Dünyadan

İran'dan ABD ve İsrail bağlantılı gemilere geçiş yasağı hazırlığı

İran, Tahran ve Umman'ın boğazdaki trafiği yönetmek için yeni bir sistem üzerinde anlaşmaya yaklaşmasıyla birlikte, ABD ve İsrail bağlantılı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini yasaklamayı değerlendiriyor.

Abone Ol

İran parlamentosunda görüşülen bir yasa tasarısı, ABD, İsrail ve Tahran'ın düşman olarak gördüğü diğer ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi genelini kullanmasını yasaklamayı öngörüyor.

Tasarı ayrıca İsrail ile bağlantılı askeri ve sivil yüklerin taşınmasını engellemeyi ve İran'a zarar verdiği iddia edilen ülke veya kişilere ait gemilerin tazminat ödenene kadar boğazdan geçişini durdurmayı hedefliyor. İhlal durumunda, geminin taşıdığı yükün değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası uygulanabilecek.

Söz konusu öneriler, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın ticari gemi trafiğine yeniden açılmasına yönelik yürütülen müzakereleri daha da karmaşık hale getirdi.

İran basınında yer alan haberlere göre iki ülke, Basra Körfezi'ne giriş yapan gemilerin İran tarafından denetleneceği, çıkış yapan gemilerin ise İran ile Umman tarafından ortaklaşa yönetileceği merkezi bir geçiş koridoru üzerinde çalışıyor.

Mevcut kuzey ve güney geçici rotalarının ilk aşamada açık kalacağı, daha sonra ise kademeli olarak devreden çıkarılacağı belirtiliyor.

İran ayrıca gemilerin sigorta, yakıt ikmali, çevre koruma ve güvenlik gibi hizmetler için ödeme yapmasını isterken, Tahran yönetimi yük değerinin belirli bir yüzdesine göre hesaplanan geçiş ücreti talep ettiği yönündeki haberleri reddetti.

Washington yönetimi ise geçiş için İran'ın onayının zorunlu hale getirilmesinin veya zorunlu ödeme alınmasının kabul edilemez olduğunu açıkça ifade etti.

Uluslararası denizcilik sektörünün en büyük sekiz kuruluşu da bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez'e ortak bir mektup gönderdi.

Kuruluşlar mektupta, "Böyle bir emsal oluşturulduğunda, başka bölgelerde benzer uygulamalara direnmek giderek zorlaşacaktır." uyarısında bulundu.

Uzmanlara göre ABD ve İsrail bayraklı gemilerin sayısının sınırlı olması nedeniyle olası yasağın doğrudan ticari etkisi düşük olabilir. Ancak gemilerin karmaşık sahiplik, finansman ve işletme yapıları nedeniyle hangi gemilerin ABD veya İsrail bağlantılı sayılacağının belirlenmesi önemli zorluklar yaratabilir.

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılmasının ABD'nin denizcilik alanındaki ablukasının kaldırılmasıyla mümkün olacağını savunurken, deniz taşımacılığının normalleşmesini de yaptırımların hafifletilmesine bağladı.

Öte yandan 3 Kasım'da yapılacak ABD ara seçimlerine üç aydan az bir süre kala, İran ile yaşanan savaşın Başkan Donald Trump açısından giderek daha büyük bir siyasi yük haline geldiği, Tahran'ın ise çatışmayı uzatarak bu durumu kendi lehine kullanmak için güçlü bir motivasyona sahip olduğu değerlendiriliyor.

Bu arada İran'ın ham petrol ihracatını sınırlandırma girişimlerinin uygulanmasının giderek zorlaştığı belirtiliyor. Bu hafta Güneydoğu Asya'da, yaptırım listesinde bulunan İran bağlantılı sekiz tanker, 8,5 milyon varilden fazla ham petrol taşıyarak Malezya açıklarında toplandı. Denizcilik istihbarat analistleri, burada koordineli bir gemiden gemiye petrol transferi hazırlığı yapıldığı değerlendirmesinde bulundu.

Denizcilik istihbarat şirketi Windward, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) yaptırım listesinde bulunan İran devlet bağlantılı sekiz tankeri, Malezya açıklarındaki Eastern Outer Port Limits (EOPL) bölgesinde tespit etti. Bölge, yaptırım altındaki İran ham petrolünün gemiden gemiye aktarıldıktan sonra Çin'e sevk edilmesinde uzun süredir kullanılan önemli bir merkez olarak biliniyor.

Gemilerin, İran'ın Harg Adası'ndan yüklenen toplam 8,56 milyon varil ham petrol taşıdığı belirtildi. Windward'a göre sekiz gemiden yedisi temmuz sonu veya ağustos başında AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) yayınlarını kapattı. Şirket, gemilerin aynı bölgede yoğunlaşmasının bireysel olarak tespit edilmekten kaçınma girişimlerinden ziyade planlı bir transfer operasyonuna işaret ettiğini değerlendirdi.

Windward, "Sekiz geminin tamamında AIS sinyallerinin uzun süre ve tekrarlayan şekilde kesilmesi, tek seferlik fırsatçı bir geçişten ziyade yaptırımları aşmaya yönelik koordineli bir transfer ağına işaret ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

İran'a Karşı Birleşik Hareket (United Against Nuclear Iran-UANI) ise hafta başında yaptığı açıklamada, "Hayalet Filo" listesinde yer alan en az 52 tankerin AIS sistemleri açık şekilde aynı Malezya'daki transfer bölgesinde demirlediğini veya beklediğini bildirdi.

Kaynak: splash247.com