Güncel

İstanbul’a ‘Deniz Unsur Komutanlığı’ konuşlanıyor

Millî Savunma Bakanlığı, önceki gün, İstanbul’da bir Deniz Unsur Komutanlığı konuşlanacağını açıkladı. Bu gelişmenin, Türkiye’ye bir NATO Kolordu Karargâhı tesis edildiğinin duyurulması sonrası paylaşılması dikkat çekti.

Abone Ol

Millî Savunma Bakanlığı (MSB) da önceki gün, İstanbul Beykoz’da, ‘Deniz Unsur Komutanlığı’ konuşlanacağını açıkladı.

Bakanlığın açıklaması, yabancı bir heyetin ziyareti üzerinden yapıldı. Metinde, “Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarete, İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Özgür Erken ve Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak ile Deniz Unsur Komutanlığı personeli de katıldı” denildi.

Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Ukrayna için güvenlik garantisi sağlamayı amaçlıyor.

‘Komutanlık, MCM BLACK SEA Görev Grubu ile bağlantılı’

Bakanlığın paylaşımında bahsedilen, konuşlanması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı ise Türkiye-Romanya-Bulgaristan’ın 2024 yılında oluşturduğu “Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu” ile ilişkili. NATO tarafından desteklenen ancak NATO’nun resmi bir parçası olmayan bu görev grubunun amacı, Rusya-Ukrayna savaşı ile Karadeniz'e bırakılan mayınları etkisiz hale getirerek deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak. İstanbul’daki yapının, görev grubunun daha teşkilatlı bir hali olup olmayacağı merak ediliyor. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı bittikten sonra, Karadeniz güvenliğinde öncü rol oynayabileceğini çok defa dile getirmişti.

‘Mayın faaliyetleriyle sınırlı olacak mı?’

CHP’nin Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, konuya ilişkin kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesini istedi. Bağcıoğlu, MSB’ye, Türkiye-Romanya-Bulgaristan görev grubunun bu yapı ile yeni bir kurumsal kimlik kazanıp kazanmayacağını, yapının Karadeniz’de yürütülen mayın karşı tedbirleri faaliyetleriyle sınırlı olup olmayacağını, faaliyetlere Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin deniz unsurlarının katılıp katılmayacağını, bu tür bir katılım olur ise Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümleriyle teknik olarak uyumlu olsa dahi sözleşmenin yerleşik uygulaması ve ruhu açısından bunun nasıl değerlendirileceğini sordu.

‘Türkiye neden bu yapılarda rol üstleniyor’

CHP’nin Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan ise, “Güvenlik alanında karşılaştığımız son gelişmeler, Türkiye’nin yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinin parçası haline getirildiğini gösteriyor. NATO kuvvet yapısı içinde planlanan kara unsurlu MNC-TUR kolordusu ile Beykoz’da Ukrayna savaşı sonrası Karadeniz güvenliği için öngörülen çok uluslu deniz komutanlığı birlikte okunduğunda, Türkiye’nin askeri rolünün kara ve deniz boyutlarıyla yeniden tanımlandığı anlaşılıyor. Burada sormamız gereken asıl sorular şunlar: Türkiye, hangi tehdit değerlendirmesiyle bu yapılarda rol üstleniyor? Türkiye, bu yeni bölgesel güvenlik mimarisinde karar verici bir merkez rolü mü üstlenecek, yoksa farklı kriz alanlarını birbirine bağlayan bir ileri konuşlanma ve operasyon platformu haline mi gelecek? Bu yapıların kriz anında kullanım sınırları nasıl olacak? Türkiye’nin siyasi ve askeri karar alma yetkisi nasıl korunacak?” ifadelerini kullandı. Tan, Deniz Unsur Komutanlığı duyurusunun bir ziyaret üzerinden yapılmasını da eleştirerek, iktidardan “net ve şeffaf” olmasını istedi.

‘Adana’daki muharip unsurlar TSK’den olmalı’

Öte yandan Adana’da kurulması planlanan NATO Kolordu Karargâhı ile ilgili Yankı Bağcıoğlu, kamuoyunun temel beklentisinin, “Karargâh yapısı çok uluslu olsa dahi nihai komuta ve kontrolün Türkiye’de kalmasının kesin olarak sağlanması, muharip unsurların (tümen/tugay) NATO’nun en etkin ve insan kaynağı açısından yeterli TSK’ye ait birliklerden oluşması, NATO Kuzey Atlantik Konseyi karar süreçlerinde Türkiye’nin milli menfaatleri gözetilerek gerekirse veto hakkının etkin şekilde kullanılması, bu kapsamda, Türkiye’nin onayı olmadan herhangi bir harekât icra edilmemesi, yapıldığı takdirde, yabancı askeri birlik konuşlanmalarının TBMM onayı ve denetimine tabi kılınması” olduğunu ifade etti.

Kaynak: Cumhuriyet