denizcilik Fakültesi olarak hizmetine devam ediyor. Denizciliğimizin bu köklü okulu bugüne kadar değerli denizciler yetiştirdi. Sadece yurtta değil, dünyanın da birçok yerinde ülkemizi gururla temsil eden kaptanlar, armatörler, mühendisler, gemi işletmecileri, akademisyenler bundan önceki ve bu kampüste eğitim aldılar. Bugün ülkemizde denizcilik eğitimi dediğinizde akla gelen ilk ve en önemli kurum İTÜ Denizcilik Fakültesi’dir.

Türk denizciliği adına çok değerli isimler yetiştiren Denizcilik Fakültemize yakışır bir ortam oluşturmak adına kıymetli mezunlarımızla ve paydaşlarımızla beraber canla başla çalışıyoruz.

Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümümüz ilk defa bu yıl Amerikan ABET-EAC akreditasyonu aldı. Eğitim anlamında çok önemli bir akreditasyon. Emek veren tüm eğitim kadromuza teşekkür ediyorum. Tayfun Günerhan Sosyal Tesisi’nin açılışını gerçekleştirdik. B Blok inşaatı da başlamış durumda. Buna katkı sunan tüm mezunlarımıza da teşekkür ediyorum.

Denizcilik Fakültesi mezunlarımız çok kuvvetli bir aidiyet bağına sahipler. İTÜ dediğinizde her zaman güçlü bir aidiyet ve bağdan söz ediyoruz ancak Denizcilik Fakültemizde bu bağın biraz daha güçlü olduğunu görebiliyoruz. Denizcilik mezunlarımız okullarından mezun olduktan sonra fakültemize olan düşkünlüklerini ve bağlarını her zaman gösteriyorlar. Kurdukları firmalarda öğrencilere sundukları staj ve iş imkanlarıyla, fakültemize yaptıkları bağışlarla Türk denizciliğinin geleceğine büyük yatırımlar yapıyorlar.

Fakültemiz 1982 yılında buraya taşındıktan sonra uzunca bir süre mevcut haliyle devam etti. 2007 yılında büyük ölçekli değişiklik yaşandı. Başbakanımız Binali Yıldırım’ın önderliğinde, rahmetli İBB başkanımız Kadir Topbaş’ın da desteğiyle iskele ve kulesi yapıldı. İlk büyük ölçekli değişim o dönemde başlamış oldu. Daha sonrasında Kaptan Altay Altuğ yemekhane ve laboratuvarını UZMAR’ın desteğiyle hizmete aldık. Havuz binamızın tadilatı İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın desteğiyle gerçekleştirildi. Şu anda bu havuz binasında çok önemli bir eğitim veriliyor. TPOA ile bu anlamda çok sıkı çalışıyoruz. Önümüzdeki hafta TPOA genel müdürümüzle yeni bir protokol yapacağız.

ISO 23678 eğitimleri yine İTÜ DELMAR Filika ve Denizde Hayatta Kalma Eğitim Merkezi’nde verilmeye başlanmıştır. Simülatörlerin tamamı DTO’nun desteğiyle yenilendi. Şu anda rıhtıma bağlı iki Kıyı Emniyeti gemimiz var. Onları da eğitim maksatlı olarak değerlendiriyoruz. Eski yatılı binası yerine yapılan üç binamız var. İTÜ Denizcilik Fakültemizde bir denizcilik müzesini de en kısa sürede tamamlamak istiyoruz. Tuzla Belediyesi ihalesini gerçekleştirdi. Bunun sponsoru da Tuzla Belediyesi olacak.”

Binali Yıldırım: Türk denizciliği dünya çapında ses getiriyor

Törende konuşan eski Başbakan Binali Yıldırım, “Denizcilik farklı bir alan, farklı bir meslek” diyerek “Benim müsteşarlığımı yapan, daha sonra bakan da olan İsmet Yılmaz’ın güzel bir lafı var. Der ki, ‘Eğer denizciler olmasa dünyadaki insanların yarısı açlıktan, yarısı da susuzluktan ölür’ Düşünün, eğer petrol taşınmazsa ısınma, enerji ihtiyacı karşılanmazsa, gemilerle her türlü sanayi ve insanların ihtiyaçları karşılanmazsa dünya yaşanacak yer olmaktan çıkar” şeklinde konuştu.

Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hepimiz biliyoruz ki taşımacılığın yüzde 90’ı hala denizlerde gerçekleşiyor. Burada 92 ile 97 arasında ders veren bir ağabeyiniz olarak söylüyorum. Mutlaka ilk 5 yılınızı denizde geçirin. Tatlı su denizcisi olmayın. Mezun oldum deyip hemen bir ofiste iş aramak denizcilik değildir. Denizcilik denizin o hırçın tabiatına karşı mücadele etmektir.

Bu vesileyle geçtiğimiz haftalarda çok ağır fırtınada batan Kafkametler gemisinin çok değerli denizci personeline Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün denizcilerimize, ömrü boyunca bu sektöre hizmet eden, bugün aramızda olmayan bütün emekçilerimizi şükranla, rahmetle yad ediyorum.

Bugünü tertipleyen ve bugünde bizleri buluşturan başta değerli rektörüm Prof. Dr. İsmail Koyuncu’ya teşekkür ediyorum. 250 yıllık geçmişi olan teknik üniversitesini dünyanın en iyi üniversiteleri arasına sokmayı başardı.

Denizcilik Fakültesine, mensubu bulunduğumuz İstanbul Teknik Üniversitesi’ne desteklerimiz devam edecektir. Gerek Ticaret Bakanlığımız, gerek mezunlarımız, gerek armatörlerimiz ellerini taşın altına koyup yeni bir bina yapmak için kolları sıvamışlar. Kendilerine de teşekkür ediyorum.

Denizcilikte emeklilik yok. Denizcilik ölene kadar devam eden bir meslektir. Siz değerli kaptanlar, değerli çarkçıbaşılar bu genç kardeşlerimize tecrübelerinizi aktarmakta cömert olmanızı rica ediyorum.

Türk denizciliği yıldan yıla dünya çapında ses getiriyor. Ben bakanlığımda etrafımdaki yakın çalışma arkadaşlarımı hep denizcilerden seçtim. Denizcilikle ilgili ülkemizin geldiği yer hiç de küçümsenecek bir yer değildir. Bununla hepimiz gurur duyalım. Bugün hem Yalova’da, hem Tuzla’daki tersanelerimizde orta ölçekli gemi yapımında dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer alıyoruz. Yat ihracatında dünyanın 3’ncü büyük ülkesiyiz. Dolayısıyla dünyada küçülme devam ederken gemi inşa sektörünün, denizcilik sektörünün tam yol devam etmesi denizcilerimiz için, genç zabit adayları için en büyük fırsattır.”

Tayfun Günerhan: Denizcilik artık ticari bilginin de önem kazandığı bir sektör oldu

Densay Denizcilik kurucusu, Yüksek Denizcilik Okulu (YDO) 1985 Güverte mezunu Kaptan Tayfun Günerhan da törende bir konuşma yaptı. Günerhan, “Burada sadece mezun olduğumuz okulumuzun yeni sosyal binasının açılışını değil aynı zamanda eğitime, ilerlemeye ve İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nin kalıcı mirasına olan ortak bağlılığımızı anmak için bir araya geldik” dedi.

Günerhan, katkılarıyla açılan sosyal binaya ilişkin de “Artık bir sosyal merkez ve kütüphane olarak hizmet verecek olan binamız fikirlerin paylaşıldığı, arkadaşların zenginleştirildiği bir sosyal buluşma alanı olacaktır. Burada yapılacak olan her yeni yapı okulumuz ile olan kalıcı bağımızın ve her mezunumuzun okulumuza ve camiamıza olan adanmışlığının bir sembolü olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Öğrencilere de seslenen Günerhan, “Sizler onlarca denizcilik eğitimi veren kurum olmasına rağmen ve bu konuda yeni yatırımlar yapılmasına rağmen halen en çok tercih edilen ve en iyi yönetilen bir okuldan mezun oluyorsunuz. Burada çok iyi eğitim aldığınıza inanın. Günümüzde bilindiği üzere denizcilik artık iyi bir kaptan, iyi bir başmühendis olmanın yanında regülasyonları çok iyi bilen, gelişmiş teknik donanım yanında ticari bilginin de önem kazandığı bir sektör olmuştur. Sizi, genç denizci kardeşlerimizin dünya denizlerinde olduğu kadar ticaret sistemimizde de başarılı olacağınızdan eminim” dedi.

Konuşmaların ardından törene katılan 40’ıncı, 50’nci ve  60’ıncı yıl mezunlarına plaketler verildi. Törenin ardından mezunlara, öğrencilere ve ailelerine balık ikram edildi.

Haber: Özlem Çoban / 7DENİZ

Editör: Haber Merkezi